Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

9. Hukuk Dairesi         2025/9289 E.  ,  2026/17 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1443 E., 2025/1610 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/59 E., 2020/360 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.02.2011 tarihinde görsel tasarım ve grafik animasyon uzmanı olarak çalışmaya başladığını, 10.01.2019 tarihinde müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işyeri giriş çıkış kayıtlarını içeren puantaj cetvellerinin usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf çalışmasını ... AŞ bünyesinde yaptığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının haklı nedene dayanmaksızın iş sözleşmesini sona erdirdiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının işe giriş çıkış saatlerini kendisinin belirlediğini, davacının çalıştığı birimde üç vardiyalı çalışma olduğu için fazla çalışma yapılmasının mümkün olmadığını, davacının bordroları ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığını, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatı alacak hakkının olduğu, davacının çalışma saatlerini gösterir imzalı puantaj cetvelleri veya eşdeğer çizelgeler bulunmadığından tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi gereği davacı işçiye ödenen aylık maktu ücrete fazla çalışmanın da dâhil olduğu, bu nedenle yılda 270 saati aşan çalışmalar için davacının fazla çalışma ücreti alacak hakkının bulunduğu, dosyada dinlenen tanık beyanlarından davacı işçinin ayda ortalama iki hafta tatilinde çalıştığının anlaşıldığı, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacı 9 günlük ücret alacağının ödenmediğini iddia etmiş ise de yargılama sırasında davalı tarafça ücret alacağının ödendiği, ücret bordrolarında asgari geçim indirimi tahakkukunun olduğu, banka kayıtları ile ücret bordrolarının uyumlu olduğu, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının psikolojik taciz (...) iddası ve manevi tazminat alacak hakkının olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ettiği 10.01.2019 tarihli ihtarnamesini ... Medya Haberleşme ve ... AŞ'ye keşide ettiği, arabuluculuk başvuru formunda da işverenini ... Medya Haberleşme ve ... AŞ olarak gösterdiği hâlde arabuluculuk görüşmesine davalı ... Haberleşme ve ... AŞ vekili katıldığı, davacının davasını davalı aleyhine açtığı, davalı ... Haberleşme ve ... AŞ vekilinin delil listesini sunduğu, davalı cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunduğu hâlde davalı ... Haberleşme ve ... AŞ'nin kendi tanıklarının duruşmadaki beyanlarında birbirlerini teyit eder şekilde, davacıyı davalı Şirkette beraber çalıştıkları için tanıdıklarını belirtip, davacının talep tarihi itibarıyla davalı işyerindeki çalışmalarına ilişkin görgüye dayalı somut beyanlarda bulundukları, davacının davalı işyerinde çalışmadığını beyan etmedikleri, bu durumda davacının aralarında organik bağ bulunan davalı Şirket ve dava dışı ... Medya AŞ tarafından birlikte istihdam edildiği, husumete yönelik itirazın yerinde olmadığı, davacının tespit edilen fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücretlerinin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispat edilmemesi nedeni ile davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) maddesi gereğince iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının maruz kaldığını belirttiği olumsuz davranışları psikolojik taciz olarak nitelendirilemeyeceğinden manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı işveren tarafından davacının çalışma gün ve saatlerine ilişkin yazılı delil ve belge sunulmadığı, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği dinlenen tanık beyanlarına göre tespit edilen fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağının dosya kapsamına uygun olduğu, tanık beyanları ile ispatlanan alacaklar için Yargıtay içtihatları doğrultusunda %30 oranında indirim yapılmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının incelenen bordrolarında ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarına ilişkin tahakkukun bulunduğu, daha fazla alacağının bulunduğunun ispatlanamadığı, dosyaya sunulan bordroların incelenmesinde fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasına ilişkin tahakkuk bulunmadığı, alacakların dava zamanaşımı süresi gözetilerek ve tanık beyanlarının ortalamasına göre hesaplandığı, vardiyalı çalışmanın sadece grafikerler açısından söz konusu olduğu, davacının animasyon ekibinde yer alması nedeniyle fazla çalışmasının bulunduğu, yemekhane ve servis hizmetinden yararlanan davacının giydirilmiş ücretine ilave edilen yemek ve yol parasının günün ekonomik koşullarına göre belirlendiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava konusu alacakların tümünün temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, ancak reddedilen alacaklar yönünden davalı lehine hesaplanan vekâlet ücretinin eksik olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Husumet itirazında bulunduklarını, davacının fiilen ... AŞ nezdinde çalıştığını, sırf organik bağ gerekçe gösterilerek müvekkili Şirket yönünden işverenlik sıfatının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

2.Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmelere dayandığını,

3.Davacının beş yıl boyunca her hafta 17 saat fazla çalışma ve ayda iki hafta tatili çalışması yaptığı varsayımıyla hesaplama yapıldığını, bu kabulün hem sektörde fiilen mümkün olmadığını hem de hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu,

4.Davacının fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanmadığını,

5.Davacının bordrolarda yer alan fazla çalışma ücretlerine herhangi bir itirazı bulunmadığını,

6.Davacının hak düşürücü süre içerisinde fesih yapmadığını,

7.Hükmedilen faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile faize ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dairemizin belirsiz alacak davasına ilişkin ilkeleri 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararında açıklanmış olup somut davada belirsiz alacak davasına konu edilemeyecek alacak talepleri bulunmakta ise de daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan eldeki davada belirtilen husus, Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog