T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (kıymetli evraktan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil bankanın; ...Şubesi’ne ait ...keşide tarihli 2.000.000,00.-TL bedelli, ...keşide tarihli 1.000.000,00.-TL bedelli ve ...Keşide Tarihli 1.000.000,00.-TL bedelli çekler nedeni ile davalı taraftan alacaklı olduğunu, davalı aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı haciz yolu ile ilamsız icra takibi ikame edildiğini, anılan icra takip dosyasına; karşı taraf/ borçlu tarafından; borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, takibe ve borca karşı itirazların tümüyle haksız olduğunu beyanla; davalı borçlunun Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarda devamına, dvalının haksız ve kötüniyetli itirazları nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DEĞERLENDİRME
Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında taraflarca gösterilen ve toplanan delillerden, davacı vekilinin dava dilekçesi ve sözlü beyanları, müzekkere yanıtları, Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı vekili tarafından dava konusu; ...Bankası A.Ş...Şubesi’nin ...Seri no'lu ...Keşide Tarihli 2.000.000,00.-TL bedelli, ...A.Ş. ...Şubesi’nin ...Seri no'lu ...Keşide Tarihli 1.000.000,00.-TL bedelli ve ...Bankası ...Şubesi’nin ...Seri no'lu ...Keşide Tarihli 1.000.000,00.-TL bedelli çek bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır.
Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas icra dosyasında yapılan incelemede; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ve dava dışı borçlu aleyhine toplam 4.000.000,00.-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde borca itiraz ettiği, itiraz üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğü tarafından davalı borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ...tarihli celsesinde davacı vekili tarafından dava konusu; ...Bankası ...Şubesi’nin ...Seri no'lu ...Keşide Tarihli 2.000.000,00.-TL bedelli, ...Bankası A.Ş. ...Şubesi’nin ...Seri no'lu ...Keşide Tarihli 1.000.000,00.-TL bedelli ve ...Bankası ...Şubesi’nin ...Seri no'lu ...Keşide Tarihli 1.000.000,00.-TL bedelli çek asıllarının sunulduğu, sunulan çek asıllarının incelenmesinde; Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında takip konusu edilen çekler olduğu, çeklere üzerinde ibraza dair bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 808/1 maddesi uyarınca, "Zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hâli;
a)Resmî bir belge, “protesto” ile,
b)Muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla,
c)Bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği hâlde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla, sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir." 6102 sayılı TTK'nın 818/1-m maddesi delaleti ile çeklerde de uygulanması gereken 732.maddesi uyarınca, "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar."
Unsurları tamam olan çek nedeniyle, ibraz süresi geçirildiğinden, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde alacaklının böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp, alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Temel ilişki bulunmaması halinde ise, 818/1-m maddesi delaleti ile çeklerde de uygulanması gereken 732. maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak talebinde bulunulabilir. Sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetildiğinde ispat külfeti keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı, davalı ile aralarında temel ilişki bulunduğunu ileri sürmemiş ise hukuki tavsifin mahkemeye ait olması nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayandığı kabul edilerek, söz konusu yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir. (Yargıtay 19. H. D.'nin 10/12/2018 tarih, 2017/700 esas ve 2018/6437 karar sayılı ilamı.) Somut durumda, dava konusu çeklerin keşidecisi davalı borçludur. Çekler emre keşide edilmiş olup, davacı alacaklı lehtar cirosundan sonra gelen cirantadan sonra gelen hamildir.
Davacı alacaklı, dava konusu çeklere dayalı ve kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesi nedeniyle TTK'nın 732. maddesi uyarınca davalı keşideciye başvurabilecektir. Keşideci davalı, sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altındadır. Davalı keşideci, dava ve takip konusu çekler nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat edememiştir. Bu durumda, davalı keşideci, davacıya karşı TTK'nın 732. maddesi kapsamında sorumludur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası, incelenen çek asılları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında süresinde ibraz edilmemiş çeklere ilişkin olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı; dava konusu çeklerin keşidecisinin davalı borçlu olduğu, çeklerin emre keşide edildiği, davacı alacaklının lehtar cirosundan sonra gelen cirantadan sonra gelen hamil olduğu; davacı alacaklının, dava konusu çeklere dayalı ve kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesi nedeniyle TTK'nın 732. maddesi uyarınca davalı keşideciye başvurabileceği, keşideci davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altında olduğu, davalının çeklerin keşidecisi olması nedeni ile çekleri elinde bulunduranlara karşı çek bedelinden her halükarda sorumlu olduğu, davalının çek bedelini ödediğine ilişkin bir iddiası olmadığı gibi bu hususun ispatına yarar bir delil de sunmadığı, davalının çekleri elinde bulunduran davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği ve davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak davalıdan çeklerin bedelini talep edebileceği anlaşılmakla; davanın kabulüne, davalı borçlunun Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu edilen ve hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan, takip konusu edilen ve hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si olan 800.000,00.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. 6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 4.000.000,00.-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına; takip konusu edilen ve hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
2.Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 800.000,00.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 273.240,00.-TL harçtan, peşin alınan 48.310,00.-TL harcın mahsubu ile bakiye 224.930,00.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
5.Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ile 48.310,00.-TL peşin harç olmak üzere toplam 48.925,40.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 660,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 554.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip