Esas No
E. 2025/467
Karar No
K. 2026/156
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/467
KARAR NO: 2026/156
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/09/2025
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin evvelce kestiği faturaların davalı tarafından ödendiği ancak icra takibine de konu toplam 10.151,00 GBP bedelli 2 adet faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği ve davalının sadece 6.391,00 GBP ödeme yaptığı, kalan 3.760,00 GBP bakiyenin ödenmediği, bakiyenin ödenmesi için yapılan şifahi görüşmelerin sonuçsuz kaldığı, bunun üzerine, İstanbul ... İcra Dairesi - ... esas sayılı dosya ile yasal takibe geçildiği, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanamadığı beyan ve neticeten itirazın iptaline ve takibin devamına, borcun likit olması ve mesnetsiz itiraz sebebiyle davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibine konu alacak yönünden davalının muaccel hale gelmiş bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın hukuka uygun olduğunu, davacının, icra takibinden önce davalının Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesinde öngörülen usule uygun bir ihtar ile temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle temerrüt ve buna bağlı faiz koşullarının oluşmadığını, takip konusu alacağın cari hesap alacağı niteliğinde olduğunu, cari hesapta temerrüt ve faiz hesabının ancak hesabın kapanmasıyla mümkün olabileceğini, buna rağmen davacı tarafından takip öncesi faiz talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca talep edilen temerrüt faizinin 3095 sayılı Kanun uyarınca yasal sınırların üzerinde olduğunun ifade edildiğini, bu gerekçelerle icra takibine yapılan itirazın haksız olmadığını, dolayısıyla itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı taleplerinin yerinde olmadığını sonucuna varılmasının gerektiğini savunmuştur.

DELİLLER

Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, İstanbul ... İcra Dairesi - ... Esas sayılı icra dosyası, İhtarname, Fatura, E-posta, Fuar katılım sözleşmesi, bilirkişi raporu alınmıştır.

İstanbul ... İcra Dairesi - ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 3.760,00GBP faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde ( 24/06/2025) borca, yetkiye, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 25/06/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce atanan SMMM bilirkişinin hazırlamış olduğu 02/02/2026 tarihli raporda "davacı şirketin 2025 yılına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Verği Usul Kanunu hükümlerine uyğun olarak tutulduğu, e-Defter beratlarının süresi içinde onaylandığı ve defterlerin davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, davalı şirketin 2025 yılına ait ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Verği Usul Kanunu hükümlerine uyğun olarak tutulduğu, e-Defter beratlarının süresi içinde onaylandığı ve defterlerin davalı lehine delil vasfını haiz olduğu, tarafların kaşe ve üzerinde bir imzası bulunan 19.09.2025 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi davacı tarafından dosyaya sunulduğu, ilğili sözleşme incelendiğinde; sözleşme bedelinin 9.861 Pound olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle 6.391 Poundun davalı tarafından ödendiği, kalan 3.470 Poundun 2 eşit taksit halinde 1.Taksit 15.01.2025 tarihinde ve 2. Taksitte 03.03.2025 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu, davacı tarafından ticari ilişki kapsamında 2 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilğisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediği, fatura içeriklerinin davalının bilğisi dahilinde olduğu ve cevap dilekçelerinde söz konusu hizmetin alınmadığı yönünde de biri itirazın bulunmadığı, bu açıklamalar ışığında söz konusu faturaların bedelinin davacı tarafından talep edilebileceği, davacı defterlerine ğöre davalı tarafından herhanği bir ödemenin yapılmadığı tespit edilmiş ise de ğerek taraflar arasında akdedildiği ğörülen sözleşmeye ğöre ödenen 6.391 Pound ödendiğinin her iki tarafında kabul edilmesi ve gerekse

davacı tarafından bu bakiyenin tenzili ile birlikte takibe ğeçmesi birlikte değerlendirildiğinde bu tutarın davacı alacağından tenzilinin ğerektiği; buna ğöre davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği tutarın (10.151,12 Pound-6.391,00 Pound=) 3.760,12 Pound olabileceği, ancak davacı talebinin 3.760,00 Pound olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi ğereği bu tutarın dikkate alınması ğerektiği, bu tutarında takip tarihi itibariyle dosya kapsamındaki tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 3.760,00 Pound olabileceği" şeklinde görüş bildirmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE

Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz ve icra dairesi taraflar tacir olduğundan görevli ve yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.

İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.

İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

Davacı alacaklı taraflar arasındaki İngiltere'de düzenlenen fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 19/09/2024 tarihinde taraflarca imzalanan İngiltere'de düzenlenecek fuar katılım sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 22.04.2025 tarihli, ekstra malzeme açıklamasıyla ... fatura nolu 290-GBP bedelli ve 22.04.2025 tarihli, fuar katılım bedeli açıklamasıyla ...fatura nolu 9861,12-GBP bedelli iki adet e-fatura bakiye kalan 3.760,00GBP alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına ve taraflaca itiraza uğramayan 19/09/2024 tarihinde imzalanan İngiltere'de düzenlenecek fuar katılım sözleşmesine göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, taraflar arasında 19/09/2024 tarihinde 07-09/04/2025 tarihlerinde yapılacak Fuar Katılım Sözleşmesi''nin imzalandığı, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davaya konu faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarında faturaların kayıtlı olmadığı, 2024-2025 yıllarında davacı ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiş olup davaya konu iki adet faturanın e-fatura olarak düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davalı şirketin TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde faturaları iade veya itiraz etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, taraflarca itiraza uğramayan ve tarafların kaşe ve üzerinde bir imzası bulunan 19.09.2025 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşme bedelinin 9.861 Pound olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin akdedildiği tarih itibariyle

6.391 Poundun davalı tarafından ödendiği, kalan 3.470 Poundun 2 eşit taksit halinde

1.Taksit 15.01.2025 tarihinde ve 2. Taksitte 03.03.2025 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu, dosya kapsamında davalı tarafından hizmetin verilmediğine dair bir savunmanın bulunmadığı, faturaların sözleşme kapsamında düzenlendiği, anlaşılmakla davalının, davacıya 3.760,00pound tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,

2.Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 40.090,17TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 13.692,80TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.420,95TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.271,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

5.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan toplam 11.243,85-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7.Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026

Katip Hakim

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog