10. Hukuk Dairesi 2025/11125 E. , 2025/15984 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... ... Ltd. Şti.’de 01.12.2000 tarihinde makinacı olarak çalışmaya başladığını, iş yerinin daha sonra davalı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’ye devredildiğini, 09.05.2005 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, en son aylık net 600 TL ücret aldığını, davalı işverenler tarafından çalışmalarının Kuruma bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek, davacının 01.12.2000–09.05.2005 tarihleri arasında davalı iş yerlerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde çalışmasının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü iddialarında davalı Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının davalı Kurum kayıtlarına eş değer nitelikte kayıtlarla iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacının iddialarında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.03.2013 tarih ve 2010/265 - 2013/131 E.K Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire kararı ile .. Mahkemece, kısa kararda, "Davanın bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere göre kabulüne," denilmek suretiyle, usul ve kanuna uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı anlaşılmaktadır. Ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut değildir. Kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir, şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 11.04.2019 tarih ve 2016/48 - 2019/96 E.K.
sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 11.02.2021 tarih ve 2020/11767 - 2021/1542 E.K. sayılı kararı ile "... Somut olayda; hakkındaki davada hüküm kurulan davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şirketinin 07.07.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 14.04.2025 tarih ve 2024/117 - 2025/192 E.K.
sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, bordro tanıklarının beyanları ve denetime açık bilirkişi raporu doğrultusunda ;
1.Davacının davasının kabulüne,
a)Davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı ... sicil numaralı iş yerinden;
01.12.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 5,00 TL kazançla
01.01.2001-31.03.2001 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 5,00 TL kazançla
01.04.2001-30.06.2001 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 7,00 TL kazançla
01.07.2001-31.07.2001 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 7,00 TL kazançla
01.08.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 7,00 TL kazançla
01.01.2002-31.03.2002 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 7,40 TL kazançla
01.04.2002-30.06.2002 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 9,26 TL kazançla
01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 10,92 TL kazançla
01.01.2003-31.03.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 10,92 TL kazançla
01.04.2003-30.06.2003 tarihleri arasında 90 gün ve günlük 13,10 TL kazançla
01.07.2003-31.07.2003 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 15,27 TL kazançla 960 gün,
b)Davalı ... ... Tekstil Tic. A.Ş. unvanlı ... sicil numaralı iş yerinden;
01.08.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 150 gün ve günlük 15,27 TL kazançla
01.01.2004-30.06.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 18,32 TL kazançla
01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 14,81 TL kazançla
01.01.2005-09.05.2005 tarihleri arasında 129 gün ve günlük 16,29 TL kazançla 649 gün olmak üzere, toplam 1.599 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 1599 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eylemli çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, Kurum resmi kayıtları esasken tanık beyanları ile hüküm kurulamayacağını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.