T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1142 - 2026/748
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
GEREKÇELİ KARARIN
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ... ... plakalı aracı ile seyir halindeyken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmış, o da önde seyreden ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen kaza sonucu ... plakalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda tüm araç sürücüleri kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kaza sonucu genel beden gücünden kayba uğradığını,
fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak kapsamında (HMK 107) şimdilik 100,00 TL sürekli maluliyet sebebi ile maddi tazminatın (tüm davalılardan ayrı ayrı) ve 100,00 TL geçici işgöremezlik nedeniyle tazminatın (tüm davalılardan ayrı ayrı) davalılar ..., ... ve ...’nden başvuru tarihini müteakip 8 iş gününün bitimi tarihinden başlayarak işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin ... tarihli ve E....; K... sayılı Kararı ile KTK’de yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verildiğini, ancak dosyada ilgili karar uygulama alanı bulamayacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararının işbu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu kabul edilse dahi bu durum eski tarihli Yargıtay Kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulacağı anlamına gelmediğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uyguladığını, ... tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile müvekkil şirketın tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğu ortadan kalktığını beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalı ....'ye karşı açılan davanın kabulü ile 5.891,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50.823,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 56.714,94 TL'nin iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutara dava tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı ....'ye karşı açılan davanın kabulü ile 2.524,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 21.781,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.306,41 TL'nin iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutara dava tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, davalı ....'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; sigortalı sürücünün davacı ...'ın yaralanmasında hiçbir kusuru bulunmamakta olup dolayısıyla sorumluluğunun da bulunmadığını, çünkü sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorulu olup işbu kazada müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, belirtilen sebeplerle kusur yokluğundan davanın reddi gerekirken yerel mahkeme tarafından müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant formülüne göre hesaplanan tutarların hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, teknik faiz uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının koruyucu tertibat kullanmamış ise müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi masrafları ve bakıcı gideri bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, dava başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ... vekili her ne kadar yukarıda belirtilen nedenler ile istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, mahkemece alınan ... tarihli kusur raporunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın %70 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in ise %30 oranında kusurlu olduğu, diğer iki araç olan ... ve ... plaka sayılı araç sürücülerinin bir kusurlarının olmadığı, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, soruşturma dosyasındaki tanık beyanları, tedavi giderleri, olay yeri inceleme tutanağına göre davacının trafik kazasında humerus kırığından kaynaklı yaralandığı ve araçtan fırlama durumunun ve dolayısıyla müterafik kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve davacının maluliyetinin %2 olduğu, geçici iş göremezlik taleplerinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda verilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince poliçe teminatı içerisinde kabul edilmiş olması, mahkemesince hüküm kurulurken kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerine uygun şekilde karar verilmiş olması, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda iş göremezlik zararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile yapılmış olmasının yerinde olduğu, davacının dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğu,... arabuluculuk tutanağının düzenlendiği, davalının en geç bu tarihte temerrüde düşmüş olmasına rağmen mahkemece dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasının davalının lehine olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gereken 3.874,20 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.000,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.874,20 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09/03/2026
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.