10. Ceza Dairesi 2025/2553 E. , 2025/12202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
... Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının durmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/82 Esas, 2024/370 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 2024/32354 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 26/01/2023 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2023 tarihli ve 2023/689 soruşturma, 2023/21 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 10/04/2023 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, sanığın savcılık huzurunda alınan 27/01/2023 tarihli ifadesinde belirttiği ''... Mah. ... ... Evleri No: 27-1 İç Kapı No:12 .../...'' adresi yerine başka bir adres olan ''... Köyü ... Mevkii No:22 .../...'' adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2024 tarihli kararı ile de, belirtilen gerekçe ile kamu davasının durmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı cihetle, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 26.01.2023 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2023 tarihli ve 2023/689 Soruşturma, 2023/21 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlüden alınan tahlil sonucunda sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırıldığı, 08.12.2023 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma dosyasının da birleştirilerek, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2024 tarihli ve 2023/689 Soruşturma, 2024/4 Esas, 2024/3 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/82 Esas, 2024/370 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğinin usulsüz olduğu ve bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediği" gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği,
D. Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine mercii ...
Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.07.2024 tarihli ve 2024/528 Değişik iş sayılı kararı ile tirazın kabulü ile anılan durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır.
E. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2.
maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, 7201 sayılı Tebligat
Kanunu'nun 23/5. maddesine göre tebliğ mazbatasının "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğu" hususunu ihtiva etmesi gerektiği, yine 7201 sayılı Kanun'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, ayrıca Tebligat Yönetmeliği’nin 35/4. maddesine göre de tebliğ mazbatasının, tebliği çıkaran merci ve tebliğ memuru tarafından okunaklı şekilde düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre;
26.01.2023 tarihli eylem nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.04.2023 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin bilinen en son adresi olan sanığın savcılık huzurunda alınan 27.01.2023 tarihli ifadesinde belirttiği ''... Mah. ... ... Evleri No: 27-1 İç Kapı No:12 .../...'' adresi yerine kolluk aşamasında alınan ifadesinde yer verilen ''... Köyü ... Mevkii No:22 .../...'' adresine çıkarılarak tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı dolayısıyla ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen "durma" kararının yerinde olduğu gözetilerek mercii ... Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verilmesi yerine itirazın kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/528 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.
maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2025 tarihinde karar verildi.