10. Hukuk Dairesi 2025/9827 E. , 2025/15987 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ... Kuaförü isimli iş yerinde 01.04.2013-01.11.20 13... .07.2015-17.09.2017 tarihleri arasında berber olarak çalıştığını, ancak sigorta bildiriminin yatırılmadığını ileri sürerek, anılan tarih aralıklarındaki çalışmalarının tespitini istemiş; 16.07.2018 tarihli dilekçesi ile davacının düzenli bir ücretinin olmadığını, kuaförde yaptığı işlerin yarısının kendisine yarısının işverene ait olacak şekilde ücret aldığını, bunun da aylık 3.500-4.000 TL’ye denk geldiğini, davacının yaptığı işlerden gelen paranın % 50’si kendisinde kalırken, gerisinin ise işveren ... hesabına yatırıldığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı ile davalı arasında iş akdi bulunmadığını, 10.02.2016 tarihinde kar ortaklığına ilişkin taraflar arasında adi sözleşme imzalandığını bu sebeple davanın görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, imzalanan sözleşme gereği % 50 kar ortağı olarak davacının iş yerinde faaliyet gösterdiğini, vergi kaydı alması gerekirken almadığını, iş akdinin unsurları olan bağımlılık ve ücret koşullarının gerçekleşmediğini, sosyal medya paylaşımlarında "kendi işimin patronuyum" gibi ifadeleri kullandığını, çalışan olmaması sebebiyle işyeri dosyası bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarih ve 2018/172 E. - 2020/106 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicilli iş yerinde 01.07.2015-17.09.2017 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, artan kısma ilişkin isteğinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2022 tarih ve 2020/1146 E. - 2022/240 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile ... kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, Mahkemece yapılması gereken işin, talep konusu her iki dönem yönünden tüm bordrolar Kurumdan getirtilmeli, kayıtlı tanıkların ifadeleri alınmalı, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, vergi dairesi aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine ihtilaf konusu dönemde komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları tespit edilip davacının fiili çalışmasına yönelik bilgi ve görgülerine başvurulmalı, taraflar arasında imzalanan 10.02.2016 tarihli özel sözleşme değerlendirilmeli, davacının sözleşme öncesi ve sonrasındaki çalışmasının hizmet akdine dayanan bir işçi-işveren ilişkisi mi, yoksa ortaklığa dayanan ticaret ilişkisi mi olduğu hususu tartışılmalı, bu bağlamda hizmet akdinin gereklerinden olan bağımlılık unsurunun davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği etraflıca tanık beyanları ile ortaya konulmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalışması ve çalışmanın şekli tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2025 tarih ve 2022/275 E. - 2025/161 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, ... 13. İş Mahkemesinin 2023/406 E. sayılı dosyasında davalı asilin, davacı ve iş yeri ile ilgili verdiği beyanlar dikkate alındığında, iş yerinin davalıya ait olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisinden kaynaklandığı, bağımlılık unsurunun gerçekleştiği, davalının iş yerinde bulunmamasının sonucu değiştirmeyeceği, işveren vekili olarak ... ya da ...’ın davalıyı temsil ettiği, ücret konusunda da herkesin kendi yaptığı işin tutarının yarısını aldığı, iş yerinin kira ve tüm masraflarının ise davalı tarafından karşılandığı, aralarında imzalanan sözleşmenin sonucu değiştirmeyeceği, ortaklığa dayanan bir ilişki bulunmadığı, ortaklık olsaydı diğer işçiler bakımından da davacının işveren olarak sorumluluğunun bulunmasının gerekeceği, dinlenen hiçbir tanığın bu kapsamda davacının işveren sıfatın haiz olduğuna dair beyanları bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalıya ait ... sicilli iş yerinde 01.07.2015-17.09.2017 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, artan kısma ilişkin isteğinin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarında hizmet akdinin unsurlarının gerçekleşmediğinin görüldüğünü, çalışma olgusunun tam olarak ortaya konulamadığını, davalı ve davalı arasında kar ortaklığına ilişkin adi sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşme gereği %50 kar ortağı olarak davacının iş yerinde faaliyet gösterdiğini, vergi kaydı alması gerekirken almadığını, davacının talep konusu edilen dönemde yeşil kartlı olup olmadığının ve belediyeden yardım alıp almadığının araştırılmadığını, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, çalışma olgusunun ispatlanamadığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.