Esas No
E. 2022/3154
Karar No
K. 2024/6002
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3154 E.  ,  2024/6002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/3154
Karar No: 2024/6002
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Denetim A.Ş.
(Eski Unvan: ... Denetim A.Ş.)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem:

Davacı tarafından, Seri:X, No:... sayılı Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ düzenlemelerine ve BDS 2010 Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması Standardı ile KKS 1 Finansal Tabloların Bağımsız Denetim ve Sınırlı Bağımsız Denetimleri ile Diğer Güvence Denetimleri ve İlgili Hizmetleri Yürüten Bağımsız Denetim Kuruluşları ve Bağımsız Denetçiler İçin Kalite Kontrol Standardının çeşitli düzenlemelerine aykırı davranıldığından bahisle 38.308,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 399. maddesi uyarınca, kural olarak denetçinin seçimi yetkisinin şirket genel kuruluna ait olduğu, anılan maddenin dördüncü ve altıncı fıkralarıyla iki ayrı durumda mahkeme tarafından seçilebileceği öngörülerek bu kurala istisna tanındığı, söz konusu istisnalardan ilkinin haklı bir nedenle denetçinin mahkemece değiştirilebilmesi, ikincisinin ise özel durumların gerçekleşmesi halinde mahkemece denetçi atanması hali olduğu, anılan maddenin dördüncü fıkrasında, haklı bir nedene dayanılarak, seçilen bir denetçiden denetim görevinin mahkemece alınması ve yerine yenisinin atanması hali söz konusuyken aynı maddenin altıncı fıkrasında ise haklı bir neden olmasa dahi fıkrada belirtilen durumların varlığı halinde denetçisi olmayan şirkete mahkemece denetçi atanması halinin söz konusu olduğu, mahkemenin denetçi atanmasına ilişkin kararının kesin olduğu, denetçinin, denetçi sözleşmesini yalnızca haklı sebeplerin varlığı halinde veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedilebileceği, bu feshin yazılı ve gerekçeli olması gerektiği, bu kapsamda, denetçinin sözleşmeyi ret veyahut feshetmesi, kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi durumlarının da yazılı ve gerekçeli olarak mahkemeye ve Kurula bildirilmesi gerektiği;

Davacı şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava dışı ... Yatırım Holding A.Ş.'ye (...) denetçi olarak atandığı, Noter ihtarnameleriyle de davacı şirketin bilgilendirildiği; davacı şirket tarafından çekilen ihtarnamede, mahkeme kararı doğrultusunda yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla kendilerinin denetçi atanmasına dair bir karar alınmadığı, nitekim kendilerine ulaşan herhangi bir yazının da bulunmadığı, diğer taraftan, kendileri ile denetim sözleşmesi imzalanmadığı, sözleşme ücret teklifinde dahi bulunulmadığı, bahisle Sermaye Piyasası Kurulu ve Kamu Gözetimi Kurumunun ilgili mevzuatları uyarınca denetçi seçim prosedürlerinin işletilmediği, bu nedenle anılan ihtarname içeriklerinin kabul edilmediği, mahkeme kararına karşı yasal yollara başvurulacağı, Kurul ile Kamu Gözetimi Kurumuna bildirimde bulunulacağı belirtilmesine rağmen bu yönde herhangi bir işlem yapılmadığı;

Bu durumda, 6102 sayılı Kanun'un 399. maddesi uyarınca davacı şirketin mahkemece denetçi olarak atandığı, dava dışı ...ın bildirimi üzerine bu durumu öğrendiği, atanmasına karşı yasal yollara başvuracağı ve davalı idareyi bilgilendireceği yolundaki ihtarnamesine rağmen mahkeme nezdinde gerekli yasal işlemleri yapmadığı ve davalı idareyi bilgilendirmediği anlaşıldığından, davacı şirketin sübuta eren eylemleri nedeniyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, herhangi bir mevzuata aykırı davranılmadığı, yeni denetçi atanması yükümlülüğünün kendisine ait olmadığı, denetçi olarak atanmasına yönelik kararın hukuka aykırı olduğu, denetim sözleşmesinin akdedilmediği, denetim sözleşmesi akdedilmeden bağımsız denetim faaliyetinde bulunulamayacağı, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :

A. Maddi Olay

Dava dışı ... şirketi tarafından 26/04/2019 tarihine yapılan özel durum açıklamasında, şirketin genel kuruluna 2019 yılının bağımsız denetçisi olarak davacı şirketin önerileceği kamuya açıklanmış, ancak çeşitli gerekçelerle genel kurul yapılamadığından davacı, ...ın genel kurulunca, bağımsız denetçi olarak seçilememiştir. Bununla birlikte, 30/06/2019 tarihli ara dönem finansal tabloları davacı tarafından denetlenmiş ve görüş vermekten kaçınma görüşü verilmiştir.

Daha sonra, ...ın bir ortağı tarafından 07/08/2019 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinden, şirkete bağımsız denetçi görevlendirilmesi ve bu şirketin davacı şirket olması istemiyle başvuruda bulunulmuştur. Bu başvuru üzerine anılan Mahkeme tarafından, davacı şirketin bağımsız denetçi olarak ...ın 2019 yılı finansal tablolarının bağımsız denetiminin gerçekleştirilmesi amacıyla atanmasına 05/12/2019 tarihinde karar verilmiştir.

Davacının bağımsız denetçi olarak atandığına yönelik anılan Mahkemece kendisine bir tebligat yapılmamıştır. Davacı denetçi olarak atandığını 09-10/03/2019 tarihli ...ın ihtarnameleri ile öğrenmiştir. Bunun üzerine, davacı şirket 13/03/2019 tarihli ihtarnamesiyle mahkeme kararında haberdar olmadığı, karardan anlaşıldığı üzere taraf sıfatının da bulunmadığı, mahkeme kararının araştırılacağı, tarafına herhangi bir teklif yapılmadığı, mahkeme kararına karşı bildirimde bulunulacağı, resen atama yapılmasının mümkün olmadığı, yasal yollara başvurulacağı gerekçesiyle görevi reddetmiştir. Yukarıda özetlenen sürecin, davalı idarenin uzmanlarınca incelenesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı inceleme rapor düzenlenmiş, anılan raporun Kurul'ca değerlendirilmesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla davacı hakkında 38.308,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine, anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

B. İlgili Mevzuat 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 103.

maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, "Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz." kuralına yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 399. maddesinde, "(1) Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder. (2) Denetçiden denetleme görevi, sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve başka bir denetçi atanmışsa geri alınabilir. (…) (4) Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi;

a)Yönetim kurulunun,

b)Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin, istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir. (...) (6) Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi, yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, dördüncü fıkrada gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi hâllerinde de uygulanır. Mahkemenin kararı kesindir. (...) (9) Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim kurulu hemen, geçici bir denetçi seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar." kuralına yer verilmiştir.

Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğin Üçüncü Kısmının 6. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Anonim ortaklık niteliğindeki işletmeler, bağımsız denetim kuruluşlarının seçimini şirketler için, bu Tebliğin İkinci Kısmının (Bağımsız Denetim Faaliyetinde Bulunma Şartları) “Denetimden sorumlu komiteler” başlıklı maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine ve Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Kurumu düzenlemelerine uygun olarak yapar. Genel kurulda seçilen bağımsız denetim kuruluşu ile yapılan bağımsız denetim sözleşmesi müşterinin yönetim kurulu ve bağımsız denetim kuruluşu tarafından birlikte imzalanarak yürürlüğe girer." kuralına yer verilmiştir.

C. Hukuki Değerlendirme

Dosyanın incelenmesinden, davacıya uygulanan idari para cezasının iki sebebe dayandığı, bunlardan ilkinin; "30/06/2019 tarihli ara dönem finansal tabloların denetiminin yapılması ve davacının bağımsız denetçi olarak önerileceğinin ... tarafından özel durum açıklamalarında kamuya duyurmasına karşı herhangi bir işlemde bulunmayarak 2019 yılı finansal tabloların denetimini zımnen kabul eden davacının bağımsız denetim mevzuatı uyarınca müşterisini seçerken uygulaması gereken usulü uygulamaması" ve ikincisinin ise; "Mahkeme tarafından bağımsız denetçi olarak görevlendirilen davacının, ... tarafından görevlendirildiğinin bildirilmesine karşın sözleşme imzalamayan ve ...a gönderdiği ihtarnamede Mahkeme nezdinde yasal yollara başvuracağını ve Kurulu bilgilendireceğini söylemesine rağmen Mahkemede yasal yollara başvurulmaması ve Kurulun bu konuda bilgilendirilmemesi"dir.

Dava konusu işlemin sebep unsurlarından birincisi incelendiğinde; ara dönem finansal tabloların denetimine yapan ve denetlenen tarafından bütün finansal yıl için denetçi olarak seçileceği kamuya duyurulan bağımsız denetçinin, bağımsız denetim yapmayı zımnen kabul ettiğine yönelik herhangi bir mevzuat düzenlemesi bulunmadığı gibi, davacının ...la sözleşme akdetmediği de dikkate alındığında, bağımsız denetim mevzuatı uyarınca müşterisini seçerken uygulaması gereken BDS 210 ve KKS 1 düzenlemelerine uyması beklenmeyeceği, dolayısıyla bu sebebe dayanılarak idari para cezası uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlemin sebep unsurlarından ikincisi incelendiğinde ise; 6102 sayılı Kanunun 399. maddesi uyarınca, anonim şirket genel kurulunca bağımsız denetçinin görevlendirilememesi halinde, Asliye Ticaret Mahkemesince -görevlendirilecek bağımsız denetçinin dinlenmesi zorunluluğu bulunmamakla birlikte- görevlendirileceği, bununla birlikte, görevlendirilen bağımsız denetçinin görevi reddedebileceği, bağımsız denetçinin görevi reddetmesi halinde mahkeme başvurmasının gerekmediği, mahkemeye başvurma zorunluğunun denetlenen şirkette olduğu, öte yandan, davacının mahkemeye başvuracağını ve Kurula bildirimde bulunacağını beyan etmesine rağmen bu beyanına uymamasının 6362 sayılı Kanunun 103. maddesinin birinci fıkrasını ihlal etmeyeceği, zira mahkemeye başvurma ve Kurula bildirimde bulunma yükümlülüğü doğuran herhangi bir mevzuat düzenlemesi olmadığı görüldüğünden, bu sebebe dayanılarak da idari para cezası uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davacıya atfedilen fiillerin 6362 sayılı Kanunun 103. maddesini ihlal etmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog