Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/2374 E. , 2024/22932 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti :
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın birçok açıdan hukuka ve maddi gerçeklere, Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut herhangi bir delil ortaya konulmadığı, savunma hakkı tanınmadan ve hiç bir somut gerekçe sunulmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, terör örgütü ile ilgili hakkında tespit edilen, söz konusu kurumda ekonomik sebepler nedeniyle işe ihtiyacı olduğu için çalıştığı, ceza mahkemesi kararının hüküm gerekçesinde yer verilen HTS kayıtları ve baz istasyonu bilgilerindeki kayıtlar ve görüşmelerin askeri lojmanda bulunan komşularıyla gerçekleşen konuşmalardan ibaret olduğu, MASAK raporlarında yer alan para transferlerinin sebebinin şehit yakınlarına gönderilen paralar olduğu ve tutarlarının düşük olması sebebiyle örgüt hiyerarşisi ile ilişkilendirilemeyeceği, bilirkişi raporunun soru kitapçığı üzerindeki soru işaretlemeleri ve çözümleri dikkate alarak düzenlenmesi gerekirken sadece işlem hatası nedeniyle yanlış yaptığı sorular üzerinden varsayıma dayalı gerekçe oluşturarak düzenlenmesinin hatalı olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "....Sanığın, KPSS Eğitim Bilimleri Testinde 10.07.2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde (120) sorudan (118) soruyu doğru cevapladığı, bu sınavın iptal edilmesinden sonra 31.10.2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri Testine girdiği ve aynı başarılı performansı gösteremeyerek ve zorluk derecesi bakımından daha kolay olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilen ikinci sınavda ise (120) sorudan (84) soruya doğru cevap verdiği, 18.03.2015 tarihli Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Bilirkişi İnceleme Raporuna Göre; “Tekrarlanan Eğitim Bilimleri sınavı, ilkine göre nispeten daha kolaydır. Elde edilen veriler incelendiğinde, 2010 yılında uygulanan KPSS Eğitim Bilimleri testinin iptal edilen ve tekrarlanan sınavına ikinci kez giren 2052 adaydan 35’i puanını artırırken, 18’i aynı puanı almış ve 1999 kişi puanını düşürmüştür. Aynı amaca yönelik tekrar edilen ve daha kolay olan bir sınavda adayların %97,4’ünün puanlarını düşürmesi olağan bir durum değildir.” şeklinde belirtildiği, 2010 yılında yapılan Eğitim Bilimleri testinin her ikisine de giren adayların doğru cevap sayıları karşılaştırıldığında, sanığın 10 Temmuz 2010 tarihinde girdiği Eğitim Bilimleri Sınavı ile ilk sınava göre daha kolay olduğu ÖSYM ve bilirkişi tarafından belirtilen 31 Ekim 2010 tarihinde girdiği Eğitim Bilimleri Sınavı doğru cevap sayısı arasındaki farkın (34) (doğru cevap sayısındaki düşüş) olduğu, ilk uygulanan Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısı ile ikinci kez uygulanan Eğitim Bilimleri testindeki doğru cevap sayısının farkının 12 ve üzeri olması adayların iki farklı testteki başarı puanlarının tesadüfi hata ile açıklanamayacak kadar büyük olduğu ve bu nedenle sanığa ait 2010 yılı Eğitim Bilimleri Testinin doğru cevap sayıları farkının beklenenden yüksek çıkmasının ölçmenin standart hatası ölçütü ile açıklanamayıp, başka etkenlerden kaynaklanabileceğine yönelik güçlü kanaat oluştuğu kanaatine varıldığı rapor edilmiştir. Sanığın 10.07.2010 tarihinde yapılan Genel Yetenek ve Genel Kültür testi puanı ve 31.10.2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri testi puanı ile Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak atandığı, Üniversiteden mezun olduğu 2006 yılından Milli Eğitime öğretmen olarak atandığı 2011 yılına kadar FETÖ/PDY örgütüne müzahir kurumlarda öğretmen olarak çalıştığı, sınavda 100 ve üzeri net yapan bir kısım şüpheli aday ile işyeri irtibatının bulunduğu, bu şüphelilerin ise iptal edilen 2010 yılı KPSS sınavında çok fazla soru yapmalarına rağmen daha kolay olan ve tekrarlanan 2010 KPSS sınavına ya girmedikleri yada çok az doğru yaptıkları görülmekle, sanığın KPSS deki başarısının kendi emeği olmadığı kanaati oluştuğu,ÖSYM tarafından 10.07.2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde 100 ve üzeri net yapan (1) şahısla 2006-2007 yılları arasında ... Milli Eğitim Müd. ve (2) şahısla 2007-2008 yılları arasında ... İlçe Milli Eğitim Müd. isimli firmada aynı yıllarda çalıştığı, ... ile birlikte ÖSYM’ye iletişim adresi olarak Jandarma Lojmanları (Aynı Lojman) Doğubeyazıt/AĞRI adresini ... isimli şüpheli şahsında verdiği, ...’ın 01.06.2010-01.08.2010 tarihleri arası alınan HTS incelemesi sonucunda; ...’ın sınavda 100 ve üzeri net yapan (1) şüpheli aday ile telefon irtibatının bulunduğu,...nın 120 soruda (117) soruya doğru cevap verdiği,...’nın eşi olan ve dosya şüphelisi olmayan, Jandarma Genel Komutanlığında Binbaşı olarak görevli iken FETÖ/PDY Terör Örgütü Kapsamında meslekten ihraç edilen ... ile ilgili olarak, (MASAK) Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından 07.03.2016 tarihinde düzenlenen raporun önceki verilerle birlikte yapılan analiz çalışmasında; ...’nın dosyamız şüphelisi olmayan 3 şahsa toplamda 1.120 TL para transferinin bulunduğu, bu 3 şahsa dosyamız şüphelisi olmayan ancak 3227 şüpheli aday içerisinde yer alan bayanların eşlerinden olan 5 askeri personelin de toplamda 3.170 TL para transferinin bulunduğu, ...’ın 01-09.07.2010 tarih ve 19:00-24:00 saatleri arası alınan BAZ bilgilerinin incelemesi neticesinde; Sınavda 100 ve üzeri net yapan ..., ..., .... ve ... isimli şahısların 08/07/2010 tarihinde 19:11-22:53 saatleri arasında... TELEKOM -... adresinden sinyal aldıkları tespit edilmiş olduğu, MASAK Raporunda; sanığın sınavda 100 ve üzeri net yapan şüpheli aday ile para ilişkisi içinde bulunduğu, bu şüphelilerin ise iptal edilem 2010 yılı KPSS sınavında çok fazla soru yapmalarına rağmen daha kolay olan ve tekrarlanan 2010 KPSS sınavına ya girmedikleri yada çok az doğru yaptıkları görülmekle sanığın KPSS deki başarısının kendi emeği olmadığı kanaati oluştuğu, HTS incelemesi sonucunda; sanığın sınavda 100 ve üzeri net yapan bir kısım şüpheli aday ile sınavdan 2 gün önceden itibaren baz birlikteliğinin bulunduğu, bu şüphelilerin ise iptal edilen 2010 yılı KPSS sınavında çok fazla soru yapmalarına rağmen bir kısmının tekrarı yapılan sınava girmedikleri bir kısmının ise daha kolay olan tekrarı yapılan sınavda olağan dışı bir düşüş göstermiş olması nazara alındığında tüm bunların tesadüflerle izah edilemeyeceği ve sanığın FETÖ tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki iptal edilen Eğitim Bilimleri ile iptal edilmeyen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır..." tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.