T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sektörde güvenilirliği ile bilinen müvekkil şirket .... Tic. Ltd. Şti. uluslararası taşımacılık hizmeti vermekte olduğunu, taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup, davalı, fatura borçlarının bir kısmını ödemediğini, müvekkil, davalının talebi üzerine taşınması gereken malların taşıma işini eksiksiz şekilde gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki birden fazla taşıma sözleşmesine ilişkin birden fazla fatura tanzim edildiğini, davalı bu borçların bir kısmını ödediğini, 50.000 USD'lik bakiye kısmı ödeyeceği zaman ekonomik sıkıntıda olduğunu ileri sürerek defalarca süre istediğini verilen sürelerde de borcunu ödemeyince mecburen icra takibi başlatıldığını, borçların doğumunun üzerinden iki yıldan uzun zaman geçtiğini, davalı halen herhangi bir ödeme yapmadığını, Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı hukuka ve hakkaniyete aykırı itirazının iptaline, takibin 53.675,27 USD (1.682.311,78 TL) üzerinden faiz ve ferileriyle birlikte devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle, alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, aksi halde mahkemenin belirleyeceği makul bir teminat karşılığında kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini Sayın Mahkemeden talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile ... Kiralama A.Ş. arasında 29.12.2021 tarihli ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi yapıldığını, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın ... Kiralama A.Ş. ile aralarındaki anlaşma gereği 29.12.2021 tarihli .... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... Kiralama A.Ş.'nin müvekkile teslimini üstlendiği kiralanan malların taşınmasını üstlendiğini, ancak 29.12.2021 tarihli ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında sözleşme konusu kiralanan mallar müvekkile teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkil şirketin ... Kiralama A.Ş. aleyhine İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile açmış olduğu davada taşınan malların müvekkil şirkete teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshini talep ettiğini, müvekkil şirket 29.12.2021 tarihli ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi konusu malların, davacı şirket ile ... Kiralama A.Ş. arasındaki ilişki kapsamında kendisine teslim edileceğini düşünerek teslimi üstlenen davacı şirkete kısmi ödemede bulunduğunu, davacı tarafın kestiği faturalara "... Kiralama A.Ş." adına şerh düşmesi de bu ilişkiyi doğruladığını, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında bir sözleşme bulunmaması ve dolayısıyla müvekkil şirket için kesilen faturaların davacı taraf ile ... Kiralama A.Ş. arasındaki ilişkiden kaynaklanıyor olması, ... Kiralama A.Ş. ile davacı arasında yapılan anlaşma kapsamında ... Kiralama A.Ş.'nin 29.12.2021 tarihli ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamındaki taşıma ve teslim borcunu davacı tarafın üstlenmesi, 29.12.2021 tarihli ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında teslimi üstlenilen malların müvekkile teslim edilmemesi nedeniyle müvekkil şirket ile ... Kiralama A.Ş. arasında İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Sayılı dosyası ile sözleşmenin feshine ilişkin davanın derdest olması, davacı tarafın dava konusu taleplerini ancak ...
Kiralama A.Ş.'ye karşı ileri sürebilecek olması sebepleri karşısında müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
02/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava, davacı ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin, davalı ... A.Ş.’den uluslararası taşıma sözleşmesi kapsamında doğan navlun ve hizmet bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takibinde davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı talebine ilişkin olduğu, Davacı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... A.Ş. adına düzenlenen faturalar incelendiğinde, 2021–2022 yılları arasında taraflar arasında süreklilik arz eden bir taşımacılık ve lojistik hizmet ilişkisi bulunduğu, Faturaların önemli bir kısmının uluslararası havayolu (MAWB – Master Airwaybill) taşımacılığına ilişkin navlun ücretlerinden oluşmakta olduğunun faturalara not olarak eklendiği, Davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde davacı ... Taşımacılık ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin, davalı ...
Mimarlık A.Ş.’den 50.000,00 USD Alacaklı olduğu, İcra takibinde asıl alacak olarak 50.000,00 USD bedelinin tahsilinin talep edildiği, taleple bağlılık esası gereğince, davacının 50.000,00 USD alacaklı olduğunun kabulü gerektiği Tarafların 2021–2022–2023 yıllarına ait cari hesap ve defter kayıtları karşılaştırıldığında: 2021 yılı TL kayıtlarındaki farkın kur değerlemesinden kaynaklanan teknik bir fark olduğu, USD bazında dönem sonunda bakiye bulunmadığı, 2022 yılında kesilen tüm navlun faturalarının USD cinsinden düzenlendiği, ancak muhasebe kayıtlarına TL karşılıkları üzerinden işlendiği, Davalı kayıtlarında görünen bazı yüksek tutarlı döviz çeklerinin davacı kayıtlarında yer almadığı ve bu ödemelere ilişkin belge ibraz edilmediği, Bu nedenle TL kayıtlarında 2022 yılı için taraflar arasında 1.088.383,39 TL tutarında bir muhasebe uyumsuzluğu oluştuğu, Ancak uyuşmazlığın TL muhasebe kayıtlarından değil, USD bazlı fiili işlem hareketlerinden doğduğu, Tarafların karşılıklı mutabık kaldığı, her iki ticari defterde de yer alan ve belge ile doğrulanabilen USD hareketleri esas alındığında: 2021 ve 2022 yıllarında davacı tarafından davalı adına düzenlenen navlun faturalarının toplamı: 96.191 USDDavalı tarafından yapılan ve davacı kayıtlarında da yer alan ödemeler toplamı: 46.191 USD olduğu bu durumda (96.191 USD – 46.191 USD = ) 50.000 USD şeklinde davacının davalıdan bakiye alacaklı olduğu Davacı tarafından davalıya verilen uluslararası taşıma hizmetlerine ilişkin USD faturaların tamamının davalıya tebliğ edildiği, Tarafların karşılıklı ticari kayıtlarında yer alan ödeme hareketleri esas alındığında davalının yalnızca 46.191 USD ödeme yaptığı, Geriye kalan 50.000 USD tutarındaki borcun tarafların ticari kayıtlarında karşılıklı mutabık kaldığı ve davacı defterlerinde açıkça yer aldığı, Davalının ileri sürdüğü ek ödeme kayıtlarına ilişkin tevsik edici belge sunmadığı, Bu nedenle uyuşmazlık konusu bakiye alacak miktarının 50.000 USD olduğu, Davacı alacağının kabulü halinde, icra takip tarihinden önce her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, icra takip tarihinden sonra talep edilen Kamu Bankalarınca USD Mevduata uygulanan Azami Yıllık ( İcra takip tarihinde Uygulanan %5) faiz oranının, 3095 Say. Kanunla tacirler arasında uygulana faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu, Taşıma süreci bakımından; - Sırf taşıma senetleri ve manifesto içeriklerine göre davacının akdi taşıyıcı, davalının gönderilen veya navlun borçlusu olduğu hususunun tespit edilemediği, - Somut olayda, davalının süre gelen ticari ilişkide ödemeleri, faturaları kabul etmesi, faturalara istinaden ödemeler yapması hususları birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar taşıma senetlerinde davacının ve davalının sıfatları sabit değilse de davacının bakiye alacak tutarında alacaklı olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; Navlun alacağından kaynaklı İtirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki deniz yoluyla sözleşmesi ilişkisi kapsamında davacının davalıdan navlun faturalarından kaynaklı kur farkı sebebiyle takip tarihinde takip miktarı kadar alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, hususunda toplanıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ve davalı tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgeler ile dosya münderecatında bulunan belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde, Dava konusu somut olayda, davacı tarafın davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı görülmektedir. Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayanan bu takipte davacı, davalıdan 53.675,27 USD tutarında asıl alacak ile birlikte yüzde beş yasal faiz talep ettiğini ileri sürmüştür. Davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibi durmuş ve bu itirazın hükümsüz kılınması amacıyla işbu itirazın iptali davası ikame edilmiştir.
Davacı ... Taşımacılık ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... Mimarlık A.Ş. adına düzenlenen faturalar incelendiğinde, 2021–2022 yılları arasında taraflar arasında süreklilik arz eden bir taşımacılık ve lojistik hizmet ilişkisi bulunduğu görülmektedir. Faturaların önemli bir kısmı uluslararası havayolu taşımacılığına ilişkin navlun ücretlerinden oluşmakta, ayrıca iç nakliye hizmetleri ve bir adet kur farkı faturası bulunmaktadır, Fatura içerikleri birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin, davalıya hem uluslararası hava yolu taşımacılığı hem de buna bağlı iç nakliye hizmetleri sunduğu anlaşılmaktadır. Faturalar kronolojik olarak birbirini takip etmekte, taraflar arasında devamlılık gösteren bir ticari ilişki bulunduğunu teyit etmektedir. Fatura muhatabı tüm belgelerde davalı ... Mimarlık A.Ş. olup, bu durum ticari ilişkinin tarafı konusunda herhangi bir çelişki bulunmadığını göstermektedir. Tutarların önemli kısmı uluslararası navlun bedellerinden oluştuğundan uyuşmazlığın esasını bu taşımaların oluşturduğu anlaşılmaktadır. Faturaların tamamı e-fatura olarak düzenlenmiş olup, bu faturalar Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine entegre elektronik ortamda oluşturulmakta ve muhataplara yine elektronik ortamda tebliğ edilmektedir. Mevzuat gereği e-fatura mükellefleri, düzenledikleri faturaları karşı tarafa elektronik portal üzerinden iletmekte ve bu faturalar açısından sekiz günlük itiraz süresi işlemektedir. Dosya kapsamı incelendiğinde, düzenlenen e-faturalara bu yasal süre içerisinde davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Düzenlenen faturaların USD bazında ve TL karşılıkları ile düzenlenerek, düzenleme tarihindeki Merkez Bankası döviz kurunun da faturalarda yer aldığı görülmüştür. Buna göre borcun kararlaştırılan gündeki döviz kuru üzerinden ödenmiş olması halinde kur farkı istenemeyeceği sabittir. Ancak, fatura düzenleme gününde ödenmesi gereken döviz karşılığı borcun, Vergi Usul Kanunu gereğince zorunlu olarak TL üzerinden faturalandırılıp ödeme günü yerine daha sonraki bir günde ödenmesi halinde ise fiili ödeme günündeki kur ile faturada belirtilen kur uyarınca ödenmesi gereken tarihteki kur arasındaki kur farkının da talep edilebileceği görülmüştür.
Sonuç olarak davalı faturaları almış ticari defterlerine işlemiş ve itiraz etmemişse gönderilen/alıcı sıfatının davalının kendisine ait olduğunun değerlendirileceği beyan edilmiştir. Diğer yandan, davalının kayıtlarına göre davalının faturaları aldığı ve kısmen ödemeler yaptığı tespit edildiğinden taşınan makineler bakımından asıl gönderilenin davalı olduğu ve davalının navlun sorumlusu olduğu ve davalının süre gelen ticari ilişkide ödemeleri, faturaları kabul etmesi, faturalara istinaden ödemeler yapması hususları birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar taşıma senetlerinde davacının ve davalının sıfatları sabit değilse de davacının bakiye alacak tutarında alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. 2021 yılı hareketleri incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı ... Mimarlık A.Ş. adına düzenlenen navlun ve iç nakliye faturalarının cari hesaba borç olarak işlendiği görülmektedir.
Bu kapsamda yıl içinde toplam 790.047,78 TL tutarında kaydedilen borç , yıl içinde 762.582,19 TL davalı tarafından çeşitli banka ödemeleri ve çek tahsilatları yoluyla ödenmiştir. Bu ödemeler sonrasında 2021 yıl sonu itibarıyla cari hesapta 27.465,59 TL kalan borç bakiye 2022 yılına intikal ettirilmiştir. Cari hesapta yıl boyunca yapılan işlemler, taraflar arasında düzenli bir ticari ilişki bulunduğunu ve işlemlerin karşılıklı kayıtlarla takip edildiğini göstermektedir. 2022 yılı açılış bakiyesi, bir önceki dönemden devreden 27.465,59 TL borç olarak hesaplara yansımıştır. Bu yılda davacı şirket tarafından düzenlenen iki adet yüksek tutarlı uluslararası navlun faturası (toplam 1.313.969,06 TL) cari hesaba borç olarak kaydedilmiştir.
Davalı taraf, 2022 yılı içerisinde .... üzerinden yapılan ödemeler ile borcun büyük kısmını kapatmıştır. 2022 yılı sonunda yapılan 588.647,26 TL kapanış kaydıyla bakiye 2023 yılına intikal ettirilmiştir. Ayrıca 2022 yılı içinde davalıya kesilen ayrı bir iç nakliye faturası (4.720 TL) 120.01.017 nolu cari hesaba işlenmiş olup aynı yıl içinde tamamı ödenmiştir. Bu hesaptaki bakiye de yıl sonunda sıfırlanmıştır.
Yapılan inceleme sonucunda tüm navlun faturalarının USD cinsinden düzenlendiği, Muhasebe kayıtlarının VUK gereği TL olarak işlendiği, bu nedenle kur farklarının TL bakiye üzerinde sapma oluşturduğu, Kur farkı faturalarının zamanında düzenlenmediği için TL bakiye ile USD bakiye arasında uyumsuzluk meydana geldiği, Ancak USD bazında yapılan inceleme sonucunda, tanzim edilen USD faturaları karşılığı yapılan ödeme tarihlerine göre Merkez Bankası Döviz Alış Kurlarına göre USD Bazındaödeme kayıtları incelendiğinde, davalının davacıya icra takip tarihinde 50.000 USD borçlu olduğu görülmüştür. 2023 yılı cari hesabı, önceki yıldan devreden 588.647,26 TL borç bakiyesi ile açıldığı görülmektedir. Yıl boyunca borç bakiyesi 588.647,26 TL olarak muhafaza edilmiştir. Neticeten 2021-2022-2023 yılları Davacı kayıtları incelediğinde; İcra takip tarihinde davacının davalıdan 588.647,26 TL Alacaklı olarak gözükmektedir. Bununla birlikte Davacının tanzim ettiği USD faturaların TL karşılıkları ile Muhasebe kayıtlarına alındığı gözönüne alınarak yapılan inceleme ile Davacının USD bazında miktar hareketleri muhasebe kayıtlarından incelenerek, aşağıda 2021-2022 yılları kümülatif olarak özetlenmiş olup Davacının icra takip tarihinde Davalıdan 50.000,00 USD alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. İcra takibinde asıl alacak olarak 50.000,00 USD bedelinin tahsilinin talep edildiği, taleple bağlılık esası gereğince, davacının 50.000,00 USD alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, Tarafların 2021–2022–2023 yıllarına ait cari hesap ve defter kayıtları karşılaştırıldığında: 2021 yılı TL kayıtlarındaki farkın kur değerlemesinden kaynaklanan teknik bir fark olduğu, USD bazında dönem sonunda bakiye bulunmadığı,2022 yılında kesilen tüm navlun faturalarının USD cinsinden düzenlendiği, ancak muhasebe kayıtlarına TL karşılıkları üzerinden işlendiği, Davalı kayıtlarında görünen bazı yüksek tutarlı döviz çeklerinin davacı kayıtlarında yer almadığı ve bu ödemelere ilişkin belge ibraz edilmediği, Bu nedenle TL kayıtlarında 2022 yılı için taraflar arasında 1.088.383,39 TL tutarında bir muhasebe uyumsuzluğu oluştuğu, Ancak uyuşmazlığın TL muhasebe kayıtlarından değil, USD bazlı fiili işlem hareketlerinden doğduğu, Tarafların karşılıklı mutabık kaldığı, her iki ticari defterde de yer alan ve belge ile doğrulanabilen USD hareketleri esas alındığında: 2021 ve 2022 yıllarında davacı tarafından davalı adına düzenlenen navlun faturalarının toplamı: 96.191 USDDavalı tarafından yapılan ve davacı kayıtlarında da yer alan ödemeler toplamı: 46.191 USD olduğu bu durumda (96.191 USD – 46.191 USD = ) 50.000 USD şeklinde davacının davalıdan bakiye alacaklı olduğu ,
Davacı tarafından davalıya verilen uluslararası taşıma hizmetlerine ilişkin USD faturaların tamamının davalıya tebliğ edildiği, Tarafların karşılıklı ticari kayıtlarında yer alan ödeme hareketleri esas alındığında davalının yalnızca 46.191 USD ödeme yaptığı, Geriye kalan 50.000 USD tutarındaki borcun tarafların ticari kayıtlarında karşılıklı mutabık kaldığı ve davacı defterlerinde açıkça yer aldığı, Davalının ileri sürdüğü ek ödeme kayıtlarına ilişkin tevsik edici belge sunmadığı, Bu nedenle uyuşmazlık konusu bakiye alacak miktarının 50.000 USD olduğu, Davacı alacağının kabulü halinde, icra takip tarihinden önce her ne kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürmediği, icra takip tarihinden sonra talep edilen Kamu Bankalarınca USD Mevduata uygulanan Azami Yıllık ( İcra takip tarihinde Uygulanan %5) faiz oranının, 3095 Say. Kanunla tacirler arasında uygulana faiz oranı olduğu ve dolayısıyla uygun olduğu, dikkate alınarak yukarıda anılan sebeplerle Davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İtirazın İptali ile takibin 50.000,00 USD alacak yönünden devamına, Hüküm altına alınan asıl alacağa takipteki taleple bağlı kalınarak (50.000,00 USD) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle takibin devamına, Hükmedilen alacağa takip tarihindeki USD kuru dikkate alınarak %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 295.106,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;
-Davalının Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 50.000,00 USD alacak yönünden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan asıl alacağa takipteki taleple bağlı kalınarak (50.000,00 USD) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, -Hükmedilen alacağa takip tarihindeki USD kuru dikkate alınarak %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 295.106,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
3.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 107.049,97-TL harçtan peşin alınan 28.729,68-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 78.320,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 28.729,68-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 29.157,28-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça yapılan 16.709,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 15.565,36-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 237.396,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (8.000,00-TL bilirkişi ücreti hariç) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)