8. Hukuk Dairesi 2023/6052 E. , 2025/7795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda, Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, Van ili ... ilçesi ... köyü (yargılama sırasında ... çalışma alanında bulunan 339, 345, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 378, 379, 445, 510, 575, 581, 6 20... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan, 5 10... parsel sayılı taşınmazlar tapu kayıt miktar fazlası olması nedeniyle; 339, 345, 371, 372, 373, 3 75... parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına olan vergi kayıtları nedeniyle; 370, 374, 376, 378, 379, 5 75... parsel sayılı taşınmazlar kaçak ve yitik kişilerden kalması nedeniyle; 3 69... parsel sayılı taşınmazlar zilyetlikten edinilen 50 dönüm miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacılar ..., 371, 373, 374, 375, 5 10... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak; ..., 3 39... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak; ..., 636 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak; ...., 345, 3 78... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak; ... 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 3 78... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak ve...., 620 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 239, 369, 370, 3 71... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 345, 372, 373, 374, 378, 510, 5 75... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 620 parsel sayılı taşınmazın .... adına, 3 75... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 376 parsel sayılı taşınmazın .... adına ve 445 parsel sayılı taşınmazın ... adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesinin 27.10.2014 tarihli ve 2014/11126 Esas, 2014/11790 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, dava konusu 510 parsel sayılı taşınmaza kadastro tespit çalışmaları sırasında uygulanan 16.11.1950 tarihli ve 176 sıra numaralı tapu kaydı ve ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri, dava konusu tüm taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılması ve bu keşif sırasında, 5 10... parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli ve 1 38... sıra numaralı tapu kayıtları uygulanıp kapsamlarının yöntemince belirlenmesi, 636 parsel sayılı taşınmaza komşu 805 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığının araştırılması, komşu 805 parselin kadim mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde tapu kayıt miktar fazlasının meradan kazanılamayacağı hususunun önemle gözetilmesi, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, bilirkişi ve tanıklardan tüm taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tüm taşınmazlar yönünden öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanıklardan dava konusu 370, 374, 376, 378, 3 79... parsel sayılı taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadıklarının sorulması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, teknik bilirkişiye 5 10... parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 16.11.1950 tarihli 1 38... sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan tüm taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, her bir taşınmaz yönünden kim tarafından dava edildiği gözetilerek, dava açanların talepleri ile bağlı kalınması gerektiği hususunun üzerinde önemle durulması, 575 parsel sayılı taşınmazın hiçbir davacı tarafından dava konusu edilmediği ve 575 parsel sayılı taşınmazın tutanağının itiraz edilmeyerek kesinleştiği dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamından sonra 213, 244, 339, 369, 3 70... parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesinden sonra, 575 parsel hakkında açılan dava da eldeki dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 213 sayılı parsel hakkındaki davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine, temyize konu 244, 3 69... parseller hakkında davacının davasının kabulü ile ... mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla tesciline, temyize konu edilmeyen 339 parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve bu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/4757 Esas, 2022/8911 Karar sayılı ilamıyla "davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının eldeki davanın konusu olmayan parsellere yönelik olduğu, bu nedenle temyiz inceleme istemlerinin reddine karar verildiği, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise İlk Derece Mahkemesinin önceki tarihli kararında, dava konusu 3 69... parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 244 parsel sayılı taşınmazın ise davalı Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 244, 3 69... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin önceki hükmünün, temyiz incelemesine konu eldeki kararla lehlerine tescil kararı verilen davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmemesi üzerine aleyhlerine kesinleşmiş olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince, bu hususun gözden kaçırılarak, bu taşınmazlar yönünden davacı ... mirasçılarının davalarının kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle, davacı ... ve arkadaşlar vekilinin temyiz inceleme isteminin reddine; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 244, 3 69... parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozulmasına karar verilmiş; davacı ... ve arkadaşları vekilinin karar düzeltme yoluna başvurması üzerine, Dairemizin 23.05.2023 tarihli ve 2023/1549 Esas, 2023/3084 Karar sayılı ilamıyla "davacı ... ve arkadaşları vekilinin karar düzeltme isteminin reddine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dairemizin bozma ilamında belirtilen gerekçeleriyle" 244, 3 69... parsel sayılı taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taşınmazların kadastro tespiti gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.