Esas No
E. 2024/600
Karar No
K. 2026/113
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/600 Esas
KARAR NO: 2026/113
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin),
DAVA TARİHİ: 27/06/2024
KARAR TARİHİ: 29/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin), Mülkiyet (Tespit İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davacılar ... ve oğlu ...,... vergi nolu ...nin%67 oranında hisseye sahip ortakları olduğunu, Şubat 2023 tarihinde müvekkiller ... ve oğlu ..., uzun zamandır ailecek tanıdıkları ve aralarında güven ilişki olan ... ve kardeşi ... ile bir araya gelerek inşaat sektöründe iş yapmak üzere anlaştıklarını, u anlaşmadan sonra ..., tanıdığı emlakçılar vasıtasıyla ... ilçesinde bir taşınmaz bulduğunu müvekkil ...'ye söylediğini ve müvekkil de uygun görmesiyle bu taşınmazı almaya karar verdiğini, davalı ..., müvekkil ...'ye bulduğu Tekirdağ İli ... İlçesi ... Mah. ... ada 16 nolu parselde kayıtlı taşınmazın alım bedelinin 1.600.000,00 TL, tapu masraflarının 4.000 TL ve emlakçı komisyonunu ise 32.000 TL olduğunu belirterek toplam 1.636.000,00 TL ödemenin kardeşi ...'ın ... Bankası hesabına göndermesini ... bildirdiğini, Taşınmazın emlakçıdan alımı ve tapuda devir işlemlerinin tümü davalı ... tarafından yapıldığını, Müvekkiller ve davalı ... arasında henüz resmi bir ortaklık ve şirket olmadığından arsanın ...'ın adına alınacağı daha sonra şirkete devredileceği hususunda mutabık kaldıklarını,23.03.2023 tarih 2023/01 sayılı Genel Kurul Kararıyla şirketin 100 hisselik payın 34 hissesi müvekkil ...'ye ve 33 hissesi ise ...'a devredilerek .... şirketin üzerinden resmi ortaklık sağlandığını, yine aynı tarihli genel kurul kararı ile ortaklık kapsamında inşaat işlerinin yapılabilmesi için şirketin faaliyet alanı genişletilmiş ve unvanı değiştirilerek yeni unvanı ... olarak değiştirildiğini, Ayrıca her üç ortak da aynı zamanda münferiden temsile yetkili olarak şirket müdürlüğüne atandığını, ... ticari kazanç amacıyla için ... marka, 2015 model, ... Şaşi nolu, .... Motor nolu ve ... plaka sayılı lastik tekerlekli kepçeyi 2.375.000 TL'ye ...'dan satın alıp belli bir süre sonra geri almak kaydıyla şirket adına tescil ettiğini, bu araç gerçekte müvekkile ait olduğundan bedelinin tamamı da müvekkil tarafından ödendiğini, Müvekkil ... 2023 yılının Kasım ayında Ağrı Patnos ilçesinden satın aldığı kepçeyi gelir kazanmak amacıyla tır ile şirket bünyesinde iş yapması için İstanbul'a davalılar ... ve ...'a gönderdiğini, Müvekkil ... kendisine ait olan ... marka kepçeyi satmak için kendi hesabından ve kendi telefon numarasının kayıtlı olduğu .... hesabından .... ilan numarasıyla ilan verdiğini, İlanı görüp aracı inceleyip satın almak isteyen müşteriler her gittiğinde davalılar her seferinde "anahtar yok, bizden başkası kepçenin yerini bulamaz" vb. gibi bahanelerle aracı göstermediğini, Müvekkil kepçeyi satmak istediğinde çeşitli bahanelerle müvekkili sürekli oyaladıklarını, müvekkil ..., 24.06.2024 tarihinde İstanbul Ticaret Odasına giderek ortağı olduğu şirketin ... tarihli Ticari Sicil Gazetesindeki ilanının dayanak belgesi olan 13.06.2023 tarihli Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri belgesini incelediğinde toplantı tutanağına kendisi ve oğlu ... yerine sahte imza atarak sahte belgeyle müdürlükten azledildiğini öğrendiğini, toplantı tutanağında müvekkiller yerine atılan imzaların sahte olduğu açıkça anlaşılmadığını, Bu dilekçenin ekinde yer alan müvekkil ...'ye ait imza sirkülerindeki imza örnekleri ve tutanaktaki imzaların aynı olmadığı rahatlıkla anlaşılmadığını, Yine müvekkil ..., İstanbul Ticaret Odasından edindiği başka bir bilgide de ... plaka sayılı ... marka kepçenin davalı ...'ın kendi adına satış yaparak mülkiyetine geçirdiğini öğrendiğini, Davalıların burada da muvazaalı ve müvekkillerden mal kaçırmak amacıyla taşınmazı amcaları adına tescil ettiği anlaşılmadığını, sahte imza ve belge ile müvekkilleri müdürlük görevinden azlederek kendilerini müdür olarak atamış olduklarını, Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mah, ... ada, 16 parselde kayıtlı taşınmazın 3. kişilere muvazaalı bir şekilde satışının ve devrinin önlemesi için tedbir konulmasına, Şirketin müteahhitlik belgesiyle yukarıdaki taşınmaza ilişkin iş ve işlemlerinin yapılmasının tedbiren durdurulmasına ve bu hususta ... Belediyesine müzekkere yazılarak Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mah, ... ada, 16 parselde kayıtlı taşınmazda 31.05.2023 tarih ve ... ruhsat nolu Yapı Ruhsat Belgesi ve 07.05.2024 tarih ve .... ruhsat nolu Yapı Ruhsat Belgesiyle yapılan yapıya ilişkin iş ve işlemlerinin davalılar tarafından yerine getirilemeyeceğinin bildirilmesine, İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı ... marka, 2015 model, ... Şaşi nolu, ... Motor nolu ve ... plaka sayılı aracın 3. kişilere muvazaalı bir şekilde satışının ve devrinin önlemesi için tedbir konulmasına, ve araca zarar verilmesinin ve gizlenmesinin önlenmesi özellikle de kepçe gelirlerinin uhdelerine almamaları için yakalamaya ilişkin tedbir de konularak aracın Yediemine çektirilmesine, Davalı ... adına kayıtlı ... plakalı 2018 model .... aracın 3. kişilere muvazaalı bir şekilde satışının ve devrinin önlemesi için tedbir konulmasına, ve araca zarar verilmesinin ve gizlenmesinin önlenmesi için yakalamaya ilişkin tedbir de konularak aracın Yediemine çektirilmesine, ... şirketine ait ... Bankası ... IBAN nolu, ... Bankası ... IBAN nolu hesaplara ve varsa başka bankalardaki hesaplarına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.

Bir Kısım Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve ... ... vergi nolu ...nde %33 oranında hisseye sahip ortakları olduğunu, davacıların üzerine düşen edimleri yerine getirdiklerini, ... ve ... kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhitlik yaptığını, davalı müvekkiller ... ve ...'ın ...'a borçları olması nedeni ile inşaatın yapımına katkı sunmuş olup bu şekilde borçlarını ödediklerini, tedbir istenen dava konusu Tekirdağ ilinde bulunan taşınmazın alımına ilişkin her ne kadar davacı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin dekont sunulmuş ise de müvekkiller ..., ... ve akrabası olan ...'ın hesabından davalı ...'ye gönderilen para transferleri incelendiği zaman taşınmaz alımına ilişkin gönderildiği iddia edilen paraların iade edildiğini, toplantının gerçekleştiği gün davacı asil ... orada olup imzayı kendi adına attığını, yurt dışında bulunan oğlu diğer davacı ... yerine de imzayı kendisinin attığını, davacılara ve söz konusu şirketlere müvekkilleri ve müvekkillerinin akrabası tarafından gönderilen paralar karşılıklı olarak hesaplandığında davacıların müvekkillerine borçlu kaldıklarını, bunun üzerine davacıların şirketteki hisselerine düşen pay karşılığı olarak söz konusu araçların müvekkillerine devredilmesi konusunda anlaştıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Tekirdağ İli ... İlçesi ... Mah. ... ada 16 nolu parselde kayıtlı taşınmaz müvekkilim ...'a ait olup inşaatın yapım hususunda 12.04.2023 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinde müteahhit firma yetkilisi olan ... kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhitlik yaptığını, diğer davalılar ... ve ...'ın müvekkilim ...'a borçları olması nedeni ile inşaatın yapımına katkı sunmuş olup bu şekilde borçlarını ödediklerini, dava dosyasında bulunan 12.04.2023 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinde de görüldüğü üzere söz konusu taşınmazın maliki müvekkilim olup müvekkilim ile diğer davalı şirket yetkilisi arasında sözleşme imzalanmış ve sözleşmenin taraflarının belli olduğunu, ayrıca davacı ile diğer davalılar arasında bir alacak veya borç ilişkisi olup olmaması hususu taşınmaz maliki olan müvekkilinin hukukunu etkilemediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

08/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava dışı ... 2023 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olmadığı, 2024 yılı ticari defterlerinin dosyaya sunulmadığı, Davacı ... tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesindeki iddialar ve sunulan belgeler kapsamında, ... tarafından Davalılara yapılan ve kepçe alımı için yapılan ödemelerin 1.636.000.-TL + 200.000.-TL + 2.375.000.-TL = 4.211.000.-TL olduğu, Davalılar tarafından ... hesabına yapılan ödemelerin 4.809.300.-TL + 1.364.900.- TL = 6.174.200.-TL olduğu, Davalılar tarafından, ... adına alındığı iddia edilen ... plakalı araç alımı için ... hesabına 636.000.-TL, .... hesabına 222.150.-TL olmak üzere toplam 858.150.-TL gönderildiği, aracın ...’nin eşi .... adına alındığına dair dosyada herhangi bir belge görülmediği, ... adına gönderilen 222.150.-TL’nin satıcının talimatı doğrultusunda gerçekleştiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge olmadığı, TTK m. 630 vd. gereğince davalıların yöneticilikten azlinin haklı sebebe dayandığı kabulünün Mahkemenin takdirinde olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.

19.11.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava dışı ... 2023 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin olmadığı, 2024 yılı ticari defterlerinden yevmiye ve kebir defterinin açılış tasdiklerinin olduğu ancak envanter defterinin dosyaya sunulmadığı, 2024 yılı yevmiye kapanışının olmadığı, Davacı ... tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesindeki iddialar ve sunulan belgeler kapsamında, Davacı ... tarafından Davalılara yapılan ve kepçe alımı için yapılan ödemelerin 1.636.000.-TL + 200.000.-TL + 2.375.000.-TL = 4.211.000.-TL olduğu, Davalılar tarafından ... hesabına yapılan ödemelerin 4.809.300.-TL + 1.364.900.- TL = 6.174.200.-TL olduğu, TTK m. 630 vd. gereğince davalıların yöneticilikten azlinin haklı sebebe dayandığı kabulünün Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacılar itirazlarının tamamının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Aşağıda değinilen hususlar dışında kök bilirkişi raporunda değişiklik yapılmasını gerektiren bir hususa rastlanmadığı, Kök rapordan farklı olarak, dosyaya sonradan sunulan belgelere göre; Davalı ... tarafından ... hesabına 320.000.-TL yatırıldığına ilişkin dekontun dosyaya sonradan sunulduğu, işbu dekontun sonradan sunulmuş olduğu değerlendirildiğinde takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Davalı ... tarafından .... Sav Ltd.Şti. hesabına “araç alma bedeli” açıklamasıyla yapılan ödemelerin toplamının 580.000.-TL olduğu, bu tutarın dosyaya sonradan sunulan hesap ekstresinden anlaşıldığı, işbu hesap ekstresinin sonradan sunulmuş olduğu ve hesap açıklaması birlikte değerlendirildiğinde takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Davalı ... tarafından ... hesabına 50.000 TL + 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000.-TL yatırıldığına ilişkin dekontların dosyaya sonradan sunulduğu, işbu dekontun sonradan sunulmuş olduğu değerlendirildiğinde takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Davalı ... tarafından ... hesabına açıklamasız olarak 150.000.-TL yatırıldığını gösteren dekontun dosyaya sonradan sunulduğu işbu dekontun sonradan sunulmuş olduğu ve ödemenin Tanık ... hesabına yapıldığı birlikte değerlendirildiğinde takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Neticeten kök rapora ilave olarak, Davalılar tarafından, Davacılara ve iddia kapsamında Davacılar adına yapılan ödemeler toplamının 320.000.-TL + 580.000.-TL + 100.000.-TL + 150.000.-TL olmak üzere toplam 1.150.000.-TL olduğu," görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava; TTK 630.madde ve devamı uyarınca limited şirket müdürü davalının şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı ... ve ...'ın yönetici olarak yükümlülüklerini özenle yerine getirip getirmediği, haklı sebeple yöneticilikten azli koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar Sayılı dosyası 16/01/2025 tarihli kararı ile Mahkememiz işbu dosyası ile birleşmiştir. Mahkememizin 06/03/2025 tarihli duruşması ile birleşen dosyasının dava şartları bakımından incelenmek üzere tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nun 630.maddesi; Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.

Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." hükmünü içermektedir. Şirket müdürünün azli davalarında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/12601 E., 2018/4153 K., 30-05-2018 T. ) Ayrıca, pay sahibi davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunmasına da gerek olmayıp, ilgili yargıtay kararlarında da açıkça zikredildiği üzere ortakların müdürün azli için doğrudan dava açmasında da bir sakınca bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/5809 E., 2018/67 K., 08-01-2018 T.)

Şirket müdürünün yetkilerinin geri alınması ve sınırlandırılmasında; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının sürekli azalması, ortaklar arasındaki şiddetli geçimsizlik, şirketin devamlı olarak kar getirmemesi, şirketin amacının gerçekleşmesinde ekonomik ve hukuki imkansızlık, kanun esas sözleşme ve genel kurul kararlarının yerine getirilmemesi veya sürekli şeklinde ihlali, uzun yıllar ciddi bir faaliyetin olmaması gibi hususlar sayılmıştır.

TTK'nun 614.maddesi; "Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir." hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere,

TTK'nun 630.maddesi gereğince davalı şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması için haklı nedenlerin bulunup bulunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren davacı ortaklara aittir. Haklı sebeplerin neler olabileceği TTK'nun 630/3'ncü maddesinde örnekseme yoluyla sayılmıştır. Buna göre,yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Davacı davalının özen yükümlülüğünün yanı sıra rekabet yasağını ihlâl etmiş olmasını haklı sebep olarak ileri sürmektedirler.6102 sayılı TTK'nın 626'ncı maddesinde, özen ve bağlılık yükümlülüğü rekabet yasağı ile birlikte aynı başlık altında düzenlenmiştir. Özen yükümlülüğü ve şirketin menfaatlerinin gözetimi şirket ortağı olsun olmasın bütün yöneticileri kapsayacak biçimde düzenlenmiştir. Madde incelendiğinde "özen yükümlülüğü" ile "şirket menfaatinin gözetilmesi” kavramlarının birbirinden ayrıldığı görülmektedir. Özen yükümlülüğü ile kastedilen, müdürlerin iş ve işlemlerde göstermeleri gereken dikkat, ciddiyet ve bilimselliktir.

TTK'nın 626'ncı maddesinin gerekçesinde bu durum “bir karar alınmadan önce pazar araştırması finansal durum değerlendirmesi, borçlara ve etiğe uygunluk incelemesi yapılması bilimselliğin ve modern yönetim ilkelerinin gereği olup, bu inceleme, araştırma ve değerlendirmeler özen kavramının tanımına dâhildir” şeklinde ifade edilmiştir. İşin gerektirdiği özen görevi yerine getirebilmek için yetkin olma, ilgili bilgileri değerlendirebilme, uygulamayı ve gelişmeleri izleyebilme ve denetleyebilmek için gereken yetenek ve öğrenime sahip olmayı gerektirir. Müdür görevine getirilen bir kimseden aynı nitelik ve büyüklükteki bir şirketin yöneticisi gibi davranması, önüne gelen bilgileri değerlendirebilecek, uygulayabilecek, sektördeki gelişmeleri takip edebilecek, şirketi kontrolü altında tutabilecek, onu yönetebilecek yetenek ve eğitime sahip olması beklenecektir. Gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği, her olayın kendi bünyesinde incelenmeli ve ölçü olarak, normal tedbirli bir insandan, o olayda ve koşullarda beklenen davranış dikkate alınmalıdır.

Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden davalının yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması koşullarının bulunup bulunmadığı, kayyım atanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi kurul raporu alınmasına karar verilmiş, alınan bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Bu değerlendirmeler çerçevesinde, şirket menfaatinin gözetilmesi, müdürlük görevinin yerine getirilmesinde doğal bir gereklilik olduğu, yukarıdaki tespitlerden davalı ın davalı şirketin müdürü olduğu dönemde dava dosyasından ... plakalı aracın ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı iken ....’a satılıp bu kişi adına tescil edilmesi, ... plakalı aracın bedelinin .... ve ... tarafından ödenmesinin yapılması, ... adına kayıt belgesinin olmaması daha da öteye davalıların işlemlerini dayanağı ortaklar kurulu kararlarının bulunmadığı dikkate alınarak sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu nedenle davalının şirket müdürlüğünden azil şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu, getirtilip sunulan belgeler dinlenen tanık beyanları ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; TTK nın 630. Maddesinde öngörülen davalı şirket müdürünün azli yönünden haklı nedenlerin oluştuğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne ve diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğuna ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;

- İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... müdürleri olan davalılar ... ve ...'ın şirketi temsil yönetim ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak müdürlük görevlerinden haklı sebeple AZİLLERİNE,

2.Davalılar ... ve ... yönünden Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Davanın REDDİNE,

3.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 427,60- TL harcın mahsubu ile noksan kalan 304,40-TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça yapılan 31.091,00-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,

9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

10.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı ve bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog