Esas No
E. 2024/663
Karar No
K. 2026/101
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/663 Esas
KARAR NO: 2026/101
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/02/2020
KARAR TARİHİ: 28/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının uzun bir süreden beri davalı ile gıda malzemesi satışından kaynaklı ticari ilişkisi olduğunu, ancak en son olarak müvekkilinin davalı tarafa teslim ettiği ürünlerin bedelinin süresinde ödenmediğini, borcun süresinde ödenmesi konusunda aykırı davranarak tarafına teslim edilen ürünlerin bedeline ilişkin borcunu ödemeyen ve taahhütlerini yerine getirmeyen davalı tarafın defalarca uyarıldığını, ancak buna rağmen davalı tarafın borcunu inkar ettiğini, yapılan uyarılara rağmen müvekkili firmanın alacağı ödenmediğinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip talebi ve ödeme emrinde de yazılı olduğu üzere davalının müvekkili firmaya 34.813,55-TL asıl borcu, 34,34-TL işlemiş faiz nedeniyle borcu olmak üzere 23/09/2019 tarihi itibariyle toplam 34.847,89-TL borcu bulunduğunu, borcun 34.813,55-TL'lik kısmının asıl borç olup, takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanacağının takip talebi ve ödeme emrinde belirtildiğini, icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durdurulması yönünde karar verildiğini, itirazın iptali ve icra takibinin devamını sağlamak üzere arabuluculuğa başvurulduğunu, sonuç alınamadığını, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile borçlu davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca, faize, faiz oranına itiraz ettiğini, yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayıtları incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde belirttiği miktarda borçlarının bulunmadığını, ayrıca taraflarına tebliğ edilmiş fatura, bilgi ve belge bulunmadığını, davacının iddia etmiş olduğu gibi, müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak; davanın usulden reddine, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak kötü niyetli olarak açılan dava nedeniyle davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemesine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan dava nedeniyle vekalet ücreti ve masrafların davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine 34.813,55 TL asıl alacak ile 34,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.847,89 TL alacağa ilişkin takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde, borca itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Davalı ibraz etmediğinden sadece davacı defter ve kayıtları incelenmiştir.

Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde HMK 222.maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süre içerisinde yaptırıldığı, davacı ... davalıya 28 adet fatura kestiği, faturaların irsaliyeli fatura olduğu, icra takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklı davalı ... 27.511,60 TL bedelinde cari hesap alacağının bulunduğunu ve 916,14 TL faiz alacağı bulunduğunu bildirmiştir.

Mahkememizin ... Esas 08/04/2021 tarih ve ... Sayılı kararı ile;"...Fatura ticari ilişkilerde ispat vasıtalarından birisidir. Bir faturanın borç doğurabilmesi için öncelikle faturanın karşı tarafa tebliğ ve teslim edilmesinin ispatı gereklidir. İrsaliyelerde ..., ..., ... ve ... yazmakla Sarıyer Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yazı yazılmış, imza sahiplerinin çalışanlar olmadığı ortaya çıkmıştır. ... no.lu 7.590,32 TL tutarlı fatura ve ticari ilişkiyi belirlemek açısından davalının BA formlarının incelenmesinde davacı adına BA bildirildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce BA ların faturalarla ilişkilendirilmesi açısından ek rapor alınmasına karar verilmişse de davacı mevcut delil durumuna göre karar verilmesini istemiştir. Davacı ... icra takibinde ödenmediğini iddia ettiği toplam 34.847,89-TL tutarındaki cari hesap alacağından dolayı icra takibine girişmiştir.Taraflar arasında yazılı bir akit olmadığı sözlü olarak ticari ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır. Davalı ... davacıya borcu olmadığını savunmuştur. Kendisi lehine bir olaydan hak çıkaran taraf ispat külfeti altındadır. Davacı faturalardaki irsaliyelerdeki imzaların davalı çalışanlarına ait olmadığı ortaya çıkmıştır. Davacı alacağına dayanak fatura ve dayanak belgeleri dosyaya sunmalı ve daha sonra da bu faturalara konu edilen malların davalıya teslim edildiği de yazılı belgeler ile ispat etmelidir. Davalıdan talep ettiği alacak miktarı oranında alacaklı olduğunu ispat etme külfeti davacıda olup davacı tarafından satılan malların davalıya teslim edildiği usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığından ve davacı vekili açıkça yemin deliline dayanmadığından.." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:

Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen 08/04/2021 tarihli kararı, davacı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 10/06/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "...Davacı vekili, dava konusu alacaklarının usulüne uygun olarak tutulmuş kendi ticari defter ve kayıtları ile ispat edilmesine ve davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının sunulmamak suretiyle defter ve kayıtları sunmaktan imtina etmesi sebebiyle alacak iddiasını kabul etmiş sayılmasına rağmen Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de; Mahkemece davacının katıldığı, davalı vekilinin mazeret sunduğu 14/10/2020 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi için ara karar oluşturulmuş ve inceme günü verilmiştir.

Davalı vekili ön inceleme duruşma gününe mazeret sunmasına rağmen mazerette ön inceleme duruşma gününün ertelenmesi talep edilmediği gerekçesi ile ön inceleme duruşmasının yapılmasına karar verilmiş, ancak mazeret hakkında olumlu ve olumsuz karar verilmemiştir. Tarafların defter ve kayıtlarının incelemesi günü ve sunulmaması halinde sonuçlarını belirtir ihtaratları içerir davetiye ve ön inceleme duruşma tutanağı da davalı vekiline tebliğ edilmemiştir.

Davalı vekili tarafından davalının defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine sunulmamış, davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında defter ve belgelerin yerinde incelenmesi için talepte bulunulmuş, Mahkemece 30/12/2020 tarihli duruşmada, davalı vekilinin ön inceleme duruşması için mazeret dilekçesi sunmasına, mazeretinin tutanağa geçmesine, mazereti hakkında karar verilmemesine ve duruşma tutanağı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmemesine rağmen, "davalı vekilinin önceki duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, mazeretsiz hazır bulunmadığı, yokluğunda verilen inceleme gününde kendi ticari defter ve kayıtlarını hazır etmediği" gerekçesi ile yeniden inceleme talebinin reddine karar verilmiştir.

Bilirkişi tarafından davacının defter ve kayıtları incelenmiş ve davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalının defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmaması sebebiyle davacının defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği ve davacının davalıdan 27.511,60 TL cari hesap alacağı olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafından cari hesaba konu teslim alan kısmında farklı kişilerin ad ve soyad ve imzalarının bulunduğu irsaliyeli faturalar sunulmuş, Mahkemece bu kişilerin davalının çalışanı olup olmadığına ilişkin SGK'ya müzekkere yazılmış ve davalının çalışanı olmadığı tespit edildiğinden ve davacı tarafından faturalara konu ürünlerin davalıya teslimi hususu ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Mahkemece davalının defter ve kayıtlarını ibraz etmek üzere usulüne uygun ihtarat içerir kesin süre verilmesine ilişkin ara kararın tebliğ edilmemesine rağmen davalının defter ve kayıtlarını sunmadığı kabul edilerek yerinde inceleme talebi reddedilmek suretiyle davalının defter ve kayıtlarının incelenmemesi, davalının defter ve kayıtlarını ibraz etmek üzere usulüne uygun ihtarat içerir kesin süre verilmesine rağmen sunmaması halinde HMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının defter ve kayıtlarına itibar edilip edilmeyeceğine ilişkin hükmünün tartışılmaması, Mahkemece de resen bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkün olan davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının BA formlarında beyan edilip edilmediğinin incelenmemesi, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defter ve kayıtlarında yer almaması ve BA formlarında beyan edilmemesi halinde davacı tarafından sunulan irsaliyeli faturaların asıllarının davacı tarafından sunmasının sağlanmak suretiyle davalı şirket yetkilisinin isticvap edilerek teslim alan kısmında isimleri ve imzaları bulunan şahısların davalı çalışanları olup olmadığı, kimler olduğu, imzaların kime ait olduğu hususlarında beyanının alınmaması, bilirkişi raporunun aksine karar verilmesine rağmen itibar edilmeme gerekçesinin tartışılmaması ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür..." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK'nun 353 (1)a - 6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraf vekillerine usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve ön inceleme duruşması yapılarak davanın esasına başlanmıştır.

İstinaf ilamı doğrultusunda; Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, 07/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, DAVALI ŞİRKETİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile davacının takip tarihi itibari ile alacak hakkı doğup doğmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında dosya içerisinde mevcut 07/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporu ile BA/BS formları da dikkate alınmak ve davacı şirket defterleri ile mukayese yapılmak sureti ile; davalının ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 28/02/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davalıya ait ticari defter, fatura ve belgeleri, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı Dosyası ve dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemede;

davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2019 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterleri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2019 yılı Yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının incelenen ticari defterlerinde davacı ile olan hesap hareketlerini 320 – Satıcılar hesabında takip etmekte olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 4.938,80 TL borçlu olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 2019/07 döneminde 17 adet toplamda 27.781,12 TL (KDV Dahil), 2019/08 döneminde 10 adet toplamda 25.049,97 TL (KDV Dahil) bedelli, 2019/09 döneminde 3 adet toplamda 7.824,86 TL (KDV Dahil) bedelli fatura düzenlediği, davalı şirket tarafından davacı şirkete 16.08.2019 tarihinde 28.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ve mezkur ödemenin davacı şirket kabulünde olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirket tarafından düzenlenen 16 adet toplam 32.367,80 TL bedelli faturaların kabulünde olduğu, kalan 14 adet toplam 28.288,15 TL bedelli faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirket tarafından düzenlenen 09.07.2019 tarihli ... nolu 571,00 TL bedelli faturanın üzerinde “İPTAL” ibaresi bulunmasına rağmen davalı şirket ticari defterlerine sehven kaydedildiği, davalının bağlı bulunduğu Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2019 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 2019/07 döneminde 17 adet 25.641 TL (KDV Hariç), 2019/08 döneminde 8 adet 19.611 TL (KDV Hariç) Mal/Hizmet alışında bulunduğunun beyan edildiği, davacı şirket tarafından 2019/09 döneminde 3 adet toplamda 7.824,86 TL (KDV Dahil) fatura düzenlenmiş olmasına rağmen her iki tarafça da BA/BS de bildirilmediği, davalı şirket BA formunda her ne kadar ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı şirket tarafından 2019/07 döneminde düzenlenen tüm faturaların kabulünde olduğu, 2019/08 dönemi davacı ve davalı şirket tarafından farklı beyanlarda bulunduğu görülmekle birlikte aradaki farkın 24.08.2019 tarihli ... nolu 1.844,66 TL bedelli ve 30.08.2019 tarihli ... nolu 1.862,66 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı anlaşılmakla mezkur faturaların davacının ispatına muhtaç olduğu, 2019/09 döneminde her iki tarafça da BA/BS bildirimi yapılmadığı görüldüğünden 2019/09 döneminde düzenlenen faturalarında davacının ispatına muhtaç olduğu, Davalı şirkete ait Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından dosyaya sunulan İşyeri Detaylı Çalışan Listesi incelendiğinde, davacı şirket ispatına muhtaç bırakılan faturalardan teslim alan kısmında isimleri bulunan ... ve ...’in çalışan listesinde isimlerinin bulunmadığı, sonuç olarak; '' Davalının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 4.938,80 TL borçlu olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 2019/07 döneminde 17 adet toplamda 27.781,12 TL (KDV Dahil), 2019/08 döneminde 10 adet toplamda 25.049,97 TL (KDV Dahil) bedelli, 2019/09 döneminde 3 adet toplamda 7.824,86 TL (KDV Dahil) bedelli fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete 16.08.2019 tarihinde 28.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ve mezkur ödemenin davacı şirket kabulünde olduğu, davalının bağlı bulunduğu Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2019 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 2019/07 döneminde 17 adet 25.641 TL (KDV Hariç), 2019/08 döneminde 8 adet 19.611 TL (KDV Hariç) Mal/Hizmet alışında bulunduğunun beyan edildiği, davacı şirket tarafından 2019/09 döneminde 3 adet toplamda 7.824,86 TL (KDV Dahil) fatura düzenlenmiş olmasına rağmen her iki tarafça da BA/BS de bildirilmediği, davalı şirkete ait Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından dosyaya sunulan İşyeri Detaylı Çalışan Listesi incelendiğinde, davacı şirket ispatına muhtaç bırakılan faturalardan teslim alan kısmında isimleri bulunan ... ve ...’in çalışan listesinde isimlerinin bulunmadığı, Neticeten; davalı ticari defterleri ve dosyaya sunulu Ba/Bs bildirimleri üzerinde yapılan inceleme kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.123,77 TL (49.123,77 TL (davalının kabulünde olan faturalar) – 28.000,00 TL(davacının kabulünde olan davalı ödemesi)) alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Davacı vekiline 24/08/2019 tarihli ... numaralı 1.844,66-TL bedelli;

30/08/2019 tarihli ... numaralı 1.862,66-TL bedelli;

05/09/2019 tarihli ... numaralı 2.686,47-TL bedelli irsaliyeli faturaların asıllarını Mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, işbu ara karar davacı vekilince yerine getirilmemiştir. Davalı şirket yetkilisi adına 6100 sayılı HMK'nun 169 maddesi kapsamında isticvap davetiyesi çıkarılmış;

03/12/2025 tarihli celsede dinlenen davalı şirket yetkilisi ...; ''Davalı şirketin 2019 yılından beri yetkilisi benim, tekstil gıda ve inşaat alanında faaliyet gösteriyoruz, 2019 - 2021 yılları arasında gıda sektöründe daha fazla faaliyet gösterdiğimiz için işçi sayımız fazlaydı ancak pandemiden sonra gıda sektörünü bıraktık şu an hali hazırda çalışan sadece 1 işçimiz vardır, ismi ... 'dir, şu an inşaat sektörüne yoğunlaştık, bana sormuş olduğunuz ... ve .... isimli kişileri tanımıyorum, birden fazla dükkanımız vardı, ben bu kişilerin iş yerinde çalışıp çalışmadığını bilmiyorum, normalde şube yetkilimiz kimse fatura teslimini o yapıyordu daha doğrusu irsaliyeleri o imzalıyordu, şube yetkililerini hatırlamıyorum, bildiğim kadarıyla davacı şirket ile 2-3 ay kadar bir çalışma olmuş teslim edinmeyen ürünlere ait fatura teslimi yapılınca iş ilişkisi sonlandırılmış, o dönemlere ilişkin öğrenci olduğum için çok net bir bilgim yoktur, tam tarihi bilmemekle beraber 2019 yılından itibaren yetkilisi benim, ... ve ... benden önce şirket yetkilisiydiler, ... 2013 ... ise 2018 yılından sonra ortaklıktan ayrıldılar, gıda sektöründe hamburger restoranlarımız vardı, 10'a yakın şubemiz vardı, biz franchise işine girdik, aslında franchise firması tedarikçileri kendi bulmaya başladı, .... ve ... isimli kişileri tanımıyorum, firmamızda çalışan herkesin sigortası yapılmıştır, benim başka bir diyeceğim yoktur, dava konusu Ankara şubemizle ilgilidir, biz Ankara'daki bu şubemize sadece markamızı verdik franchise usulü bu şube kendi çalışan aldıysa bunu bilemeyiz. Bunun denetimini yapmak mümkün değildir, biz franchise alan şirketin eti hangi firmadan tedarik ettiğini bilemeyiz bu kendileri ile alakalıdır, davacı vekilinin sorduğu gibi alt ya da üst iş veren ilişkisi değil bizim Ankara şubemizle ilişkimiz franchise sözleşmesi kapsamındadır, sadece isim hakkımızı verdik, o zamanlar markamız ... olarak geçmekteydi'' beyanında bulunmuştur. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.

İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas 10/06/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 07/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporu,

28/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı ticari defterleri incelenerek düzenlenen 07/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süre içerisinde yaptırıldığı, davacının davalıya kesmiş bulunduğu satış faturalarının irsaliyeli fatura olup mal teslimlerinin irsaliyeli faturalar ile yapıldığı, davacının icra takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklı davalı ... 27.511,60 TL bedelinde cari hesap alacağının bulunduğu; davalı ticari defterleri incelenerek düzenlenen 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 4.938,80 TL borçlu olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 2019/07 döneminde 17 adet toplamda 27.781,12 TL (KDV Dahil), 2019/08 döneminde 10 adet toplamda 25.049,97 TL (KDV Dahil) bedelli, 2019/09 döneminde 3 adet toplamda 7.824,86 TL (KDV Dahil) bedelli fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete 16.08.2019 tarihinde 28.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı ve mezkur ödemenin davacı şirket kabulünde olduğu, davalının bağlı bulunduğu Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2019 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 2019/07 döneminde 17 adet 25.641 TL (KDV Hariç), 2019/08 döneminde 8 adet 19.611 TL (KDV Hariç) Mal/Hizmet alışında bulunduğunun beyan edildiği, davacı şirket tarafından 2019/09 döneminde 3 adet toplamda 7.824,86 TL (KDV Dahil) fatura düzenlenmiş olmasına rağmen her iki tarafça da BA/BS de bildirilmediği, davalı ticari defterleri ve dosyaya sunulu Ba/Bs bildirimleri üzerinde yapılan inceleme kapsamında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.123,77 TL (49.123,77 TL (davalının kabulünde olan faturalar) – 28.000,00 TL(davacının kabulünde olan davalı ödemesi)) alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; istinaf kararı doğrultusunda 24/08/2019 tarihli ... numaralı 1.844,66-TL bedelli; 30/08/2019 tarihli A-10016 numaralı 1.862,66-TL bedelli; 05/09/2019 tarihli ... numaralı 2.686,47-TL bedelli irsaliyeli faturaların aslının ibraz edilmesi için davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunulmadığı, davalı şirket yetkilisinin isticvap edildiği, davalı şirket yetkilisinin faturalarda teslim alan kısmında isim ve imzaları bulunan ... ve ...'in davalı şirket çalışanları olmadığını beyan ettiği, takip ve dava konusu olan alacağa dayanak toplam 60.655,95-TL tutarlı faturalardan davacı şirket tarafından düzenlenen 16 adet toplam 32.367,80 TL bedelli faturaların davalının yasal defterlerine kaydedilmiş ve BA formunda bildirilmiş olduğu, davalı şirket BA formunda her ne kadar ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı şirket tarafından 2019/07 döneminde düzenlenen tüm faturaların kabulünde olduğu, bu durumda davalının ticari defter kayıtları ve BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan 49.123,77-TL tutarlı faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu da nazara alındığında davalının artık bu fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete 16.08.2019 tarihinde 28.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemenin davacı şirket kayıtlarında yer aldığı, bakiye 21.123,77-TL bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının bu bedelin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alınarak taraf şirketlerin ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve 21.123,77-TL alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta kısmen haklı olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KISMEN KABULÜ ile,

Davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 21.123,77-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (4.224,75-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.442,96-TL harçtan başlangıçta yatırılan 420,88-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 174,24-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 847,84-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 800,15-TL'sinin davalıdan; 519,85-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça yatırılan 420,88-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 174,24-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 649,52-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.100,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.091,47-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafça yapılan 272,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 107,16-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 21.123,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 13.724,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,

HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026 Katip ... ¸¸ Hakim ... ¸¸

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog