7. Hukuk Dairesi 2025/5317 E. , 2025/5487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; paydaşı oldukları 9 42... parsel sayılı taşınmaza bina inşa etmek istediklerini ancak davalıların murisi tarafından komşu taşınmaza inşa edilen yapının taşınmaza tecavüzlü olmasından dolayı ruhsat alamadıklarını ileri sürerek, davalıların el atmalarının önlenmesine ve yapının yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; murisleri tarafından inşa edilen yapının olduğu taşınmazda tapu tahsis belgesi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.12.2014 tarihli ve 2013/652 Esas, 2014/438 Karar sayılı kararıyla; müdahalenin keşfen sabit olduğu gerekçesiyle bir kısım davalılar yönünden davanın kabulü ile el atmalarının önlenmesine, yapının taşan kısmının yıkılmasına, davalı ...'ye yönelik el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 18.12.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2019 tarihli ve 2018/3117 Esas, 2019/5747 Karar sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu taşkınlığın imar uygulaması ile oluşup oluşmadığının saptanması, beyanlar hanesindeki şerhlerin dava konusu yapıya ait olup olmadığının tespit edilmesi, şerhin taşkın yapıya ait olduğunun belirlenmesi halinde imar uygulamasından önce yapıldığı ve tapu tahsis belgesi de gözetilerek davacılara yapı değerinin depo edilmesi için önel verilmesi, depo edildiği takdirde davanın kabulüne karar verilmesi, edilmediği takdirde davanın reddedilmesi, şerhin yapıya ait olmadığının saptanması halinde sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği açıklanarak bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.05.2022 tarihli ve 2019/270 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile; davalıların kullandıkları bina ile ilgili olarak gerek tapu kaydında, gerekse imardan sonraki parselasyonda herhangi bir bilgi bulunmadığı, imardan önce aynı parsel üzerinde pek çok bina bulunduğu, kimin hangi alanı kullandığının sınırlandırılmaması nedeni ile herhangi bir tecavüzden bahsedilemeyeceği, ancak parselasyon yapılıp 7 numaralı parselin sınırlarının çizilmesinden sonra davalıların kullandığı binanın 7 numaralı parsele tecavüzlü duruma geldiği, tecavüzlü alanın 2,17 m² olduğu, tapu kayıtlarındaki şerhler hanesinde davalıların binası ile ilgili bir beyan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 17.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 22.02.2023 tarihli ve 2022/5747 Esas, 2023/1071 Karar sayılı ilamı ile; bozma sonrasında alınan 18.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaza, davalılara ait binanın 2,17 m² tecavüzlü olduğu, oluşan taşkınlığın imar uygulaması neticesinde meydana geldiği, davalıların iradesi dışında idari işleme dayalı olarak taşkınlığın oluştuğu gözetilerek, tecavüzlü yapının bedelinin hesaplanarak ilgili bedelin depo edilmesi için süre verilmesi, depo edildiği takdirde davanın kabulüne karar verilmesi, depo edilmediği takdirde davanın reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.06.2024 tarihli kararı ile;
işgalli alanın rayiç bedeli davacı tarafça depo edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
D. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 18.11.2024 tarihli ve 2024/3906 Esas, 2024/5043 Karar sayılı ilamı ile; müdahale edilen taşınmaza ait bilgiler (taşınmazın bulunduğu il-ilçe-mahalle ya da köy ile taşınmazı ayırmaya yarar ada parsel numarası) hükümde açık şekilde gösterilmediği gibi, dosyada birden fazla bilirkişi raporu olduğu halde kâl konusunda hükme hangi bilirkişi raporunun esas alındığının açıklanmadığı ve bu haliyle hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 9 42... parsel numaralı 125,26 m² yüzölçümlü davacıların müşterek malik olduğu taşınmaza, Dairemizin 2023/2522 Esas, 2023/3170 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda; yapılan yargılamada bozmaya uygun olarak bilirkişi Prof. Dr. ... ... tarafından hazırlanan 06.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre rapora ekli krokide a harfi ile gösterilen 2,17 m² yüzölçümlü alana davalılardan ..., ... ve ...'a ait 1 parsel 5 kapı numaralı binanın tecavüzlü olduğu sabit olduğundan işbu davalılar yönünden davanın kabulüne, işbu davalıların dava konusu taşınmaza vaki müdahalelerinin men'ine, rapora ekli krokide gösterilen 2,17 m²'lik kısmın kâl'ine, 06.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporu ve rapora ekli krokinin kararın tamamlayıcısı sayılmasına, davalı ... yönünden tecavüz eden binada diğer davalılar ile birlikte oturduğu için davacılara ait tapu kaydı yukarıda yazılı 7 numaralı parsele vaki müdahalesinin men'ine, bu parsel yönünden men'i müdahale talebinin kabulüne, yukarıda yazılı rapora ekli krokide a harfi ile gösterilen 2,17 m²'lik yüzölçümlü alana müdahalesinin men'ine, kâl yönünden davalı ...’in tecavüzlü taşınmazda hissesi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1.Mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Son bozma öncesi verilen kararda taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluştuğu anlaşılmakla davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği halde son karar ile usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek davalılar aleyhine vekalet ücretine karar verildiğini, davalıların sebep olmadığı bir durum nedeniyle (ki bu durum bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir) vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını,
3.Davalı ... hakkında, bir önceki kararda husumet yönünden davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay tarafından bu davalı için bir bozma kararı verilmediği halde, bu defa Mahkemece adı geçen davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini ve haksız yere vekalet ücreti ile sorumlu tutulduğunu,
4.İlk bozma kararına uyulması ile davalılar lehine kazanılmış hak oluştuğunu,
5.İmar uygulamasından önce tarafların kullandıkları alanın belli olmaması nedeniyle bir tecavüzden söz edilemeyeceğini, tapu kayıtlarındaki şerhler hanesinde davalıların binası ile ilgili bir beyan bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
2.Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; davalı ...’in dava konusu taşınmazı kullanması nedeniyle hakkında el atmanın önlenmesine dair karar verilmesi doğru ise de; davalı taşınmazında paydaş olmadığından, kâl talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhine ve yeri olmayacak olacak şekilde adı geçen davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Dava konusu uyuşmazlıkta oluşan taşkınlık imar uygulaması sonucu meydana geldiğinden, davalılara taşkınlık nedeni ile atfedilecek bir kusur bulunmamaktadır. O halde davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulup aleyhlerine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
4.Davacılardan ..., 2021 yılında payını diğer davacı...San. ve .... Ltd. Şti’ye devrettiğinden, davacı ...’un karar başlığında gösterilmesi ve lehine hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün tüm bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.