Esas No
E. 2025/441
Karar No
K. 2025/441
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
T. C. ANKARA 12.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/441 Esas - 2026/135

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/441 Esas
KARAR NO: 2026/135

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/05/2025
KARAR TARİHİ: 18/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/03/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında süreklilik arz eden ticari bir mal alım-satım ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin 05/06/2024 tarihli ... numaralı fatura ile davalıya mal satıp teslim ettiğini, davalının bir süre sonra malların bir kısmının ayıplı olduğunu şifahen bildirmesi üzerine müvekkilinin "iade faturası kesip malları geri göndermesini" istediğini, davalının 05/09/2024 tarihli ... numaralı iade faturasını düzenlediğini ve müvekkilinin de bu faturayı ticari defterlerine işlediğini, ancak davalının iade faturasını düzenlemesine rağmen malları fiilen iade etmediğini, bu durumun asıl amacın borçtan kurtulmak olduğunu gösterdiğini, malların iade edilmemesi üzerine müvekkilince bu defa 07/11/2024 tarihli ... numaralı faturanın (iadenin iadesi) düzenlendiğini, bu faturanın da davalı tarafından ticari defterlere işlendiğini ve bakiye borç hususunda mutabakat sağlandığını, buna rağmen davalının borcunu ödememesi üzerine ... Esas sayılı dosyası ile 102.000,00 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibi durdurmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına itiraz ettiğini, davalının ayıp iddiasının TTK'nın 21/2. ve 18/3. maddeleri uyarınca süresinde ve usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın müvekkili şirkete temin ettiği mallara ilişkin 31/07/2024 tarihli uygunsuzluk raporu düzenlendiğini, bu durumun davacıya bildirilerek müvekkili tarafından 05/09/2024 tarihli 102.000,00 TL bedelli iade faturasının düzenlendiğini ve bu faturanın davacı şirketin muhasebe kayıtlarına işlendiğini, buna rağmen davacı tarafından "iadenin iadesi" niteliğinde olan ve ticari ilişkiye aykırı, gerçeğe aykırı başka bir fatura düzenlenerek icra takibi başlatıldığını, bu nedenle takibe yapılan itirazın haklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, taraflara ait Ba-Bs formları, 01/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında ticari mal alım-satım ilişkisi bulunduğu, davacı vekilinin müvekkilinin davalıya sattığı mallara karşılık davalının ayıp iddiasıyla iade faturası düzenlediğini ancak malları fiilen iade etmediğini, bu nedenle müvekkilince yeniden fatura düzenlendiğini, ödenmeyen 102.000,00 TL alacak için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise malların ayıplı olması nedeniyle usulüne uygun olarak iade faturası düzenlendiğini, davacının sonradan düzenlediği faturanın geçersiz olduğunu ve borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.

İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.

İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 102.000,00 TL asıl alacak ve 16.008,41 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 04/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 10/03/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, takibin dayanağı faturaya, borca ve takibe itiraz ettiği,

İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 22/05/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.

TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" hükmünü amirdir. Fatura tek başına akdi ilişkinin varlığını ispatlamasa da, faturanın alıcı tarafından ticari defterlere kaydedilmesi, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin ve malın teslim alındığının kabulü yönünde güçlü bir karine teşkil eder. Faturayı ticari defterlerine kaydeden taraf, artık malın teslim edilmediğini veya bedelini ödediğini kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/12/2025 tarihli raporda, tarafların usulüne uygun tutulmuş ve lehlerine delil niteliği taşıyan e-defterleri ve ticari belgeleri üzerinde yapılan incelemede; davacının 05/06/2024 tarihli satış faturasının, davalının 05/09/2024 tarihli iade faturasının ve davacının 07/11/2024 tarihli karşı iade faturasının her iki tarafın da ticari kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, davacı kayıtlarına göre 2024 yılı sonu itibarıyla davalıdan 102.000,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü; davalı kayıtlarının incelenmesinde ise, davalının davacıya yaptığı bir kısım ödemeleri (net 587.000,00 TL) kayıtlarına almadığının anlaşıldığı, davalının kendi defter kayıtlarında görünen 689.000,00 TL borç bakiyesinden kayıt dışı bırakılan bu ödemeler düşüldüğünde, bakiye borcun tam olarak takibe konu edilen 102.000,00 TL olduğunun saptandığı, bu itibarla davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 102.000,00 TL asıl alacaklı olduğu ve davalının icra takibine itirazının yerinde olmadığı bildirilmiştir.

Davacı vekili 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun davalarını ispatladığını ve haklılıklarını ortaya koyduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 29/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, bilirkişinin davacının "iadenin iadesi" işleminin hangi ticari kayda dayandığını açıklamadığını, malların fiilen teslim edilmediği halde davacı lehine yorum yapmasının çelişkili olduğunu, raporun teknik açıdan yetersiz olduğunu ve uyuşmazlığı aydınlatmaktan uzak olduğunu ileri sürerek HMK'nın 281/3. maddesi uyarınca yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, taraflara ait Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 01/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu, davacının davalıya mal teslim ettiği, davalının ayıp iddiası üzerine 05/09/2024 tarihli iade faturası düzenlediği ancak malları fiilen iade etmediği, bunun üzerine davacının 07/11/2024 tarihinde iadenin iptali mahiyetinde yeni bir fatura düzenlediği, uyuşmazlığın bu faturadan kaynaklanan 102.000,00 TL alacağın mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı; dosya kapsamında alınan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki tarafın da usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin incelendiği, davaya konu tüm faturaların (ilk satış, iade ve iadenin iadesi) her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, en önemlisi, davalının kendi ticari defterlerinde görünen borç bakiyesinden, yine davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı tarafından kayıtlara alınmayan ödemeler düşüldüğünde, bakiye borcun net olarak takibe konu edilen 102.000,00 TL olduğunun ortaya konulduğu, bu durum karşısında davalının, borcun varlığını kendi ticari defterleriyle zımnen kabul etmiş sayılacağı, davalının malların ayıplı olduğuna ve fiilen iade edildiğine dair savunmasını kesin delillerle ispatlayamadığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının ise raporun içeriği ve dayandığı somut veriler karşısında yerinde görülmediği, bu suretle davacının 102.000,00 TL alacağını ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının haksız olduğu; alacağın faturalara dayalı ve tarafların ticari defterlerine kayıtlı olması nedeniyle likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından,

İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... esas sayılı icra takibine yaptığı 11/03/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 102.000,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %53.23 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,

2.İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 102.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 20.400,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Kabul edilen 102.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.967,62 TL karar ve ilam harcından 1.151,87 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.815,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.151,87 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.854,77 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacının karşıladığı 520,00 TL yazışma gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.520,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 102.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog