T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü...sevk ve idaresinde olan...acı ile Kazım Özalp Caddesi üzerinden ülkü yarış pisti istikametine seyir ederken no:61 önüne geldiğinde aracın ön kısmı ile aracın gidiş istikametine göre sağında karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yaya ...'a 2918 sayılı KTK madde 68/1.c bendini ihlal ettiği gerekçe gösterilerek trafik kaza tutanağı tanzim edildiğini, kolluk görevini yaparken sadece kamera kaydının olmadığını belirterek tutanak tutmuş, ancak kazayı gören bilgi sahiplerinden beyanlarını almadığını, davacı küçük ...'ın evinin tam önünde gerçekleşen işbu kaza da tutulan kaza tutanağını kabul etmediklerini, müvekkili ..., yaralanmasına neden olan... plakalı araç sürücüsü...hakkında şikayetçi olduğunu, akabinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan...sayılı soruşturma dosyası açılığını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek dosya kapatıldığını, kaza sonrası gelen ambulans müvekkili Ege Üniversitesi Hastanesi Çocuk Acil Servisine götürülmüş ve ilk müdahaleler bu hastaneden yapıldığını, aynı hastanede tetkik ve tedavilerine devam edildiğini, kaza sebebi ile müvekkilin vücudunda parçalı kemik kırıkları ve açık yaralar meydana geldiğini, burada yapılan tetkik ve tedavi sonucunda ise vücudunda kırıklar olduğu tanılarıyla ameliyata alınmış ve müdahale edildiğini, müvekkilinin doktorları ile yapılan şifai görüşmelerde ise geçirdiği trafik kazası sebebiyle haraket kısıtlılığı yaşayacağı ve sürekli olarak malul kalacağı bilgisi alındığını, davalı ...'nin, kazaya karışan ve kusurlu olan ... plakalı aracı ... numaralı poliçe ile sigorta altına alması nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, davalı ... şirketine karşı açılmış işbu dava kapsamında önce; sigorta şirketine başvuru yapılmış olup Sigorta şirketinin 06.02.2024 tarihli cevabi yazısında sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması sebebi ile tazminat talebimiz değerlendirmeye alınmadığını belirterek müvekkilinin kaza nedeniyle bedensel bütünlüğünün bozulması ile oluşan sürekli iş gücü kaybının tazmini amacıyla alacağımızın belirsiz olması nedeni ile toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre arttırmak kaydı ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 25,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı talebinin kabulüne, bakıcı tazmini amacıyla alacağımızın belirsiz olması nedeni ile toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre arttırmak kaydı ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 25,00 TL bakıcı tazminatı t talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusuru ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacı kaza motosiklet sürücüsü konumunda olup mevcut ifadelerden görüleceği üzere sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmemesi adına tüm dikkat ve özeni göstermiş , selektör ve korna ile kendisini uyarmasına rağmen davacı durmayarak kazanın oluşumuna sebebiyle verdiğini, geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanabilmesi için davacının aktif çalışmasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, kişinin kendisine gelir sağlayan aktif çalışmasının bulunmaması durumunda geçici iş göremezlik hak edişi bulunmayacağını, başvuran tarafından dosyaya sunulan evraklar arasında SGK hizmet dökümü bulunmadığı gibi çalıştığını gösterir herhangi bir evrak sunulmadığını, başvuru aşamasında müvekkili şirkete sunulan iş göremezlik raporundan anlaşıldığı üzere başvuranın yalnızca yaklaşık 1 aylık süre için çalışamaz durumda olduğu belirlenmiş ve 17.08.2022 tarihinden itibaren çalışabilir durumda olduğu belirlendiğini, ayrıca bu belgeden anlaşıldığı üzere SGK tarafından kendisine iş göremezlik ödemesi yapılması ihtimali olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket kendisine sunulması zorunlu tüm evraklarla birlikte başvuru tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğu da bu tarihten itibaren başlamış olacağını belirterek müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 17/05/2023 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde davalı ... tarafından sigortalı dava dışı sürücünün kusurlu olduğu iddiasıyla davacının yaralanmasına bağlı olarak kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri oluşup oluşmadığı ile bunlardan kaynaklı alacakların belirlenerek davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Mahkememizce dosya keşif yapılmak suretiyle dosyanın trafik alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup 13/05/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mağdur yaya ...ani firlayarak karşıdan karşıya geçme kurallarına uymadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü... atfi kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı hususlarında görüş bildirildiğini,
Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak kusur durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın 17/05/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının maluliyetinin ve bakıcı giderinin belirlenmesi ile belirlenecek bedelin davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, Trafik Uzmanı Bilirkişinin düzenlediği 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı dolayısı ile dava konusu kaza ile meydana gelen hasardan davalının sorumlu bulunmadığı anlaşılarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
6.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilgili davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)