Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2023/4164 E.  ,  2025/7804 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2019/7 E., 2023/2 K.

Taraflar arasındaki davadan dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ihbar olunan ... vekili, asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davacı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve dahili davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 07.03.2023 tarihli ek kararı ile dahili davacı ... tarafından temyiz harç ve masrafının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, Kars ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 51... ve 193 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 7 96... ve 5 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına nedeniyle ... ve müşterekleri adına; 7 95... , 7 96... , 16, 17... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmişlerdir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 7 95... , 7 96... , 16, 17... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine esas tapu kayıtlarının gayri sabit sınırlı olduğunu ileri sürerek, miktar fazlası kısımların adına tescilini talep etmiştir.

Davacılar ... ve ... özetle; dava konusu taşınmazların adlarına tescilini Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları davayla talep etmişler; taşınmazlar hakkında tutanak düzenlendiği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararı üzerine Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. ... müdahiller ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; .... müdahil ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın almaya dayanarak; .... müdahil..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, tapu kaydı ve vergi kaydına dayanarak davaya katılmışlardır.

Kars Kadastro Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 1990/19 Esas, 2015/119 Karar sayılı kararıyla; davacılar ... ve ... ile ... müdahiller ...,, ..., ... ve ...’in açtıkları davaların ayrı ayrı reddine, yargılama sırasında vefat eden davacı ...’ın açtığı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, dahili davacı ..., .... müdahil ... mirasçısı ..., .... müdahil ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., davalılar ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve .... müdahil ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2015/18692 Esas, 2018/5761 Karar sayılı ilamıyla; sair hususlar incelenmeksizin yöntemine uygun taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...bozma ilamında hangi parseli kimin ne sıfatla dava ettiği hususunun da saptanması istenmiş olup kısaca şöyledir; Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ... ve ...'ın açtığı davada önceleri 14 farklı taşınmaz dava edilmişse de daha sonra davacı vekilinin sunduğu dilekçe ile bunlardan bir kısmından vazgeçmiştir. Buna göre; davacı ve karşı davalı vekili Avukat ... 19.07.1990 tarihli imzalı beyanı ile 5.4.1968 tarihli dava dilekçesinde dava ettikleri 1, 2, 3, 4, 5, 6, 9, 10, 11, 14 no.lu taşınmazlar hakkındaki davalarından vazgeçtiğini, 7, 8, 12, 13 no.lu taşınmazlar hakkındaki davalarına devam ettiklerini bildirmiştir. Aynı yönlü 1990/19 Esas sayılı dosyaya sınduğu 19.07.1990 tarihli dilekçesinde ise vazgeçtiği parsellerin Mahkemesinin 1989/224 Esas sayılı dosyasında karara çıktığından bu yerler hakkındaki davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Aynı dilekçede davacının, dava dilekçesinin 8. sırasında kayıtlı ve kadastroca 1 51... ve 193 no.lu parseller ile dilekçenin 12. ve 13. sırasında belirtilen ve müvekkillerine ait tahririn 1 58... , 12, 13... no.lu parselleri kapsamında kalan ve ... ile müşterekleri adına tespit edilen 4, 5, 6, 16, 17... no.lu parsellerin tespitlerinin iptali ile müvekkilleri adına tespit ve tesciline yönelik olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Netice itibarı ile Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyasında; davacılar ... ve... 1 51... ve 193 parseller ile 7 95... parsel ve 7 96... , 5, 6, 16, 17... parselleri zilyetliğe dayalı senetsizden müştereken tescil davası açmışlardır. Ancak açılan işbu dosyada 1 51... ve 193 parseller hakkında ...'ın ... lehine talebinden vazgeçmesi nedeniyle ... mirasçıları adına tescil kararı verilmiştir. 7 95... parsel ve 7 96... , 6, 16, 17... parseller yönünden de davacıların fiili paylaşımı ve kullanım durumunu şüpheden uzak ispat edemediklerinden tespite altlık tapu kayıtlarından hissedar maliklere müşterek hisseleri oranında tespit yapıldığından ve Hazinenin birleşen dosyasındaki davası reddedildiğinden .... ve...'un davasının da reddi gerekmiş ve tespit gibi tüm müşterek malik mirasçıları adına miras hisseleri oranında tescil kararı vermek gerekmiştir. Yine 7 96... ve 5 parseller yönünde ise revizyon sonrası müterizlerden ....'un 5 no.lu parsel hakkında itirazından vazgeçmiş olması ve tespit maliklerine tapularının verilmesini talep etmiş olması nedeniyle bu parsel yönünde davacı ... ve... (...'un babası)'un davasının reddi gerekmiştir.

Müdahil davacı ... ise; Asliye Hukuk Mahkemesindeki davaya ibraz ettiği 12.03.1969 havale tarihli müdahale dilekçesi ile davacıların dava dilekçesinde 2 no.lu bentte At öldüren mevkinde doğusu; boşluk, batısı; mehe tarlası, güneyi; taşlık, kuzeyi; yol ile çevrili bulunan taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri zilyetliğinde olduğunu beyan etmiş, müdahil .... 29.05.1970 tarihli celsede bu yerle ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde adına tescil kararı verildiğinden bahsetmesine rağmen kendine müteadditkere verilen süreye rağmen dosya numarasını bildirmemiştir. Kaldı ki davacılar da 1968 tarihli dava dilekçelerinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 9, 10, 11... no.lu taşınmazlar hakkındaki davalarından vazgeçtiklerini bildirmişlerdir. Yani ...'ın müdahil olduğu dilekçenin 2 no.lu maddesindeki taşınmaz hakkında davacılar vazgeçmiş buna karşılık müdahil davacı ... da zilyetliğini ve üstün hakkını şüpheden uzak ispat edememiştir. Kaldı ki; Asliye Hukuk Mahkemesine 1968'de sunulan dava dilekçesinin 1, 2, 3, 4 ve 5 no.lu bentlerinde sınırları belirtilen yerlerin kadastrosu sırası ile 7 99... , 30, 34... parsellere tespit edilerek revizyon gördüğü anlaşılmış olup zaten Asliye Hukuk Mahkemesi davacıları da işbu parseller hakkındaki davalarından vazgeçmişlerdir.

Yine Müdahil ... de Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/203 Esas sayılı dosyaya sunduğu 20.11.1970 tarihli müdahale dilekçesi ile davacılar ... ve ...'ın dava dilekçelerinde belirtikleri yerlerden At öldüren mevkinde bulunan doğusu ve batısı mehe tarlası, güneyi ... tarlası, kuzeyi yol ile sınırlı taşınmaz ile aynı mevkide doğusu boşluk, batısı; taşlık, güneyi yol kuzeyi ... tarlası ile çevrili olan ve tespitlerinde gören dava dilekçesinin 2 ve 3 no.lu bentlerindeki yerler ile yine aynı mevkide dava dilekçesinin 4 no.lu bendinde sınırları belirtilen taşınmazların 20 yılı geçkin süreden beri zilyet ve tasarrufunda olduğunu, bu yerlere ait 4 77... tahrir no.lu veri kayıtları ile 2510 sayılı İskan Kanunu'na (2510 sayılı Kanun) istinaden oluşturulan 1934 tarihli tapusunun olduğunu bildirmiştir. Bahse konu tapunun celbinden sonra tahririn 1 59... no.lu parseli olduğu, bu tapunun müdahil ... ve müşterekleri adına yazılı bulunduğu anlaşılmış dayanak veri kayıtları da celp edilerek dosyaya eklenmişse de tahrir kaydı 3 ve 4 dönüm olmak üzere iki parselden oluşmakta ve tahrir kaydında doğu-batı-kuzey ve güney istikametleri dava dilekçesindeki yönlerle örtüşmediğinden davasının reddi gerekmiştir.

Yine ...'in de Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dosyaya 7 96... , 19... parselleri .... çocuklarından satın aldığı iddiası ile müdahale etmişse de 7 96... ve 20 parseller dava konusu olmadığından inceleme sadece 7 96... parsel yönünde yapılmıştır. 24.02.1934 tarihli ve 2641 sahifeli tapu kaydına göre işbu taşınmaz tespit tutanağındaki gibi davacı ... ve...'un murisi ... mirasçıları adına müştereken kayıtlı olduğundan ve keşif esnasında dinlenilen mahalli bilirkişiler anlatımı gereği de .... 7 96... parselin zilyetliğine ve kök bayiden irsen aldığına ilişkin iddiasını ispat edememiştir. Müdahil davacılar ... ve ...'da Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davaya müdahale etmişseler de kök murisleri ...'dan gelen taşınmazları dava ettiklerinden fiili paylaşımı ve kullanım durumunu ispat edemediklerinden taleplerinin reddi gerekmiştir. ... davacı ... mirasçısıdır. Davacı ... oğlu...'un 37. celsedeki ...'ın beyanını delil olarak ileri sürmüşse de bu şahıs zaten müşterek davacı ...'nin oğludur.

Müterizler ... ve ...'da; 7 95... parsele ilişkin amcaları ...'ın isminin ... olarak hatalı yazılması ve soyadlarının "..." olduğu halde "..." olarak yazılmış olmasına itiraz etmişlerdir. ..., ...'ın oğlu ...'ın eşidir. ... da tespit müşterek maliklerinden hem müşterek hissedar hem de ...'un mirasçılarından...'un oğludur. Dolayısı ile tüm dosya kapsamı ele alınmış ve kimin hangi parsele hangi sıfatla itiraz ettiği de tespit edilmiş ve hangi parsel için kimin ne talep ettiği anlaşılarak hüküm tesis edilmiştir...." gerekçesiyle asıl dosya davacısı Hazinenin davasının reddine, müdahil davacı ... davasını ispat edemediğinden reddine, müdahil davacı ... davasını ispat edemediğinden davasının reddine, müdahil davacı ...'in 7 96... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açmış olduğu davanın reddine, müdahil davacı ...'in 7 96... ve 20 parseller dosyamızda asıl davacı veya birleşen dosya davacısı tarafından dava konusu edilmediğinden işbu iki parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına, müdahil davacılar ... ve ...'ın açmış olduğu davanın reddine, birleşen davanın ölü davacıları; ... ve ...'ın açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, Kars ... ... Mahallesi 7 95... , 7 96... , 16, 17... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddi ile tespit gibi tescillerine, 7 96... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, ... ve ... mirasçıları adına talep gibi müştereken tesciline, 7 96... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın davanın reddine, taşınmazın ... oğlu ... ve müşterekleri adına tesciline, 1 51... ve 193 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kısmen kabulüne, davacılar ... ve ... vekilinin 19.07.1990 tarihli dilekçesi uyarınca ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, ihbar olunan ... vekili, .... müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davacı ... vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve dahili davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 07.03.2023 tarihli ek karar ile dahili davacı ... tarafından temyiz harç ve masrafının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup ihbar olunan ... vekili, .... müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davacı ... vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog