Esas No
E. 2025/1201
Karar No
K. 2026/130
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/1201 Esas
KARAR NO: 2026/130
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/08/2021
KARAR TARİHİ: 13/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 16/02/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacıya karşı Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 19/09/2019 tarihinde zamanaşımına uğramış ve geçersiz bir senetle müteveffa .... tarafından icra takibi başlatıldığını, davacıya ödeme emri ulaşmayıp muhtara tebliğ edildiğini ve bu sebepten itiraz süresinin kaçırıldığını, ... 'ın 17/04/2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye 6 mirasçısı kaldığını, mirasçılık belgesinin dosyaya eklendiğini, borcun ve icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, senette düzenleme tarihinin bulunmadığını, senedin arka kısmında bonoyu mücerretlikten koparıp şarta bağlayan şerh olduğunu, teminat senedi bakımından kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamayacağını, senedin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple senedin delil başlangıcına dönüştüğünü, borca ve ferilerine karşı zamanaşımı definde bulunduğunu, borcu ve fer'ilerini kabul etmediğini, işletilen faizin hukuka aykırı olduğunu, takas def'inde bulunduğunu, davalı tarafın 2010 yılından beri davacıya ait taşınmazda işgalci olarak ecrimisil ödemeden ikamet ettiğini, bu sebeple davacının alacaklı olduğunu ileri sürerek davacının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini, ilgili bononun geçersizliğinin tespitini, açıkça hukuka aykırı takibin %15 teminat mukabili tedbiren tehir edilmesini, takibin iptalini, taraflarına %20 kötü niyet tazminatı ödenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu bononun davalıların murisinin, karşı tarafa "... Mah. ... Sok. No:31 D:2 Başakşehir/İstanbul" adresinde bulunan dairenin satış bedelini şahitler huzurunda elden verdikten sonra tapu devrini garanti altına almak için karşı taraftan alındığını, karşı tarafın daire bedelini eksiksiz ve tam bir şekilde aldığı halde aradan yaklaşık 9,5 yıl geçmesine rağmen tapu devrini gerçekleştirmediği için davalıların murisinin davaya konu icra takibini başlatmak zorunda kaldığını, takibe dayanak bononun vadesi geçtikten sonra davalıların murisi tarafından davacıya ihtar çekilmediğini ve karşı tarafın temerrüde düşürülmediğini, davacının usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra yasal süresi içeresinde faize itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, itirazların yersiz ve mesnetsiz olduğunu savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davalıların murisi tarafından davacı aleyhine yürütülen takip nedeniyle açılmış takibe konu borç bakımından borçlu olunmadığının tespiti davası olduğu talebine ilişkindir. -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas - .... Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda, menfi tespit davası dayanağı "bono" olup, bono TTK'da düzenlendiği gibi uyuşmazlığa konu bononun kambiyo vasfında olup olmadığının değerlendirilmesi ve neticesine göre uygulanacak yasal hükümler ve taraf sorumluluklarının tespitinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle, dosya evveliyatında Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verildiği dikkate alınarak ilk derece mahkemesince karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Dosya kapsamına göre, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden 16/09/2019 tarihinde, davalılar murisi Ramazan Yıldız tarafından davacı aleyhine 31/12/2010 tediye tarihli, 52.000,00 TL bedelli alacaklısı davalılar murisi, borçlusu davacı olan senede dayalı olarak takibe geçildiği, itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, davalılar murisi alacaklının ölümü üzerine mirasçılarının takibi yürüttükleri, takibe dayanak senedin arka yüzünde "Bu senet ... Mah. ... sok. No:31/D.2 satışı karşılığında verilmiştir. Mahallenin ifraz tapusu geçtiğinde daire satışı yapılıp iadesi sağlanacaktır. İptal edilecektir." şeklindeki kaydı içerdiği, davacının açtığı işbu davada takibe dayanak senedin vasfına ilişkin itirazlarını, zamanaşımı, faize ilişkin itirazlarını, taşınmazın davalı tarafın kullanımında olduğundan bahisle takibe konu alacak bakımından borçlu olunmadığının tespiti yönünde talepte bulunduğu görülmektedir. -Davalıların ise davacıya murisleri tarafından taşınmaz satımı konusundaki anlaşma doğrultusunda senede konu bedelin verildiği, devrinin garanti edilmesi için bu senedin davacıdan alındığını, taşınmaz devri yapılmadığından takibe geçildiğini bildirerek davanın reddini talep ettiği görülmektedir. -Takibe konu belge kambiyo senedi vasfında olmayan bir alacağı garanti eden tarafların imzasını taşıyan borç senedi niteliğinde, davacının senedin arkasına yazılı taşınmaz devrini garanti eden bir belge olup, senede konu borcun davacının edimine bağlandığı anlaşılmakla, tarafların delilleri toplanmış olup, imza inkarına uğramayan takibe konu senette davacıya davalılar murisinin yaptığı ödemenin kayda geçtiği, bu bedelin bağlandığı taşınmazın devrinin garanti edilmek üzere düzenlendiği, celbedilen kayıtlar, taraf beyanlarına göre, senedin garanti ettiği taşınmaz devrinin yerine getirildiğinin iddia edilmediği, aksinin sabit olduğu, dolayısıyla davacının senede konu edimini yerine getirmediği, senetteki bedel miktarınca da sebepsiz zenginleştiği, vade tarihinde borcun muaccel sayılması gerektiği, bu tarihten itibaren alacaklının faiz talep edebileceği, takip dosyasında bunun yasal faiz miktarından talep edildiği, takip tarihi itibariyle zaman aşımının sözkonusu olmadığı, muaccel, belirli, takası mümkün bir davacı alacağı sözkonusu olmadığından bu yöndeki talebe değer verilmeyerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİ ile;

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.106,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.374,40-TL harcın davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan 64,05 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog