Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Ceza Dairesi         2024/6230 E.  ,  2025/12105 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

2. ... 63. Asliye Ceza Mahkemesi

2. 01.12.2022

SAYISI: 1. 2020/349 E., 2021/1005 K.

2.2022/214 E., 2022/801 K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 11.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. ...

63.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 09.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/20036 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2021 tarihli ve 2020/349 esas, 2021/1005 sayılı kararı yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği,

Dolayısıyla incelemeye konu Mahkeme dosyalarına konu suçlar bakımından, her ikisini de kapsayacak şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu suçların ayrı ayrı yargılama konusu olamayacağı anlaşılmakla, kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. ... 4.

Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/1005 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1.Şüpheli hakkında, 26.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2019 tarihli ve 2018/10885 Soruşturma, 2019/280 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2.Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 13.12.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2020 tarihli ve 2018/10885 Soruşturma, 2020/2245 Esas, 2020/1730 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

3....

4.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.12.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan,5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

B. ... 63.

Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/801 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1.Şüpheli hakkında, 23.02.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2022 tarihli ve 2021/259110 Soruşturma, 2022/14523 Esas, 2022/9630 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2.Şüpheli hakkında, 14.10.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve 2022/17239 Soruşturma, 2022/18237 Esas ve 2022/12264 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, ...

44.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/605 Karar sayılı kararı ile ...

63.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/214 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,

3.Yapılan yargılama sonucunda; ... 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/801 Karar sayılı kanun yararına bozma istemine konu kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre,

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 13.12.2019 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden ya da 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine ve doğrudan kamu davasına konu edilen 23.02.20 21... .10.2021 tarihli eylemler yönünden 5271 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulu da sağlanmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından;

Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden incelemeye konu dosyalar kapsamında ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... 4.

Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/1005 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

C. ... 63.

Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog