T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; Davalı ...'ün İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden lehtarı davalı ..., borçlusu davacı ... olan 11.01.2013 tanzim ve 15.06.2013 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bir adet bonoyu takibe koyduğunu, müvekkilinin buna itiraz ettiğini, söz konusu bononun müvekkili tarafından banka işlemleri için talimat olarak kullanılması üzere evvelce vermiş olduğu boş bir kağıdın müvekkilin kağıdı verme amacı hilafına aslen borçlu olmadığı halde onu borçlu gösterecek şekilde 250.000,00 TL bedelli olarak doldurarak takibe koyduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun ve ticari ilişkisinin olmadığından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, dava konusu bononun iptaline, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinin kambiyo senedine bağlı olarak açıldığını, davacının takip konusu senedin açığa imza atmak sureti ile davacıya bağlamadığını savunmuş ise de böyle bir belgenin aksini ancak yazılı bir delille kanıtlamak yükümü altında olduğundan davacının iddiasını senetle ispat kuralı gereği ancak yazılı belge ile kanıtlama olanağı olduğunu, kural olarak beyaza imza konularak düzenlenen ve borç doğuran belgelerin itimadi bir işlem olduğunu, imzalayan kişinin böyle bir belgenin aksini ancak yazılı bir delille kanıtlamak yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davacının soyut bir iddiasından öteye geçemeyerek inandırıcı delil ile destekleyemediğini, davacı tarafından senet ile ilgili yapılan şikayeti üzerine İzmir C.Başsavcılığının ... soruşturma ... kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı tarafından açılan İzmir ... İcra hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar borca itiraz davasında da borca itiraz davasının reddine karar verildiğinden davanın reddine, müvekil şirket lehine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında icra takibine konu 11.01.2013 düzenleme ve 15.06.2013 ödeme tarihli 250.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava, davacının 11.01.2013 düzenleme tarihli, 15.06.2013 vade tarihli ve 250.000,00-TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine yöneliktir. DELİLLER; senet, icra dosyası,bilirkişi raporu ve dosya kapsamı.
İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde ; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 250.000,00-TL asıl alacak olmak üzere toplam 286.616,44 TL üzerinden (örnek no:1 ve 10) kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığı , takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davaya dayanak senetteki imzanın başka bir belgeden aktarılıp aktarılmadığının belirlenmesi bakımından Adli Tıp Kurumundan 26.02.2018 tarihli alınan raporda özetle; "inceleme konusu belgenin bilgisayar ve ekipmanınca düzenlemiş olduğu, senet metin yazısı ile ödeyecek olan bölümündeki yazılar arasında mutad dışı mesafe olduğu, ancak mevcut bulgularla imzadan yararlanılarak oluşturulup oluşturulmadığı hususunda bir tespite gidilemediği"'nin bildirildiği görülmüştür.
Davacı taraf açıkca yemin deliline de dayanmamıştır. Kanunda aksi bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Somut olayda ispat külfeti davacı taraftadır.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya banka işlemleri için daha önce vermiş olduğu imzalı boş bir kağıtın davalı tarafından 250.000,00 TL bedelli bono haline getirildiğini ileri sürmüş ise de; imzalı boş kağıdın senet haline dönüştürülmesine karşı borçlu tarafından ileri sürülen hususların senet ile ispatı gerekmektedir. İmzalı boş kağıdı alacaklıya veren borçlu diğer tarafa güvenmiştir. Bu güvene dayanarak rızası ile imzalı boş kağıdı veren kimse muhtemel tehlikelere ve onun hukuki sonuçlarına katlanmalı ve senede karşı savunmasını yazılı deliller ile ispat etmelidir.
Davacı taraf davaya dayanak bononun talimata aykırı olarak bono haline getirildiğini yasal deliller ile kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Öte yandan, icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.Açılan davanın REDDİNE,
2.Takip durmadığından davalı tarafın % 20 tazminat talebinin REDDİNE,
3.Davacı taraftan peşin yatırılan 4.894,70 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile artan 4.858,80 TL harcın karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya ödenmesine ,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi 23.146,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6.Kararın kesinleşmesinden sonra kalan avansın davacı tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili hazır olduğu halde verilen kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf - temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi . 29/05/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)