Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

7. Hukuk Dairesi         2025/5642 E.  ,  2025/5443 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1129 E., 2025/1475 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/387 E., 2018/56 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; orman vasfında olan 1 01... parselin kullanım hakkının davacı Köye ait iken kadastro çalışmalarında sınırların yanlış belirlenip davalı Köy sınırları içerisinde bırakıldığını, bu tespitin köylere ait eski tapu kayıtlarına, kadim kullanıma aykırı olduğunu ileri sürerek orman vasfındaki arazinin mevcut tespitinin iptali ile daha önceki kayıtlarda olduğu gibi davacı Köye aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasına davacı Köy ile kadastro çalışma alanına dair sınır tespiti hususunda anlaşma yapıldığını, bu uzlaşma krokisinin tapu müdürlüğünden getirilmesi gerektiğini, bunun yanında Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1940/33 Esas sayılı dosyasının kesin hüküm teşkil ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2018/56 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından aynı davalıya karşı daha önce aynı taşınmazlara ilişkin dava açıldığı, dava sonucu verilen kararın kesinleştiği, kadastro kayıtlarının Mahkeme ilâmına uygun olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli ve 2021/494 Esas, 2023/536 Karar sayılı kararıyla; ormanların kullanım hakkının Orman Yönetimine ait olup ormanların herkesin kullanımına açık olduğu, orman vasfındaki taşınmazın aidiyetinin tespitinin istenmesine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.05.2024 tarihli ve 2023/2692 Esas, 2024/2566 Karar sayılı ilâmıyla; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 31 ve devamı maddelerinde ormandan yararlanma hakkının orman sınırlarında kalan köye ait olacağının öngörüldüğü, bu nedenle mevcut idari sınırların zeminde belirlenmesinin önem arz ettiği, bu nedenle taraf delilleri toplanarak gerekli araştırma ve incelemeler yapılıp işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde verilen kararın doğru görülmediği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif sonrasında aldırılan bilirkişi raporunda taşınmazın davacı Köye ait hudutname ve köy sınır krokisinde kaldığının tespit edildiği, rapora yönelik yapılan incelemede, raporun toplanılan delillere uygun olarak hazırlandığı, davacı Köye ait 02.06.1988 tarihli köy sınır krokisi üzerinde belirtilen noktaların davacı ve davalı Köy muhtarlarına sorularak tespitlerin yapıldığı, dolayısıyla raporun toplanılan delillere uygun olarak hazırlandığı, ayrıca denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilâmında taraf delillerinin toplanması gerektiğinin belirtildiği, fakat davalı tarafın Köy hudutnamesi, krokileri ve yazılı delillerinin toplanmadığını, zemine uygulanmadığını, alınan raporda davacı Köyün iki noktası baz alınarak hüküm kurulduğunu, davacının aktif husumetinin olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ormandan yararlanma hakkına esas olmak üzere orman vasfındaki taşınmazın davacı köy sınırları içerisinde kaldığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, devlet ormanı vasfındaki parselin kullanım hakkının davacı Köye ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm Dairece onanmıştır. Onama kararına katılmak mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta, çekişmeli alanın devlet ormanı olduğu sabittir.

Uyuşmazlık, çekişme orman vasıflı bu alandan hangi köyün yararlanacağı noktasındadır.

Köy sınırlarının nasıl belirleneceği 442 sayılı Köy Kanunu'nun 3 ve devamı maddelerinde, orman kadastro çalışma alanının sınırlarının nasıl belirleneceği ise 15.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Kanun'a göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 45. maddesinde (önceki 1986 tarihli Yönetmeliğin 42. maddesi) gösterilmiştir. Sözü edilen maddeler uyarınca belirlenen sınır sadece, orman kadastrosu ile ilgili çalışmalara esas olup, mülki sınırların düzeltilmesini veya değiştirilmesini gerektirmez.

Yine, 3402 sayılı Kanun'un 4/4 hükmünde "kadastro ekibi, kadastro çalışma alanı sınırlarının tesbitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır, bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz" denilmektedir. Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3402 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro çalışmalarına esas olmak üzere orman kadastrosu yapıldığında, ilgili orman kadastro komisyonunca mülki sınır belirlemesi yapılmadan Kadastro Müdürlüğünce tesbit edilen çalışma alanı sınırı esas alınarak çalışma yapılır (3402 sayılı Kanun'un 4 ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 45. Maddesi). 6831 sayılı Kanun'un 37. Maddesi hükmü “Devlet ormanlarından çıkarılacak, tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif -yonga odunu, sırık, çubuk, yakacak odun, reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi yıllık üretim programına alınmış orman ürünlerinin dışındaki her nevi orman ürün ve artıklarını tayin olunacak mıntıka ve süreler içinde toplayıp çıkarmaları için öncelik sırasına göre 40. maddede belirlenen orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine veya işyerindeki veya civarındaki köylülere ilanen duyurulmak suretiyle ve tarife bedelini ödemeleri şartıyla izin verilir. Bu yerlerdeki halkın veya kooperatiflerin bu işe istekli olmadıklarının veya iş güçlerinin yeterli bulunmamasının tespit ve tevsiki halinde bu ürün ve artıkların diğer isteklilerce toplanıp çıkarılmasına aynı şartlarla izin verilebilir veya orman idaresince istihsal olunup satılabilir…” şeklindedir.

Aynı Kanun'un 40. maddesi de “Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içersinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile iş güçleri dikkate alınarak gördürülür. Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin iş güçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtımı veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde bu gibi işler işyerine civar olmayan orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir...” hükmünü taşımaktadır. Kanun'un yukarıya alınan her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde 6831 sayılı Kanun'un hükümleri uyarınca yaptırılacak üretim ve nakliyat sahasının hangi köyün mülki hudutları dahilinde kaldığının önemi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan kanun koyucu üretim faaliyetlerinde üretim sahasında veya civarındaki orman köyleri kalkındırma kooperatiflerine, ardından o sahadaki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere öncelik tanımıştır. Fakat üretim sahalarındaki işlerin kime verileceği yetkisi ise kanuna göre uygulamayı yapacak Orman İşletme Müdürlüğünündür. Başka bir anlatımla, bu gibi davalarda Orman İşletme Müdürlüğünün yaptığı tercih önem kazanmaktadır. 6831 sayılı Kanun'un 37. ve 40. maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bu tür faaliyetlerin ancak orman işletme müdürlüklerinin izni ile gerçekleştirilebileceği görülmektedir. Kısaca, Devlet ormanı içinde bulunan bu gibi yerler üzerinde taraf köylerden birinin üstün hakkı olmayıp orman kesim alanlarından orman idaresinin orman izni ile yararlanmaları mümkündür. Çünkü, ormanlar kamu malı olup kullanımları, korunmaları ve gözetimleri Orman Yönetimine bırakılmıştır. Açıklanan nedenlerle, köy tüzel kişiliğinin ormandan yararlanma hakkının tespitine ilişkin eldeki davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle reddi gerektiği görüşünde olduğumdan aksi yöndeki kararın onanmasına dair Değerli Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog