Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/5726 E. , 2024/4911 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
... tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığına karşı açılan davada; İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 11/09/2024 tarih ve E:2024/1436, K:2024/1573 sayılı kararı ile Ankara 12. İdare Mahkemesinin 17/10/2024 tarih ve E:2024/1672, K:2024/1549 sayılı kararı arasında çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Defterdarlığı Ambarlı Gümrük Saymanlık Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdari Dava Dairesinin 31/01/2024 tarih ve E:2021/20531, K:2024/138 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine İstanbul Defterdarlığı Gaziosmanpaşa Malmüdürlüğüne atanan davacı tarafından; açıkta kaldığı sürede yoksun kaldığı özlük, mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve kullanmadığı yıllık izinlerinin bildirilmesi için yaptığı 12/03/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali ile açıkta geçirdiği sürede ödenmeyen maaş ve sosyal hakları ile iade alınan 22 günlük ücret karşılığı 5.417,27-TL'nin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının özlük ve parasal haklarına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yerdeki İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul 4.
İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 12.
İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 18/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise; idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Defterdarlığı Ambarlı Gümrük Saymanlık Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdari Dava Dairesinin 31/01/2024 tarih ve E:2021/20531, K:2024/138 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine İstanbul Defterdarlığı Gaziosmanpaşa Malmüdürlüğüne atanan davacı tarafından; açıkta kaldığı sürede yoksun kaldığı özlük, mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve kullanmadığı yıllık izinlerinin bildirilmesi için yaptığı 12/03/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali ile açıkta geçirdiği sürede ödenmeyen maaş ve sosyal hakları ile iade alınan 22 günlük ücret karşılığı 5.417,27-TL'nin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.