7. Hukuk Dairesi 2025/1044 E. , 2025/5431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların 04.11.2013 tarihinde ölen muris ...'nın mirasçıları olduğunu, kendilerine miras kalan ... fabrikası, ... dolum tesisleri, ... depolama tesisleri, ... yapı ve müştemilatın davalıların tasarrufunda olduğunu, tek başına ... tarafından kullanıldığını belirterek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil ve 10 yıllık elde edilen gelirin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesnide; Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2006 tarihli ve 2014/82 Esas, 2016/54 Karar sayılı dosyası ile müvekkillerinin davacılara ecrimisil ödediğini, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, dava konusu yere ilişkin ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu (Marmara Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/ 28 Esas ve 2018/8 Karar sayılı kararı) davacıların herhangi bir ihtarname çekmediğini, intifadan men talebinde bulunmadıklarını, tüm alacaklar açısından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalılardan ... İnşaat Turizm Sanayi ve ... Limited Şirketinin davada taraf sıfatı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 280 parselin kargir ... mağazası, ev ve tarla vasfıyla davalı ... ... ve davacıların murisi ...’in adına kayıtlı olduğu, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin kayıttan ya da mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmadığı, şirketin 23.01.1998 tarihinde ... siciline tescil edildiği ve şirket yetkilisinin davalı ... ... olduğu, davalı ... ... ile davaya konu taşınmazın dava dışı paydaşlarından ... isimli kişinin davaya konu taşınmazdaki ... fabrikasını, diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye 16.01.1998 tarihinde 10 yıllığına kiraya verdiği, dosya içinde yer alan Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 Esas, 2012/49 Karar sayılı dosyasına göre, davalı ... ...’ın 29.02.2009 tarihinde davaya konu taşınmaz üzerinde yer alan ... fabrikası ve müştemilatının kendisine ait olduğu iddiasıyla muhdesatın tespiti davası açtığı, bu dava sonunda eski ... fabrikası ve krokide 7 ve 8 numarayla gösterilen yapının birinci katı dışındaki yapıların davalı ... ... tarafından yapıldığının tespit edildiği, bu kararın 23.03.2015 tarihinde kesinleştiği, işgali gerçekleştirenin davalı Şirket olduğu, ... ...’ın şirket yetkilisi olarak şirket adına davaya konu yeri kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ya açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... Sanayi ve ... Ltd. Şti. yönünden ecrimisil talebinin kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 09.08.2019 tarihinden itibaren, 490.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 10.12.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı Şirketten tahsiline, davacıların tam gelir yoksunluğuna ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin davaya konu taşınmazı bir kısım paydaşlardan kiralayarak kullandığı, bu kira sözleşmesinin pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadığından geçersiz olduğu, buna göre işgali gerçekleştirenin davalı Şirket olduğu, davalı ... ...’ın şirket yetkilisi olarak şirket adına davaya konu yeri kullandığı anlaşıldığından, Mahkemece hükmedilen ecrimisilin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi ve davalı ... ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı vekilince itiraz edilmediğinden davacılar vekilinin istinaf sebebinin dinlenme olanağı olmadığı, Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 Esas, 2012/49 Karar sayılı dosyasına göre, taşınmaz üzerinde yer alan ... fabrikası olarak kullanılan müştemilatın davalı ... ... tarafından yapıldığının tespit edildiği, bu kararın 23.03.2015 tarihinde kesinleştiği, buna göre davacıların ecrimisil yanında işletilmeye devam edilen fabrika ve diğer tesislerden elde edilen gelirden yoksun kaldıklarını ileri sürerek kazanç kaybı talep edemeyeceği istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin tam gelir yoksunluğu talebini ret gerekçesinde, çekişme konusu taşınmazların öteden beri miras bırakanlar tarafından ... fabrikası ve restoran olarak kullanıldığına dair delil ve belge gösterilmemesine dayandığını, ancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/82 Esas sayılı dosyasının keşif zaptını okuduğunda, tarafların miras bırakanlarının 50 sene önce ... fabrikasını açtığını açıkça söylediklerini, davanın ... ... yönünden husumet nedeni ile reddi kararının hatalı olduğunu, ... ...'ın bizzat, ... Şirketini kuran, idame ettiren, yönetime de / ortaklığa da çocuklarını getiren bir kişi olduğunu, ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yapı kullanım izinlerinin bulunmadığı, imara aykırı olduklarının tespit edildiğini, mahkemenin eksik inceleme ile bu kararı görmezden gelerek karar verdiğini, ayrıca hükme dayanak bilirkişi raporunda aylık kira bedellerinin nasıl belirlendiğinin açıklanmadığını, bedelin çok az belirlendiğini, hesap yönteminin emsal kararlara aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil ve tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/82 Esas sayılı dosyasında davalı ... ... yönünden dava konusu taşınmaza elatmasının bulunmadığının kesinleşmiş bulunmasına ve bundan sonra ... ... yönünden ayrı ve yeni bir elatma halinin iddia ve ispat edilmemiş olmasına, davacılar tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olmasına göre davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.