10. Hukuk Dairesi 2025/12300 E. , 2025/15975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili işçinin, davalı ...Yönetimi A.Ş.'de aşçıbaşı olarak çalışmaya başladığını,
...Yönetimi A.Ş.'nin ...ve Ticaret A.Ş. adlı şirkete taşeron olarak yemek hizmeti verdiğini, 02.10.2009 günü saat 10:15 sıralarında ... fabrikasının mutfak bölümünde müvekkilinin bir sonraki gün için kıyma makinesinde kıyma çekerken, etleri makine içerisine koyduğu sırada tokmak ile etleri sıkıştırdığı sırada tokmağın elinden kayarak sağ elinin kıyma makinesinin içerisine girdiğini, makinenin sağ elini kaptığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 30.000,00 TL iş gücünden doğan tazminatın olay tarihi 02.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin uğradığı manevi kayıplarla ilgili manevi tazminat talep ve dava haklarının şimdilik saklı tutulmasına, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, davacının alacağının güvence altına alınabilmesi ve mağdur duruma düşmesinin önlenebilmesi için davalılara işverene ait taşınmazlar üzerine, bunun mümkün olmaması durumunda işverenler adına kayıtlı araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Yönetimi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından maddi ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, işverenin iş kazasından doğan sorumluluğunun kusur sorumluluğu niteliğinde olduğunu, işverenin SGK tarafından karşılanmayan maddi zararlar ile manevi zararlardan kusuru ölçüsünde sorumlu tutulduğunu, SGK kayıtlarındaki raporlarda davacının maluliyet oranına ilişkin farklı ve çelişkili tespitler bulunduğundan adli tp kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazazedenin uğradığını iddia ettiği manevi zararın tazmini kapsamında talep edilen miktarın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine, tüm yargılama ücretleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fabrika içerisinde mutfak hizmetlerinin karşılanması amacıyla ... ile yemek hizmetleri götürü satın alma sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında yapılan sözleşme gereğince iş güvenliği eğitimi verme ve işçileri gözetme yükümlülüğünün müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkili şirketin zararlandırıcı olayla illiyet bağının, zarar görenin ve diğer davalı ...'nun kusuru ile kesildiğini, diğer davalı ile müvekkili arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, diğer davalıya bağlı olarak çalışan kazazedenin iş kazasından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin ... Sigorta A.Ş. nezdinde olduğu, ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini beyan ederek şartları oluşmayan davacnın ilk olarak usulden, mümkün görülmemesi halinde esastan reddi ile davanın 3. kişi olan ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;
"..1.Asıl davanın kabulü ile 1.929.749,58 TL maddi tazminat bedelinin 02.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Birleşen davanın kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminat bedelinin 02.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..A-Asıl ve birleşen dava yönünden:
1.Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Yönetimi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket bakımından tazminatın şartlarının oluşmadığını, bu itibarla işverenin iş kazasından doğan sorumluluğu esas itibariyle kusur sorumluluğu niteliğinde olduğu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, YSK ve ATK 3. İhtisas Dairesince düzenlenen raporlara dayanarak %43 maluliyet oranı kabul edilmişse de Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından eksik inceleme sonucu belirlendiğinden dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilmesi gerekirken işbu maluliyet oranının kabul edilmesine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin, dava konusu iş kazasında hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacının, kaza tarihinden 10 yıl geçmesine çok kısa bir süre kala dayanaktan yoksun bir şekilde, dava açıldığını, davacı tarafından ileri sürülen tüm taleplerin reddine karar verilmesini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ...ve Ticaret A.Ş. temyiz dilekçesinde özetle; davacı 02.10.2009 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirkete, 04.04.2011 tarihinde SGK tarafından ... İş Mahkemesinin 2012/34 E. sayılı dosyası ile rücuen tazminat talepli dava açıldığını davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğini, kararın her iki taraf bakımından da istinaf edildiğini, halihazırda dosya henüz İstinaf Mahkemesinde olduğu ve kesinleşmediğini, davada husumet itirazı ve zamanaşımı itirazı olduğunu, ayrıca ıslah tarihi itibariyle de zamanaşımı süresi dolduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında işçi- işveren ilişkisi olmadığından davanın husumet sebebiyle reddi gerektiğini, iş kazasının meydana geldiği tarihin 02.10.2009 olduğu, dolayısıyla zamanaşımı sebebiyle de davanın reddi gerektiğini, rücuen tazminat dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı ile müvekkili arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olmadığından müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosunun kullanıldığının yazdığını ancak Yargıtay uygulamalarında bu tablonun kabul görülmediğini, Yargıtay kararlarına göre PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.