T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı şirket ile davalı şirket arasında ... model, ... marka, ... plakalı aracın 6 ay süreyle kiralanmasına ilişkin 08/04/2025 tarihli binek araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini, 08/04/2025 tarihli binek araç teslim tutanağına istinaden sözleşmeye konu aracın 312.686 km'de iken 08/04/2025 tarihinde ... isimli şahsa İzmir'de teslim edildiğini, kiralanan aracın 10/10/2025 tarihinde yukarıda bahsi geçen sözleşme maddelerine aykırı olarak hasarlı, km'si aşılmış ve bakımları yapılmadan müvekkil davacı şirkete teslim edildiğini, buna ilişkin olarak aracın teslim alındığı andan km’sini ve kullanımından kaynaklanan hasarları gösterir 10/10/2025 tarihli araç teslim alma tutanağı düzenlendiğini, kiralanan araç davalı şirket adına ... isimli şahıs tarafından 334.513 km'de iken teslim edildiği, 9.845 km fazla kullanım tespit edildiği, kaporta da hasarların mevcut olduğu, kaput, ön tampon, ön sağ çamurluk, arka sağ kapı, tavan çizik olduğu, sol arka kapı kolunun kırık olduğu, sol ön yan aynanın kırık olduğu, bagaj döşemesinin hasarlı olduğu, bagaj kapı içi ve sileceğinin hasarlı olduğu, aracın oto kuaför ihtiyacı olduğu ve yıkatıldığında başka kaporta işlerinin çıkabileceği tutanak altına alındığını, işbu sözleşmenin (4.d) maddesi uyarınca aracı teslim alma tarihinde davalı şirket tarafından 9.845 km fazla kullanım tespit edildiğinden müvekkil davacı şirket tarafından davalı şirket adına 10/10/2025 tarih ve ... nolu 118.140,00-TL bedelli ... plakalı araç km aşım bedeli faturası düzenlendiğini, Davalı şirket, taraflar arasında yazılı olarak akdedilen binek araç kiralama sözleşmesine aykırı davrandığından ve üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmeye konu aracın bakım-onarım masrafları, km aşım bedeli, hasar ekpertiz hizmet bedeli ve ve aracın kullanılmamasından kaynaklanan maddi zarar olmak üzere toplam 254.640,00-TL'nin tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin işbu takibe, borca, faize ve yetkiye itirazı üzerine ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davacı ile davalı taraf arasında binek araç kiralama sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin davacının davalı aleyhinde icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı neticesinde takibin durduğu ve huzurdaki davanın ikame edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1.)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2.)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3.)Görevli mahkemenin İZMİR SULH HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
4.)6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderişmesine, süresinde talep gönderilmemesi halinde ek bir karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5.)Yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 09/03/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)