T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 20/03/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; 29.12.2024 günü saat 16:10 sıralarında sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracıyla --------, --------- Mahallesi --------- Sk. ---------- caddesi takiben ---------- Caddesi istikametinde seyir halindeyken -------- sitesi önünde yolcu indirmek için duraklama yaptığı esnada aynı istikamette seyir halinde olan sürücü --------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı aracıyla kontrolsüz şekilde arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan hazada müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını beyan ederek, araçta oluşan şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı, 10,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 30,00 TL'nin davalılardan tahsilini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilemesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı --------- şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dilekçesinde belirtildiği gibi ----------- plakalı aracı bulunmamaktadır. Söz konusu kazaya karışan ve müvekkilinin mülkiyetinde bulunan araç ---------- olup ruhsat örneği ekte sunulduğunu, müvekkili şirket uzun süreli araç filo kiralama işiyle iştigal ettiğini, dolayısıyla müvekkili şirket hukuken işleten olmayıp davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tek taraflı olarak almış olduğu harici bilirkişi raporunda hesaplanan araç mahrumiyet, değer kaybı ve hasar bedelini fahiş olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek ve husumet itirazlarımızın tekrarı ile sayın mahkeme aksi kanaatte ise de, davacının aracının onarımı için makul sürenin bilirkişi marifeti ile tespiti gerektiğini hasar onarım bedeli de davacının ekinde sunduğu harici raporda fahiş olduğunu tüm bu hususların mahkeme tarafından yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyan ederek, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı --------- Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle;
Davacı tarafından huzurdaki dava her ne kadar belirsiz alacak davası olarak ikame edilmişse de dosyaya bizzat davacı tarafından sunulan eksper raporu ile araca ait tahmini zarar hesaplaması yapılmıştır.
Davacı tarafından sözde değer kaybı belirlenebilir durumdaysa huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılması da mümkün olmayacağını, zira davacı tarafından dosyaya sunulan eksper raporu ile bir tutar belirlenmiş olup belirli alacak davası olarak açılması gereken işbu davanın Sayın Mahkemeniz tarafından usulden reddi gerektiğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemek ve husumet itirazlarımızın tekrarı ile mahkeme aksi kanaatte ise de, davacının aracının onarımı için makul sürenin bilirkişi marifeti ile tespiti gerektiğini, davacı tarafın kendi kusurlu hareketiyle kazanın gerçeklemesine sebebiyet verdiği açıkça ortada olduğundan kazadan kaynaklı değer kaybından ve ikame araç bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacı tarafın kusurlu hareketi davada bahsi geçen maddi hasarlı trafik kazasındaki illiyet bağını kestiğini. Dolayısıyla müvekkiline ait bir kusurun varlığı söz konusu olmayacağını beyan ederek, davanın reddini, davacının haksız, kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme amacı taşıyan hasar, araç değer kaybı ve mahrumiyet taleplerinin reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerini davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait ---------- plakalı araç plakalı araçtaki hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybının tazmin edilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekilinin 08.01.2026 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını, sulh protokolü gereğince tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği ve davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ; davacı tarafça ---------- plakalı aracın kazıştığı trafik kazasında aracın hasarlandığı iddiası ile hasar bedeli ve değer kaybının tazmin edilmesi istemini talep etmiş olup yargılama sırasında sulh protokolü sunarak davalıdan ödeme aldığını beyanla davanın konusuz kaldığını, sulh protokolü gereğince tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği ve davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış olup konusuz kalan dava hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 116,6 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
6.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle karar verildi. 12/02/2026