DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/626 E. , 2024/3395 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.... Bakanlığı
3.... Bakanlığı
4.... Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 22/05/2023 tarih ve E:2022/3076, K:2023/2728 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli Bağcılar Belediye Başkanlığında taşeron şirket işçisi olarak görev yapmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 24. madde uyarınca işçi statüsüne geçirilmiş olan davacının, güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle iş akdinin feshine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağını teşkil eden ve 01/01/2018 tarih ve 30288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esasların 32. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2., 13., 20., 38/4. ve 70. maddelerine aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine itiraz yolu ile başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 22/05/2023 tarih ve E:2022/3076, K:2023/2728 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına;
14.maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları ile 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yer verildikten sonra,
Uyuşmazlık konusu olayda; İstanbul İli, Bağcılar Belediye Başkanlığında, taşeron şirket işçisi olarak çalışmakta iken 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi uyarınca işçi statüsüne geçirilmiş olan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı bireysel/ uygulama işleminin aynı tarihte davacıya tebliğ edilmesi üzerine, 02/04/2019 tarihinde Danıştay evrak kaydına giren dava dilekçesi ile bireysel işlemle birlikte dayanağı olduğu ileri sürülen düzenleyici işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı, Bu durumda; davacı tarafından, bireysel işlemin tebliğ tarihi olan 13/07/2018 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde en son 11/09/2018 tarihinde bireysel işlem ile birlikte bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemiyle dava açılması gerekirken, bu süre geçildikten sonra, 02/04/2019 tarihinde Danıştay evrak kaydına giren dilekçe ile açılan bu davanın esasının, kararda anılan Kanun maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yargılama sırasında verilen dilekçe red kararı ile süre aşımı yönünden ihsası reyde bulunan 2 heyet üyesinin yenilenen dosyada heyete katılmasının usule ve hukuka aykırı olduğu; Daire tarafından verilen "dilekçe ret" kararı ile işlemler arasındaki bağın koparıldığı; maddi hukuk yönünden bir gerekçe ile sebep/sonuç bağını koparamayan Dairenin, bu nedenle süre aşımı gerekçesine dayandığı; 05/03/2019 tarihli ve 13/07/2018 tarihli iki farklı uygulama işlemi olduğu halde sanki sadece 13/07/2018 tarihli uygulama işlemi varmışcasına süre hususunun değerlendirildiği; görevine devamının sağlanması talebiyle yaptığı 04/03/2019 tarihli başvurunun ve bunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bağcılar Belediye Başkanlığı'nın işleminin süresinde dava konusu edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği; Anayasaya aykırılık itirazına konu edilen 657 sayılı Kanunun 48/8. maddesinin, davanın devamı sırasında Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile iptal edildiği; bu durumda, iptal kararının gerekçesinde belirtilen anayasaya aykırılık nedenlerinin, iptal edilmiş kanuna göre tesis edilen ve ... İdare Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyasına konu ... tarih ve ... sayılı işlemin süregelen Anayasal hakların ihlaline ilişkin İYUK md. 10 başvurusu olduğunun açık göstergesi olduğu; aksi bir yorum durumunda; 13/07/2018 tarihli fesih işlemine karşı dava açmadığından, bu işleme dayanak Tebliğ de dahil olmak üzere, dayanak kanun Anayasa'ya aykırı bulunsa dahi, ömrünün sonuna kadar göreve başlatılmak konusunda talepte bulunamayacağının ve hayatının sonuna kadar süre aşımı nedeniyle Anayasa'ya aykırılığı açık olan dava konusu işlemi yargı önüne taşıyamayacağı anlamına geldiği; davanın devamı sırasında verilen Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı açıkça aynı konuya ilişkin uygulamanın "Anayasal hak ihlali sonucu" doğurduğunu da gösterdiği; dava konusu hususun, çalışma özgürlüğü ve kamu görevine girme hakkı ile maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına ilişkin olduğu; buna ilişkin, Anayasa Mahkemesi'nin 27/02/2019 tarih ve 2014/7256 sayılı Fatih Saraman kararının da yeni bir hukuki duruma yol açtığı; göreve iade talebi ile yaptığı 04/03/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin İYUK md. 10 kapsamında yapıldığı, idari yargının yerleşik uygulamasının bu yönde olduğu; dava konusu edilen Tebliğin, ... tarih ve ... sayılı işlemin dayanağını teşkil ettiği, davanın bu işleme karşı süresinde açıldığının tartışmasız olduğu; bu nedenle, İYUK md. 7/4 kapsamında, ... İdare Mahkemesi'nin...
E. Sayılı dosyasına konu ...
tarih ve ... sayılı işlemin dayanağı olan dava konusu Tebliğe karşı davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği; dava konusu bireysel işlemin, temel hak ve özgürlüğünü ihlal ettiğinden ve süre gelen hak ihlali nedeniyle süre aşımı olmayacağının Danıştay içtihadı olduğu; 13/07/2018 tarihli fesih işlemi incelendiğinde, davalı idarece müvekkile dava ve itiraz yolu ile dava açma süresi hakkında bilgi verilmediği ve bu belirsizlik nedeniyle, ilk olarak, feshi yapan davalı Belediye iştiraki ... A.Ş'nin şirket oluşundan bahisle, idari dava açmasının mümkün olmadığını değerlendirdiği ve adli yargıda süreci başlattığı ve iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk sürecine başladığı; feshin davalı İdare iştiraki ... A.Ş. tarafından yapıldığı, bu kurumun bir şirket olduğu, taraflar arasındaki hususun bir iş ilişkisi olduğu göz önüne alındığında, makul bir zeminde yanılan ve bu yanılma dava konusu işlemde başvuru yolu ve süresi gösterilmediğinden kaynaklandığından, yapılan hatanın sorumluluğunun Anayasa md. 40 kapsamında açıkça idareye yüklenmişken, süre aşımından red kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı; İYUK hükümlerine göre ilk incelemenin, tebligat ve YD ara kararı yapılmadan dosya üzerinden yapılması gerektiği ancak dosya münderecatı ilk inceleme konularında karar vermeyi mümkün kılmıyorsa savunmanın alınması gerektiği; eldeki olayda dosya münderecatının ilk incelemeyi yapmaya (hatta esastan karar vermeye dahi) elverişli olduğu konusunda hiçbir kuşku bulunmadığı; bu kapsamda, ilk inceleme yapılmadan idarenin savunmasının alınmasının usule aykırı olduğu, bu usulsüzlük nedeniyle aleyhine hükmedilen vekalet ücretini kabule olanak bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idarelerden Bağcılar Belediye Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idarelerden Hazine ve Maiye Bakanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımından reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 22/05/2023 tarih ve E:2022/3076, K:2023/2728 sayılı kararının ONANMASINA,
3.. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.