Esas No
E. 2025/400
Karar No
K. 2025/400
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
T. C. ANKARA 12.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/400 Esas - 2026/42

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/400 Esas
KARAR NO: 2026/42

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/05/2025
KARAR TARİHİ: 20/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/01/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine davalı tarafından ... Esas sayılı dosyası ile 02/12/2022 düzenleme, 31/05/2023 vade tarihli, 140.000,00 TL bedelli bir bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 24/06/2023 tarihinde usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle müvekkilinin takipten maaş haczinin iş yerine gelmesiyle haberdar olduğunu, takibe konu bono üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, imzaların taklit edildiğini, senetteki tüm yazıların ve imzaların tek bir kalemle aynı kişi tarafından yazıldığının anlaşıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının, müvekkilin daha önce şantiye sorumlusu olarak çalıştığı şirketin mali müşaviri olması nedeniyle imza örneklerine ulaşmasının ve taklit etmesinin muhtemel olduğunu, takibin devam etmesi halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğrayacağını belirterek, öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonucunda müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve maaş haczinden kaynaklı kesilen 2.850,58 TL'nin istirdadını talep etmiş, 18/08/2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ise davalının cevap dilekçesini süresinde sunmadığını, müvekkilinin davalı tarafından icra dosyasını kapatacağı vaadiyle oyalandığını, nitekim işbu dava açıldıktan sonra davalının 26/06/2025 tarihinde icra takibinden feragat ettiğini, bunun haksızlığın ikrarı olduğunu, icra dosyasında borcu kabul beyanının bulunmadığını ve dava dilekçesinde senedin teminat senedi olduğuna dair bir iddialarının olmadığını ileri sürmüştür.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra takibinin 2023 yılında kesinleştiğini, davacının yaklaşık iki yıl sonra kötü niyetli olarak ve takibi sürüncemede bırakma amacıyla bu davayı açtığını, süresinde itiraz etmeyip uzun süre sonra menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının ... isimli şirketin vekaleten temsilcisi olduğunu, bu şirket ile müvekkili arasında imzalanan 19/02/2024 tarihli protokolde, davacıya karşı başlatılan icra takibinden feragat edileceğinin belirtildiğini, imzanın sahte olduğu iddiası ile bu protokol hükmünün çeliştiğini, davacının tavsiyesi üzerine icra takibinin başlatıldığını ve davacının icra dosyasında borcu kabul ettiğini, senedin teminat senedi olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, senedin şirketin müvekkiline olan borcu nedeniyle davacı tarafından verildiğini savunarak davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.

DELİLLER

... Esas sayılı takip dosyası, takibe konu 02/12/2022 düzenleme tarihli bono aslı, davacının mahkeme huzurunda alınan imza ve yazı örnekleri, 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, 22/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kambiyo senedindeki imzaya sahtecilik iddiasıyla itiraz edilerek, icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İİK'nın "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. maddesinin 1. fıkrasında "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.", aynı maddenin 5. fıkrasında "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemeleri yer almaktadır.

Kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senedi elinde bulundurup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (.... İmza incelemesi, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olup, mahkemece HMK'nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.

İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 140.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başladığı, örnek 10 ödeme emrinin borçluya 24/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal süresi içerisinde imzaya ve borca itiraz etmemesi üzerine takibin 03/07/2023 tarihinde kesinleştiği, davacının borçlu olmadığının tespiti için bu davayı 09/05/2025 tarihinde açtığı görülmektedir. ... tarafından düzenlenen 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu senet fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, senetteki borçlu imzaları ile davacı ...'un mukayese imzaları arasında grafolojik ve grafometrik unsurlar yönünden uyum ve benzerlikler tespit edildiği, bu doğrultuda fotokopi üzerindeki imzaların ... tarafından atıldıkları yönünde kanaat hasıl olduğu belirtilmiştir.

Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 22/12/2025 tarihli ek raporda, bu kez dava konusu senedin aslı üzerinde yapılan incelemede, senetteki borçlu imzaları ile davacının mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imzaların inşaları, genel şekilleri, başlangıç ve bitiş hareketleri, karakteristik ve itiyadi unsurlar yönünden uyum ve benzerlikler tespit edildiği, bu bulgular doğrultusunda senetteki borçlu imzalarının ...'un elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Esas sayılı takip dosyası, takibe konu 02/12/2022 düzenleme tarihli bono aslı, davacının mahkeme huzurunda alınan imza ve yazı örnekleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 19/08/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 22/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, aleyhine başlatılan icra takibine konu senetteki imzaların kendisine ait olmadığı, sahte olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemiyle bu davayı açtığı, davalının ise imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği, uyuşmazlığın çözümü için HMK'nın 266. maddesi uyarınca özel ve teknik bilgiyi gerektiren imza incelemesi konusunda bilirkişi raporu alındığı, ilk olarak senet fotokopisi üzerinden alınan 19/08/2025 tarihli raporda imzanın davacıya ait olduğu yönünde kanaat bildirildiği, davacı vekilinin senedin aslı üzerinden inceleme yapılması gerektiği yönündeki haklı itirazı üzerine icra dairesinden senet aslı getirtilerek dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, senet aslı üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 22/12/2025 tarihli ek raporda da, senetteki borçlu imzalarının davacı ...'un eli ürünü olduğu kanaatinin kesin olarak tekrarlandığı, raporların denetime elverişli, gerekçeli olduğu ve ulaşılan sonucun dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından mahkememizce hükme esas alınmaya elverişli görüldüğü ve yeni bir rapor alınması talebinin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu değerlendirilerek reddedildiği, davacı vekilinin, kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin alacaklıda olduğu, davalı alacaklının bu ispat külfetini mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile yerine getirdiği, bu suretle takip konusu senetteki imzaların davacıya ait olduğu sabit olduğundan, davacının borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 2.401,55 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.669,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,

3.Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 140.626,16 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog