Esas No
E. 2026/203
Karar No
K. 2026/203
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.

HUKUK DAİRESİ 2026/229 Esas 2026/203 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/229
KARAR NO: 2026/203

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/11/2025 (ara karar)

NUMARASI : 2025/850 Esas

TALEP

İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 02/12/2025

KARAR TARİHİ: 27/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/02/2026

Taraflar arasındaki tazminat davasında ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; davalının yönetim kurulu başkanı sıfatıyla TTK'nın 369 ve 553 maddeleri kapsamında özen ve sadakat yükümlülüklerini ihlal eden işlemleri nedeniyle şirketin uğradığı zararların tespiti ve tazminini talep ettiklerini ayrıca davalının şirketi uğrattığı zararlar hakkında kendisine geçmiste birçok kez ihtarname keside edildigini, dava şartı olan genel kurul kararının alındığını, ardından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalının temerrüdü sabit olduğunu ve alacağın muaccel olduğunu, davalının şirket varlıklarını hızla elden çıkaran işlemleri ve ödeme imkânını zayıflatan eylemleri dikkate alındığında mal kaçırma riski bulunduğunu,

İİK 257 maddesi uyarınca, davalının borcu rehinle teminat altına alınmamıs ve vadesi gelmis bir para borcu oldugundan, davalının şirketi sürekli olarak zarara soktuğunu, nakit akışı riskine sokacak kadar sirkete zarar verdiğini ve şirketin mali durumunu olumsuz yönde etkilediğini, büyük meblağlı bir alacağın tahsilinin teminatsız bırakılması, müvekkili şirketi için telafisi güç veya imkansız zararların doğmasına yol açabileceğini, ayrıca şirkete ait ciddi bir meblağın davalının uhdesinde bulunduğundan davalının tasınır ve tasınmaz mallarına, banka hesaplarına, sahip bulundugu fikri ve sınai haklarına, davacı sirket dahil olmak üzere pay sahibi bulundugu tüm sirketlerdeki paylarına ve üçüncü sahısta bulunan her türlü tasınırlarına, tasınmazlarına, alacaklarına ve tüm malvarlıgı haklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 11.11.2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından ibraz edilen deliller, muaccel olduğu ve ödenmediği hususunda mahkememizde yaklaşık bir kanaat oluşturmadığı, davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiği, bununla birlikte borçlunun kaçtığı, mal kaçırdığı ya da mal varlığını gizlediği ve bu yönde hileli işlemlerde bulunduğu yönünde de bir delil bulunmadığı, bu nedenlerle İ.İ.K 257/1 maddesinde belirtilen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, gecikmesinde zarar bulunan halin mevcut olduğunu, davalının yönetim yetkisini kötüye kullanarak şirketi zarara uğrattığını, usulsüz harcamalar yaptığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep;

İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesinde; vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.

Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).

Somut olayda, davacı yanca davalı şirket yöneticisi tarafından şirketin uğratıldığı zararlar nedeniyle ihtiyati haciz talep edilmiş olup, dosya kapsamında yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi kararının sonuç itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.İhtiyati haciz talep eden Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Davacıdan alınması gerekli olan 732.00-TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin alınarak Hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/02/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog