Esas No
E. 2024/5600
Karar No
K. 2024/5211
Karar Tarihi

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/5600 E.  ,  2024/5211 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2024/5600
Karar No: 2024/5211

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

Davacılar ..., ... ve ... vekili Av. ... tarafından, davacılardan ...'ün oğlu diğer davacıların ise kardeşi olan Piyade Sözleşmeli Er ...'ün, Çanakkale Gökçeada'da bulunan 2. Kor.

5.Komd. Tb. Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken, Pençe-Şimşek Harekatı kapsamında Şırnak Uludere'de görevlendirildiği dönemde Irak'ın kuzeyinde bulunan 2137 rakımlı Tepe Üs Bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarıyla girilen çatışmada açılan ateş sonucunda 15/08/2021 tarihinde şehit olduğundan bahisle, davalı idarenin uğradıkları manevi zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek, duydukları manevi acı ve ızdırabın karşılığı olarak davacılardan baba ... için 100.000.00 TL, kardeşler ... ve... için de ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesi istemiyle Milli Savunma Bakanlığına karşı açılan davada, davanın kabulü yolunda verilen 12/05/2022 tarihli kararın istinaf aşamasında yetki yönünden kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine Kastamonu İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Bursa İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 21/12/2022 tarih ve E:2022/2147, K:2022/1745 sayılı karar ile Bursa 3. İdare Mahkemesince verilen, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Kastamonu İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin 23/09/2024 tarih ve E:2024/1328, K:2024/1215 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesinde, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin sırasıyla, (a) zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili; (b) zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer; (c) diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idari mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır. 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen "Askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara dair hükümler" başlıklı 20/C maddesinin 1. fıkrasında, "Bu madde; Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır." hükmüne yer verilmiş; 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7415 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile de anılan fıkraya, "Bu uyuşmazlıkların çözümünde ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir." hükmü eklenmiştir.

Bakılan davada ortaya çıkan yetki uyuşmazlığının çözüme kavuşturulabilmesi için 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7415 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin 1. fıkrasına eklenen özel yetki kuralının bu davada uygulanıp uygulanamayacağının ortaya konulması; başka bir deyişle, özel yetki kuralının yürürlüğe girdiği 13/07/2022 tarihinden önce İdare Mahkemelerince verilen nihai kararlar üzerine, anılan özel yetki kuralının dikkate alınıp alınmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere, usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.

Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Başka bir deyişle, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmeyecektir.

Nitekim, medeni yargılama hukukuna ilişkin usul kanunu niteliğindeki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesinde “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla” derhal uygulanır denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş, tamamlanmış işlemler ise istisna kapsamında tutulmuştur.

Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Yargılama sırasında yapılan bir usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacak dolayısıyla da uygulanmayacaktır.

Bu açıklamalar kapsamında, usul kurallarından biri olan yetki kuralının nihai karar verilinceye kadar mahkemece gözetilmesi, yeni bir yetki kuralının yürürlüğe girmesiyle birlikte derhal uygulanırlık ilkesi uyarınca yetkisizlik kararı verilerek dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Zira, dava dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği andan nihai kararın verilmesi anına kadarki süreçte yetki kuralına ilişkin usul işleminin tamamlandığından söz edilemez. Ancak, nihai kararın verilmesiyle mahkemece dosyadan el çekildiğinden esasa ve usule ilişkin tüm işlemler tamamlanmış olacaktır. Nihai kararın verildiği tarih itibarıyla yetkili mahkemece uyuşmazlık çözüme kavuşturulmuş olacağından, sonradan yürürlüğe giren yetki kuralı Mahkemenin yetkisizliği sonucunu doğurmayacaktır.

Bakılan davada, Kastamonu İdare Mahkemesince 13/07/2022 tarih ve 31892 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7415 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin 1. fıkrasına eklenen özel yetki kuralı yürürlüğe girmeden önce 12/05/2022 tarihinde uyuşmazlık hakkında karar verildiğinden anılan özel yetki kuralının uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, davacıların yakını Piyade Sözleşmeli Er ...'ün, Çanakkale Gökçeada'da bulunan 2. Kor.

5.Komd. Tb. Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken, Pençe-Şimşek Harekatı kapsamında Şırnak Uludere'de görevlendirildiği dönemde Irak'ın kuzeyinde bulunan 2137 rakımlı Tepe Üs Bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca girilen çatışmada açılan ateş sonucu 15/08/2021 tarihinde şehit olduğundan bahisle talep edilen tazminatın dayandırıldığı eylemin yurt dışında gerçekleştiği dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına olanak olmadığı anlaşılan uyuşmazlığın çözümünde; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin (c) bendi uyarınca, davacıların ikamet ettiği Kastamonu ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu idare mahkemesi olan Kastamonu İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Kastamonu İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dosyanın Kastamonu İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Bursa 3. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 21/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog