Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/7682 E.  ,  2025/15977 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2867 E., 2024/73 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/419 E., 2022/690 K.

Taraflar arasındaki meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunun davalılara ait işyerinde montaj ustası olarak çalışırken ağır çalışma koşulları sebebiyle meslek hastalığına yakalandığını, %32,20 oranında sürekli iş göremez hale geldiğini, en son maaşının 3.100,00 TL olduğunu ileri sürerek meslek hastalığı nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminatın meslek hastalığının öğrenildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.10.2009 tarihinde müvekkil firmadan ayrıldığını, davacı adına düzenlenmiş hizmet cetveli incelendiğinde 6-7 kez işverenin değiştiğinin görülebileceğini, davacının tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, işyerinde tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yapıldığını, önlemlerin alındığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... İnş. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi işçileri olmayıp diğer davalı ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi olmadığını bu nedenle davada husumetleri bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, esasa yönelik olarak ise müvekkil işyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulandığını, davacının iddia ettiği hastalık ile şirket arasında bağ olmadığını, bu yönde ispat bulunmadığını, ücretin de araştırılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 542.181,51TL nin (... İnş. A.Ş. Yönünden % 47,19 ... tekabül eden 495.459,83 TL miktar ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tespit tarihi olan 16.01.2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,.." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1,b-1. maddesi gereğince davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunun hatalı olduğunu, %30 oranındaki kaçınılmazlık durumu düşülmeden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK inceleme raporunda da kaçınılmazlık oranından bahsedilmediğini, söz konusu kaçınılmazlık oranının davalılara kusurları oranında dağıtılması gerektiğini ileri sürerek ve resen görülecek nedenlerle temyiz talep etmiştir.

2.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının vasıflı bir çalışan olup yapıldığı iddia edilen işlerin vasıfsız işçiler tarafından yapıldığını, davacının genel olarak kontrol ve gerektiğinde müdahalede bulunduğunu, işveren olarak tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, davacı iddiasının soyut olduğunu, davacının 23.10.2009 da işten ayrıldığını ve sonrasında birçok firmada çalışma kaydı olduğunu, 8 yıl sonra iyi niyet esasına aykırı şekilde dava açıldığını, meslek hastalığı olmadığı diğer çalışan işçilerde bu durumun yaşanmadığı, işyerinde iş güvenliği eğitimi verildiğini, gerekli tüm uygulamaların yapıldığını, maluliyetin kendi dönemlerinde oluşmadığını, davacının çalışırken iş değişikliği konusunda talebi de olmadığını, kendilerine yüklenecek bir kusur bulunmadığını, bilirkişilerce belirlenen kusur dağılımının hukuki ve fiili durumu karşılamadığını, ayrıca taraflar arasındaki başka bir davada farklı bir kusur belirlemesi yapıldığını ve kendilerinin kusursuz olduğunun anlaşıldığını, meslek hastalığının aniden ve kısa sürede oluşmayacağını ayrıca PMF-1931 yerine TRH_2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının da hatalı olduğunu, ücretin de hatalı belirlendiğini, hesaplama unsurlarının da hatalı olduğunu, taraflar arasında görülen diğer davanın da bekletici mesele yapılması gerektiğini, zamanaşımı süresinin de dikkate alınmadığını, ileri sürerek ve resen görülecek nedenlerle temyiz talep etmiştir.

3.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle belirtmek davada alınan kusur raporlarında davalı müvekkili ... şirketine atfedilen bir kusur oranı olmadığı gibi alınan hesap raporlarında gerekçeli kararda müvekkilinin sorumlu olduğu miktara yönelik yapılmış bir hesaplama da bulunmadığını, pasif husumet itirazının değerlendirilmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını, meslek hastalığının ve buna bağlı maluliyetinin tespitine ehil bir kurumdan alınmış rapor olmaksızın maluliyet oranı kesinleşmeksizin esasa ilişkin karar verildiğini, meslek hastalığı olmadığı diğer çalışan işçilerde bu durumun yaşanmadığı, davacının, müvekkili nezdinde dava konusu hastalığın ortaya çıkmasına yol açacak süre ve şartlarda bir çalışması olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını, raporlarda müvekkili şirket yönünden kusur incelemesi yapılmadığını, "müşterek müteselsil sorumluluk" esası uygulanamayacağı sabit olmasına rağmen aksi yönde hüküm oluşturulduğunu, kusur aidiyetleri ile oranların gerekçeleriyle ortaya konulmadığını, yükümlülük süresinin değerlendirilmediğini, kaçınılmazlık ilkesinin, davacının kusurunun göz ardı edildiğini, hesaplamada hatalı yaşam tablosunun esas alındığını, ücret bordrosuyla uyuşmayan ücretin esas alındığını, denetime elverişli olmayan hesap raporun hükme esas alındığını, davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmadığını, ileri sürerek temyiz talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

Meslek hastalığından kaynaklı tazminat davalarının görülmesi için ön koşul zararlandırıcı olayın Kurumca meslek hastalığı niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir. Meslek hastalığı tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında Kurum taraf değildir.

Somut olayda; Sosyal Güvenlik Kurumu Merkezinin kararıyla 16.01.2015 tarihinde konulan M.S1.1) ... ve Diğer ... Disk Bozuklukları, Radikülopati ile Mesleki Sekel meslek hastalığı sayılmasına karar verildiği ancak davalıların tazminata konu hastalığın meslek hastalığı olmadığına yönelik itirazları bulunduğu anlaşılmakla Mahkemece davalılara bu savunması ile ilgili olarak Kurum ve davacıyı da taraf göstermek suretiyle açılacak meslek hastalığı olmadığının tespiti davasının bekletici mesele yapılması suretiyle davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olmuştur. Meslek hastalığının olmadığının varlığının kesinleşmesi halinde ise Dairemiz içtihatlarına uygun olarak karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olup ve bozma sebebine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog