10. Hukuk Dairesi 2025/12011 E. , 2025/15976 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 12. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 18.05.2019 günü halı standı kurmak için bayiye gittiğini ve halı standını iş yeri sahibi ... ile kurmaya başladığını, standın üst kısmını kurarken yanda bulunan perde standına bastığını, perde standının kırıldığını ve davacının 3 metreden beton zemine düştüğünü, iş kazası sonrası davacıda birçok kırık oluştuğunu, yatağa bağımlı hale geldiğini, aradan bir yıl geçmiş olmasına rağmen iyileşme olmadığını, davalı işverenin kaza sonrasında yasa gereğince ödemesi gereken rapor parasını asgari ücret üzerinden ödendiğini ve akabinde davacıyı işten çıkardığını beyanla, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 150,00 TL bakıcı ve refakatçi gideri, 100,00 TL tedavi yol gideri, 11.500 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının olduğunu, davaya konu kazanın işyeri dışında ve mesai saatleri dışında ayrıca davalı işvereninin talimatı ve haberi olmaksızın davacının kendi tasarrufu ile verdiği bir karar ile kendi kusuruyla gerçekleştiğini, bu nedenle meydana gelen kazanın iş kazası niteliğinde olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren aldığı tüm raporlarda davacının durumunun çalışır olarak belirtildiğini, kaza neticesinde çalışma gücü kaybının ortaya çıkmadığını, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, bu durumun davacı tarafından imzalanan eğitim katılım formları ile sabit olduğunu, davacının bakımının aile fertleri tarafından yapıldığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1.Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.582.481,77 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".1-Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, ... 12. İş Mahkemesi 2022/3 54... /396 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporu hatalıdır. Kazanın oluşumunda vekil eden davacının kusuru bulunmadığı, vekil edenin hak ettiği tazminat eksik hesaplandığından, asgari ücret değişikliğine göre yeniden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm kurulurken herhangi bir gerekçe gösterilmediği, davacı işçinin başına gelen kaza iş kazası olarak kabul edilmişse de işçinin geçirdiği kazanın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinin ispatlandığı, kazanın niteliğine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan hüküm kurulduğu, kusurlu bulan hatalı bilirkişi raporlarını esas alındığı, eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiği belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.