11. Ceza Dairesi 2021/26806 E. , 2025/14294 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Resmi belgede sahtecilik suçu ve nitelikli dolandırıcılık suçu açısından; 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği tarihten denetim süresi içinde işlenen ikinci suç tarihine kadar zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; A) Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 31.10.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B)Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanık ...'in, 2008 yılı içinde mağdur ...'den temsilcisi olduğu ... San Ltd. Şti. Firması hesabına konfeksiyon malzemesi aldığı ve suça konu.... İzmir ...Şubesine ait 31.10.2008 keşide tarihli 7.800,00 TL. bedelli keşidecisi katılan ... olan çeki verdiği, çekin süresi içerisinde mağdur ... tarafından bankaya ibraz edildiği, ancak karşılıksız kaldığı, mağdur ...'in bu çeki icra takibine koyduğu ve çek keşidecisi ... hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunduğu, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesince 2008/707 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sırasında ...'ın suça konu çeki 2005 yılında kaybettiğini, imzanın kendisine ait olmadığını belirtmesi üzerine yaptırılan imza incelemesi sonucu Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 29.09.2010 tarih, 2010/3231 sayılı raporu uyarınca keşideci imzasının ... eli ürünü olmadığının belirlendiği ve 16.02.2011 tarihinde ... hakkında beraat kararı verilerek kararın kesinleşmesinden sonra suç duyurusunda bulunulduğu, dolayısıyla sanık ...'in bankanın olağan faaliyeti sırasında ürettiği maddi varlıklarından olan sahte olarak düzenlenmiş çeki araç olarak kullanmak suretiyle hileli davranışlar sergileyerek mağdur ... ve ... zararına kendisine yarar sağladığı iddiası ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında; Sanığın, savunmasında '' suça konu çekin iş ortağı ... tarafından satılan ürünler karşılığı müşteriden alınarak kendisine verildiği'' şeklindeki beyanı karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, sanığın ifadesinde geçen ve ilk yargılama sırasında kimlik bilgileri tespit edilen ...'in duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesindeki çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra, suça konu çeki kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2.Hüküm kurulurken TCK 52/2 maddesi uygulanması sırasında 325 gün olan sonuç gün sayısıyla bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL adli para cezasının çarpımı neticesinde 6.500,00 TL yerine 7.500,00 TL belirlenmesi suretiyle fazla adli para cezası tayin edilmesi,
3.Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
06.11.2025 tarihinde karar verildi.