T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
I.İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı 3.kişi arasında .../... Şubesine ait Hesap No:.. - Çek No:.. - ... vade tarihli ...- TL bedelli ,Hesap No:.. - Çek No:.. - ... vade tarihli ...- TL bedelli , Hesap No:.. - Çek No:.. - ... vade tarihli ...- TL bedelli çeklerin düzenlendiğini, çeklerin hatır çeki niteliğinde olduğunu ve iş bu çeklerden kaynaklı aralarında ticari bir ilişki bulunmadığı konusunda anlaşmaya varılamadığını, çekler yönünden müvekkili ile dava dışı 3. kişiler arasında her ne kadar hatır sözleşmesi imzalanmış ise de müvekkilinin bilgileri yazılı çekler konusu sözleşmenin taraflarından geri istendiğinde söz konusu çeklerin davalı faktoring şirketine verildiği ve sözleşmeye aykırı davranıldığının öğrenildiğini, yaşanılan duruma karşılık müvekkilinin hak kaybına uğramaması için huzurdaki davanın açıldığını, davalı faktoring şirketinin iş bu durumda temlik alan konumda olduğunu, sunulan Yüksek Mahkeme kararları doğrultusunda itiraz ve defilerini söz konusu çekleri uhdesinde bulunduran ... ... A.Ş' ye yöneltiklerini ve taraflar arasında fatura ilişkisi bulunmadığını, dava konusu çekler ilişkin müvekkili şirketin hak kaybı yaşamaması ve geri dönülmez zararlarının engellenmesi amacıyla davanın kabulü ile ... ... A:ş yönünda dava konusu çekler yönünden öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir konulmasını, taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisi ve ticari ilişki olmadığından ve müvekkilinin davalı factoring şirketine borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından hatır sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle müvekkilinin dava konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava yetkisiz mahkemede açıldığını, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dava dışı ... Şirketi ile müvekkil şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında, dava konusu çekler ekte sunulan faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkili şirketin, 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiğini, müvekkiline herhangi bir kusur isnadı mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kendisine finansman sağlanması talebi ile başvuran müşterisinin taleplerini gerekli yasal prosedürleri ve yükümlülüklerini yerine getirerek karşıladığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu 9/II maddesi, faktoring şirketlerinin hangi alacakları temlik alamayacaklarını düzenlemiş, 38’nci maddesinde ise faktoring sözleşmesinin tanımını yaparken hangi alacakları temlik alabileceğinin düzenlendiğini, davacının faktoring ilişkisinin dışında olup, öne sürülmüş olan kişisel nedenler ve def'iler müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, Müvekkili şirketin, fatura konusu alacağın ödeme vasıtası olarak çeki iktisap etmiş olduğundan ve bu durum 6361 sayılı kanuna uygun bir hareket olduğundan çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmediğini ve çeki iktisabında ağır kusur bulunmadığını, bu nedenle davacının iddiaları mesnetsiz olduğunu, davacının hatır çeki iddialarının ispata muhtaç olup kanıtlanamadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olmakla bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının çekte ödeme yasağı koyulmasına ilişkin talebinin kabulünün de hukuku aykırı olduğunu, söz konusu çeklerden ... ve ... numaralı çekler İstanbul ... icra Müdürlüğü'nü .../... sayılı dosyasından takibe konulduğunu, dava icra takibi başlatıldıktan sonra açılmış olduğundan, takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemece ancak takip miktarının %115'i kadar teminat sunulması halinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verilebileceğini, dava sonunda davanın reddi halinde müvekkil şirket aleyhine ağır ve geri dönülemez sonuçlara sebebiyet vermemesi için verilen ara kararın kaldırılmasın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, çeklerin hatır çeki olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davacı, dava dışı 3. Kişilerle arasında işbu çeklerin hatır çeki niteliğinde olduğu ve işbu çeklerden kaynaklı aralarında ticari bir ilişki bulunmadığı hususunda anlaşma bulunduğu, çeklerin davalıya sözleşmeye aykırı olarak teslim ediliği, mezkur definin davalıya karşı ileri sürülebileceğinden bahisle dava konusu çeklerden borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı esasa dair itirazlarından evvel yetki itirazında bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalının cevap dilekçesi ile HMK 6. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili ... (...)Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği anlaşılmakla, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çeke dayalı menfi tespit davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı,
HMK'nın 6. Maddesi uyarınca 'Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir' düzenlemesi uyarınca davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması ve davalı şirketin adresinin Şişli/İstanbul olması karşısında , davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 2022/438 esas-2022/474 karar sayılı benzer ilamı )
Mahkememizden verilen ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı istinaf ilamı ile "İİK'nın 72/son. maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında davalının ikametgahı ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi yetkili olup, bu yetki kuralı kesin yetki niteliğinde değildir.
İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HMK'nın 10. ve 14. maddelerine göre, sözleşmeden kaynaklanan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi ile şube işlemlerinden kaynaklanan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Somut olayda ise, davalı söz konusu çeki lehdardan faktoring sözleşmesi ile almış olup, faktoring sözleşmesinin alacağın temliki hükümlerini de içeren atipik bir sözleşme olması nedeniyle davacının şahsi def’ini davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği sabittir (bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.11.2013 tarihli 2013/12045 Esas 2013/18097 Karar sayılı emsal ilamı). Dolayısıyla davaya konu somut olayda borcun kaynağını teşkil eden sözleşmede ifa yeri ... olduğundan, ... Mahkemelerinin de yetkili olduğu gözetilerek işin esasına girilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. " gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememizin 2026/120 esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir.
HMK'nun 166/1 maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda , bağlantı var sayılır" hükmünü içermektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; mahkemeniz dosyasında davalı taraf faktoring şirketi olup, dava konusu çekler faktoring sözleşmesi kapsamında temlik alınmıştır. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... E. sayılı dosyasında ise aynı çekler yönünden bu kez asıl alacaklı/lehtar şirketler davalı konumundadır. Mahkememizde menfi tespit talebiyle açılan dava dosyası ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası arasında; uyuşmazlığın aynı hukuki ilişkiden ve aynı çeklerden kaynaklanıyor olması nedeniyle hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, asıl alacaklı ve bilvesile temel ilişki yönünden verilecek kararın, davalı faktoring şirketinin hukuki durumunu etkileyecek mahiyette olduğu anlaşılmakla Mahkememiz dosyasının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin 2026/120 Esas sayılı dava dosyasının HMK 166. maddesi gereği davanın aynı veya benzer sebeplerle açılmış olması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması ve HMK 30.maddede düzenlenen usul ekonomisi de gözetilerek Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, bundan sonraki işlemlerin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
2.Esasın birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3.Harç ve masrafların birleştirilen dosya üzerinden DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4.Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair;
Davacı vekili ve davalı vekilin huzurunda HMK 168-1 maddesi uyarınca aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; ancak hükümle birlikte gidilebileceğinden bu aşamada kanun yolu kapalı, esas hakkında hükümle birlikte İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 04/03/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)