Esas No
E. 2025/494
Karar No
K. 2026/104
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/494 Esas
KARAR NO: 2026/104
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/05/2025
KARAR TARİHİ: 28/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 16/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin paslanmaz çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin yurt dışından ithal ettiği metal ürünlerin satışı konusunda bilinen bir firma olduğunu, sektör gereğince tüm satışların döviz cinsinden yapılması nedeniyle tüm faturaların döviz cinsinden Türk Lirası karşılığında tanzim edildiğini, davalı firmanın ise müvekkili firmadan ticari alım yapan bir firma olduğunu, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalı firmanın müvekkili firmaya 8.101,73 USD karşılığı olarak takip tarihi itibariyle 306.974,54 TL borcu oluştuğunu, ticari ilişkiden kaynaklanan alacakla ilgili olarak davalıya karşı yukarıda bilgileri bulunan takip dosyası ile işlem başlatıldığını, ancak davalı tarafın haksız ve mesnetsiz biçimde icra takibine itiraz etmiş olduğundan takibin durduğunu, bu sebeple dava şartı arabuluculuk sürecine başlandığını ancak taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, davalının bu aşamada takip dosyasına itiraz etmesinin sadece süreci uzatmaya yönelik olduğunu, şöyle ki taraflar arasındaki hukuki ilişkiye ilişkin herhangi bir itirazları bulunmadığını iddia ederek; haklı davanın kabulü ile borçlu davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacaklıya cari hesaptan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca, borcun sebebine, cari hesap dökümüne, talep edilen yabancı para (usd ) alacağına ve işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere fatura ve defterlerde TL olarak yer alan alacakların dolar kuruna göre talep edilmesinin de mümkün olmadığını, Cumhurbaşkanlığının 12 Eylül 2018 tarihli 85 Sayılı Kararı (“Karar”) ile, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’ “Türkiye’de yerleşik kamu ve özel hukuku kişilerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz” hükmü getirildiğini, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü 07.09.2022 Tarih 27575268-105[280-2019-159]-405236 sayılı Özelge’de “sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek faturaların, yabancı para birimi kullanılmak suretiyle düzenlenmesi mümkün değildir” görüşü verildiğini, aksi görüş yayınlanana kadar özelgelerin tüm mükellefleri bağlayıcı olduğunun sabit olduğunu, ödemelerin TL üzerinden yapıldığını, faturalara ve ticari defterlere TL olarak işlendiğinin sabit olduğunu, bu nedenle Dolar üzerinden alacağın kabulünün mümkün olmadığını, Türk Parasını Koruma Kanununa göre de Yabancı para birimi üzerinden ticaret ve anlaşmanın yasak olduğunu, taraflar arasında yabancı para üzerinden anlaşılan bir alım satımın söz konusu olmadığını savunarak; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile kötü niyetli davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı savunması kapsamında alacağın USD para cinsi olarak talep edilip edilemeyeceği, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, cari hesap alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 8.101,73-USD (306.974,54-TL)'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 11/04/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 11/04/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır Küçükköy ve Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Davacı vekilince sunulan fatura ve irsaliye suretleri dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına göre; TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ incelenmek suretiyle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, alacağın USD cinsi olarak talep edilemeyeceği hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 08/12/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;

08/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacı şirketin 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2024 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2024 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2025 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmamış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının incelenen ticari defterlerinde davalı ile olan hesap hareketlerini 120 01 00070 - Alıcılar hesaplarında takip etmekte olduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.101,73 USD alacağının bulunduğu, davalı şirketin 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2024 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2024 ve 2025 yılları Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının incelenen ticari defterlerinde davacı ile olan hesap hareketlerini 120.01.Ö04 - Alıcılar ve 320.01.Ö06 - Satıcılar hesaplarında takip etmekte olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 8.105,39 USD borcunun bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.101,73 USD alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 8.105,39 USD borcunun bulunduğu, taraf ticari defterlerinin takip tarihi itibari ile birbiri ile davacının davalıdan 8.101,73 USD alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, ticari defter kayıtları Türk Lirası cinsinden tutulması kanunen zorunlu olmakla birlikte gerek davacı gerekse davalının USD cinsinden cari hesap ekstrelerinin takip edildiği, taraf ticari kayıtları, faturalar çerçevesinde taraflar arasındaki ticaretin USD döviz cinsinden yürütüldüğü, bu itibarla davacının alacağının USD döviz cinsinden talep edilebileceği, Neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.101,73 USD talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesi: "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesini içermektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215. Maddesi "1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.

2.a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz." düzenlemesini içermektedir. Bu durumda Türk parası karşılığını göstermek şartıyla yabancı para birimine göre fatura düzenlenmesinde herhangi bir usulsüzlük ve mevzuata aykırılık yoktur.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA-BS formları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yabancı para cinsinden mal/hizmet alım satımına dayalı ticari ilişki kurulduğu, davacı tarafça faturaların TL karşılığı gösterilerek USD cinsinden düzenlendiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 8.101,73 USD alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 8.105,39 USD borcunun bulunduğu, taraf ticari defterlerinin takip tarihi itibari ile birbiri ile davacının davalıdan 8.101,73 USD alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, ticari defter kayıtları Türk Lirası cinsinden tutulması kanunen zorunlu olmakla birlikte gerek davacı gerekse davalının USD cinsinden cari hesap ekstrelerinin takip edildiği, taraf ticari kayıtları, faturalar çerçevesinde taraflar arasındaki ticaretin USD döviz cinsinden yürütüldüğü, bu itibarla davacının alacağının USD döviz cinsinden talep edilebileceği hususlarının tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların USD cinsinden olduğu, takip ve dava konusu olan cari hesap dayanağını teşkil eden faturaların davalı kayıtlarında yer almakla birlikte davalının BA formunda da bildirilmiş olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KABULÜ ile;

Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,

İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 8.101,73-USD'nin icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 20.969,43-TL harçtan peşin alınan 3.707,49-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 1.534,87-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 15.727,07-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 3.707,49-TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 1.534,87-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.857,76-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 8.237,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 49.115,93-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2026 Katip ... ¸¸ Hakim ... ¸¸

Karar Etiketleri
KABULÜNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog