T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.../...- .../...
T.C.
....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .../...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirkete ait ...... plakalı aracın ......'in sevk ve idaresindeyken 15.03.2020 tarihinde kırmızı ışıkta beklerken ........ sevk ve idaresindeki ....... plakalı araçla tam kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, ....... plakalı aracın ......'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı şirkete ait araçta oluşan hasarın ...... de giderildiği ve 33.654,23.-TL tutarındaki hasarın davacı şirket tarafından ödendiğini, hasar ve araçtaki değer kaybının ödenmesi için sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu,
....... A.Ş.'nin 17.04.2020 tarihinde 16.692,17.-TL hasar ödemesi ile 10.08.2020 tarihinde değer kaybına karşılık 2.736,00.-TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerin davacının uğramış olduğu zararını karşılamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla, araçta oluşan zararın bakiyesi olan 16.962,06.TL ile 1.000,00.-TL aracın değer kaybından kaynaklanan maddi zararın 15.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ cevap dilekçesi ile; davacının talep etmiş olduğu 39.000-TL'nin sigorta poliçesi limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğunun sigorta limitini aşan bedel için söz konusu olduğunu, talep edilen hasar bedeli sigorta limitleri dahilinde olmasına rağmen ödeme yapmayan diğer davalı sigorta şirketi olduğundan, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen ve bu hususta kusuru da bulunmayan tarafına işbu davanın yöneltilmesinin haksız olduğunu, 33.654,23-TL'lik hasar bedeli fahiş olup, kaza anındaki gerçek hasar bedelini yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 621,89 TL hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde) alınarak davacıya ödenmesine, davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; aracın daha önce 5 kazaya karışması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağına ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını, her bir kaza sonucu araçta değişen parçalar, onarım nedeniyle bir değer kaybı olacağının sabit olduğunu, kaza nedeniyle davacı şirketin ödenmeyen gerçek zararının 16.962,06.-TL olduğunu, değer kaybı oluşmayacağı belirtilmesine rağmen davalı sigorta şirketince 2.736,00.-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, Mengerler Şirketine müvekkilinin yaptığı ödemenin yanlış değerlendirildiğini, AAÜT 13/3. maddesi gereği ret vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ve hasar bedeli alacağına ilişkindir. Davalı sigorta şirketinin davadan önce tazminat açıklamaları ile 17.04.2020 tarihinde 16.692,17 TL ve 10.08.2020 tarihinde 2.736,00 TL ödeme yaptığı sabittir. Mahkemece, aracın daha önce 5 kez kazaya karıştığı için değer kaybı oluşmayacağı gerekçesi ile değer kaybı alacağı talebinin reddine, bakiye hasar bedelinin ise 621,89 TL olduğuna karar verilmiştir. Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder.
Değer kaybı taleplerinde; kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 17.HD 03/06/2020 tarih 2018/4223 E 2020/3130 K)
Mahkemece, aracın daha önce karıştığı kazalara ilişkin kayıtların tamamı SBM, tramer ve sigorta şirketlerinden dosya kapsamına alınarak sigorta kayıtlarına işlenen önceki trafik kazalarına ilişkin hasarların niteliği, değer kaybına neden olup olmayacağı tespit edilerek, sonucuna göre, dava konusu kazanın araçta değer kaybına neden olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla ek rapor alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmekte olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde bulunmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/3. maddesinde düzenlenen “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmü uyarınca davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine, davacı lehine hükmedilen 621,89 TL vekalet ücretini aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi kabul edilmiştir.
Davacı, hasar bedeli olarak ...... şirketine 33.654,23 TL ödediğini, sigorta şirketinin ödemesi sonrası bakiye 16.692,17 TL alacağını talep etmiş, makine mühendisi bilirkişi tarafından kaza nedeniyle araçta oluşan hasar bedelinin 20.049,89 TL olduğu ile sigorta şirketi tarafından ödenen 19.428,00 TL düşülerek 621,89 TL talep edebileceğini belirlemiş ve bu doğrultuda karar verilmişse de; mahkemece sigorta şirketinden tazminat açıklaması ile ödenen 10.08.2020 tarihli 2.736,00 TL'nin değer kaybına ilişkin olup olmadığı sorularak sonucuna göre hasar bedelinin bakiye kısımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi kabul edilmiş, Mengerler şirketine ödediği bedel yerine gerçek zararını talep edebileceğinden hasar bedelinin daha fazla olduğuna ilişkin istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......tarih ve ..../....esas, ..../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
3.Karar tebliğ, gider avansı iade ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 18/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...
Başkan
...
...
Üye
.....
....
Üye-....
....
Katip
......