Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

7. Hukuk Dairesi         2025/5281 E.  ,  2025/5488 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/697 E., 2025/198 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amasya ili, ... ilçesi, ... Köyünde kain 480 parsel sayılı mera vasfındaki taşınmazın 21.05.2014 tarihli tescil işlemi ile davalı ... adına mera olarak tapuya kayıt ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın kadimden beri davacı ...'ne ait olup köy halkı tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, dava konusu alanda davacı köy sakinlerine ait muhdesatlar bulunduğunu, yayla evleri olduğunu, taşınmazın köy sınırları içinde bulunduğunu, dava konusu 480 parsel No.lu meranın tamamı olmasa bile ... Köyü hudutları dâhilinde bulunan mera alanının davacı köy adına tescilinin gerektiğini beyan ederek, davalı köy adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera niteliğiyle davacı köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Köy Tüzel Kişiliği muhtarı cevap dilekçesinde; dava konusu 480 parsel numaralı taşınmazın ... Köyü adına tescil edildiğini, merayı hem ... Köyü hem de kendi köylerinin ortak kullanarak hayvanlarını otlattıklarını, meranın ... sınırları içerisinde iken, 2014 yılında davalı köy sınırları içine alındığını, bu şekilde tapu işleminin gerçekleştiğini, ... Köyündeki hayvan sahiplerinin de bu merayı sorgusuz sualsiz kullandığını, hiç bir sıkıntının olmadığını, davacı köy ile kullanım konusunda ihtilaflarının olmadığını belirtmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 4342 sayılı Kanun'un 13. maddesinde mera olarak tahsis edilen taşınmazlara karşı 30 gün içinde dava açılacağını açıkça belirtmiş olmasına rağmen, davacının bu süreye uymadığını, davanın, ... adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, meraların tespiti, tahdidi ve tahsisi işlemlerinin nasıl yapılacağının 4342 sayılı Kanun'un 11, 12, 13, 14... . maddelerinde düzenlendiğini, davacının Tarım Müdürlüğü, Mera Komisyonu ve Valiliğe başvurmadan açmış oluduğu davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın, 4342 sayılı Kanun gereğince meraların tahdit, tespit ve tahsis işlemlerini yapan Mera Komisyonunu bünyesinde bulunduran ... Valiliği'ne karşı açılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde Mera Komisyonu kadastro çalışmaları yaptığını, bu çalışmalar sonucunda taşınmazın bulunduğu alanın mera olarak tespit ve özel siciline tescil edildiğini, ... Köyü merası olarak tahsis edilerek kullanıldığını, mera parseli olarak mera özel siciline kaydedildiğini, Mera Komisyonu çalışmalarını tamamladıktan sonra kim adına tahsis yapılmış ise o köy ya da köylerin bu meradan yararlanma hakkına sahip olduğunu, ihtiyaç fazlası mera varsa bu kısım Mera Komisyonu tarafından ihtiyaç sahiplerine kiralanabildiğini, davacının yapılan tespit, tahdit ve tahsis işlemine süresinde itiraz etmediğinden tahsis işleminin kesinleşerek kayıt işleminin yapıldığını, tahsis değişikliği için aranan 5 yıllık zamanın geçtiğini, davacının idareye başvurup tahsisin değişikliğini isteyebileceğini, dava açmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli kararıyla; davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için 31.5.19 65... /4, 1965/2 Karar sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme kararı ve 4342 sayılı Mera Kanununda belirtildiği şekilde mülki sınırlar dikkate alınmaksızın çekişmeli mera arazisinde yeniden bir keşif yapılarak, nizalı mera alanı tespit edilmeli, dava konusu yerde yararı bulunmayan komşu belde köy sakinleri arasından araziyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler seçilmeli, mahallinde çekişmeli mera sınırları belirlenmeli, taraf tanıkları dinlenmeli, meranın kadim yararlanma durumu ve taraflardan hangisinin yararlandığı, müşterek kullanım halinin olup olmadığı saptanmalı, teknik bilirkişiye keşfi izlemeye ve infaza elverişli ölçekli kroki düzenletilmeli ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek tarafların dava konusu merada kadim kullanım haklarının müşterek mi müstakil mi olduğu tespit edilerek, davalı köy muhtarının da yargılama aşamasındaki beyanları dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile dava konusu Amasya İli, ... İlçesi, ... Köyü 1 27... Parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın tapu kaydının iptali talebinin reddi ile; dava konusu taşınmazın ... Köyü adına tesciline, dava konusu taşınmazın dosya içinde bulunan 26/06/2024 havale tarihli Fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde A harfi ile gösterilen ... (...) Gediği, ... ve... isimli ve noktalı alanların arasında kalan Mera arazisinin davacı ... kullanımına tahsisine, söz konusu tahsisin Mera Özel Siciline tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle hükmün yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu, ayrıca davacı dava açmadan önce tahsis kararı için İdareye başvuru yolunu tüketmediğinden davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı köy adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, davalı köy adına dava konusu taşınmazın tesciline dair verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık;

mera aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4).

Aynı Kanunun 4. maddesine göre, meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı ilgili köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız el atmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini isteyebilir. Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince, kanunun açık hükmüne aykırı olacak şekilde ve talep aşılmak suretiyle mera niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. O hâlde İlk Derece Mahkemesince; 26.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda ‘A’ harfi ile gösterilen yerin yararlanma hakkının davacı köy tüzel kişiliğine ait olduğuna dair hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bunun yanı sıra; meradan yararlanma hakkının tespitine ilişkin bu davada davalı ...’nin husumeti bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog