10. Hukuk Dairesi 2025/8892 E. , 2025/15982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 29. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Yönetimi Anonim Şirketine ait alışveriş merkezinde diğer davalıya kayıtlı biçimde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, işyerinde 23.12.2015 tarihinde bir ziyaretçinin çarpması sonucunda sağ omuzundan yaralanmak suretiyle, 06.01.2019 tarihinde ise bir ziyaretçi tarafından darp edilmesi üzerine sol omuzundan yaralandığını; iki ayrı iş kazasının gerçekleşmesinde de işverenlerin kusurlu olduğunu beyanla 100,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve beyan ettiği kazada müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz bir davranışı neticesinde meydana gelmediğini, dava konusu olayda müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının bulunmadığını, davacı asilin kendi dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket etmesi sonucunda somut olayın meydana geldiğini, müvekkili şirket iyi niyetli bir işveren olarak alışveriş merkezi projesinde görev alan davacıyı geçirmiş olduğu kaza sonrasında mevcut sağlık durumuna göre çalıştırmak istemiş ancak davacının kabul etmemesi üzerine özel güvenlik görevlisi olarak çalışabileceğine dair tam teşekküllü hastaneden rapor getirmesi talep edilmiş, ancak davacının raporu getirmemesi ve sağlık durumuna uygun görevlendirileceği proje olmaması nedeniyle iş akdinin tazminatları ödenerek geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğini, davacının amacının sebepsiz zenginleşmek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının yaralanmasında müvekkili veya diğer davalının iş güvenliği kurallarını yerine getirmemesinden kaynaklanmadığını, aksine üçüncü kişi konumunda olan kişiler tarafından gerçekleştirildiğinden ortada bir iş kazasından söz edilemeyeceğini, davacının varsa zararını müvekkilinden değil bizzat kendisini yaralayan üçüncü kişilerden haksız fiil hükümlerine istinaden genel hükümlere göre açacağı dava ile talep etmesi gerektiğinden müvekkilinin iş bu davada pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının kemik hassasiyeti ve kemik hastalığının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, isteme konu tazminatların zamanaşımına uğradığını, dava konusu yaralanmada davacının ve üçüncü kişi konumunda olan kişi/kişilerin kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..tarafların iddia ve savunmaları, alınan kusur raporları, toplanan deliler ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların alınan her iki kusur raporunda da kusurlarının bulunmadığı, kusurun davacıya çarpan 3. Kişilerin olduğu, kusursuz sorumlulukta olduğu gibi kusur sorumluluğunda da illiyet bağının mücbir sebep,zarar görenin ve üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle kesilebileceği, uygun illiyet bağının kesildiğinin ispatı halinde işverenin hukuki sorumluluğuna gidilemeyeceği, somut olayda da 3. Kişinin tam ve ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği anlaşılmakla, davacının kusursuz olan davalılardan davaya konu maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacak olması nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,." karar vermiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı için 100,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminat talebimiz bulunmaktadır. Ancak Mahkeme tarafından "3. kişinin tam ve ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği" gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Alınan kusur raporlarına karşı itirazlarımızda da belirtildiği üzere davalı işverenliğin iş kazasının meydana gelmesinde ve sonrasında ağır kusuru bulunmaktadır. Tüm bunların yanında davalılar lehine maddi tazminat için 9.200,00 TL ve manevi tazminat için 9.200,00 TL red vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak dava dilekçemizde de görüleceği üzere maddi tazminat olarak 100,00 TL talep etmiştik. Bu miktar üzerinden red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Ayrıca manevi tazminat yönünden de red vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte denilerek temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi, "(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlemesine yer vermektedir. Maddi tazminatın kabul ve reddi yönünden vekalet ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanacağı, davanın reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek nispi vekalet ücretinin talep edilen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. İstinafa konu olayda, davalı vekili lehine maddi tazminatın reddedilen yani talep edilen miktar olan 100,00 TL üzerinden nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında 3. maddenin "3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat için belirlenen 9.200 TL ile, tarifenin 10. Maddesi gereğince manevi tazminat için belirlenen 9.200 TL olmak üzere toplam 18.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," ibaresinin hükümden tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat için belirlenen 100,00 TL ile, tarifenin 10. Maddesi gereğince manevi tazminat için belirlenen 9.200 TL olmak üzere toplam 9.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, " ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.