T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/835
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/835 Esas, null/null karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacının sahibi olduğu ... plaka sayılı otobüsün yakıt bedeline istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde özetle; 04.09.2025 tarihli ara kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davacının menfi tespit davasının reddini, davanın açılmasında kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 21/11/2025 tarih, 2025/835 Esas sayılı "Davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine" ara kararı davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı, davalı tarafına düzenlenen faturaların davacıya tebliğ edildiği 7 gün içinde itiraz edilmediğinden bir kısım ödemeler yaptığı, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin İİK 58. Maddesi davanın hükümlerine uygun olarak usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı, tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, teminat 1 hafta içerisinde yatırılmadığı tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur. Dosya incelendiğinde, davanın menfi tespit talebiyle açıldığı, davacının davaya konu icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece istinafa konu 21.11.2025 tarihli ara kararda "Mahkememizin 05/09/2025 tarihli ara kararı ile;
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, -İhtiyati tedbir talep eden vekilinin tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması talebinin İİK 72/3 maddesi 1. Cümlesi gereğince icra takibinden sonra açılan davalarda ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden talebin reddine, - Dava değeri olan 440.817,00 TL üzerinden mahkememiz veznesine yatırılacak %15 teminat (66.122,55 TL) karşılığında davanın taraflarıyla sınırlı kalmak kaydıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA..." karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de, kararın kaldırılması ya da değiştirilmesini gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine " gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK nın ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 389. Maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. ", 390. Maddesinde ise, "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
İİK 72/1-3. Maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdu-rulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere göre verilen 07.08.2025 tarihli kararda, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, mahkemece verilen kararın HMK 389. Maddesine ve İİK 72. Maddesine uygun olduğu, davalının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davalının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harcın mahsubuyla eksik 116,60 TL'nin davalıdan ilk derece mahkemesince hazine adına tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 04/03/2026