Esas No
E. 2025/773
Karar No
K. 2026/110
Karar Tarihi

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/773 Esas
KARAR NO: 2026/110
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2025
KARAR TARİHİ: 11/02/2026

I.İDDİANIN ÖZETİ;

Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın gelinen aşamadaki tutumu ve borçlu olduğu halde kötü niyetli itirazı neticesinde dava sonuçlanıncaya dek müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, davalı tarafın mevcut durumda mal varlığını elden çıkartma tehlikesi söz konusu olduğunu, yargılamanın uzun sürebileceği ihtimali karşısında, borçlunun mal kaçırma veya ödeme kabiliyetini kaybetmesi tehlikesi nedeniyle icra takibine konu asıl alacak tutarı olan ... TL için ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ayırca ... ... de toptan yaş sebze meyve ticareti ile uğraştığını, bu ticaretin gereği olarak da davalı tarafa yaş sebze meyve satışları gerçekleştirdiğini, davalı tarafa satılan ürünlere karşılık müvekkili şirketin icra takibine dayanak faturaları düzenlemiş ise de söz konusu faturaların bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, davalı tarafın bir yandan müvekkili şirketi oyalarken bir taraftan da Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E sayılı dosyasıyla Konkordato müracaatında bulunduğunu, ancak davalının talebinin şartları oluşmadığı için reddedildiğini, müvekkili şirketin üretici çiftçilerden yaş sebze meyve alan ve bunları komisyoncu sıfatıyla satarak faaliyetini yürüten, karşı taraf ise komisyonculardan sebze ve meyve alarak iç ve dış piyasaya bu ürünleri satan tüccar sıfatıyla ticaret yaptığını, bu kapsamda müvekkili şirketin toplamda ... TL tutarındaki faturalar ile borçlu tarafa yaş sebze satmış ve ürünleri fatura tarihlerinde teslim ettiğini, borçlu tarafın faturalarda yazılı sebzelerin tamamını alıp faturalarında kayıtlarına işlendiğini, faturaların resmi olarak ta borçlu tarafça kabul edildiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiz, masraf ve diğer tüm ferileriyle birlikte ödemesini, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davalı borçlu aleyhine ... TL için ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasından konkordato başvurusunda bulunduğunu ve ... tarihinden itibaren geçici mühlet süresi içerisindeyken, ... tarihli duruşmada geçici mühlet süresi kaldırılmış ve konkordato davasının reddine karar verilmiş olup davalı şirketin borca batık olmadığından iflasına karar verilmediğini, görülmektedir ki davalı şirketin ticari faaliyetlerine devam edebilecek ekonomik durumda olduğunu, konkordato sürecine başvurulmasının kesinlikle mal kaçırma ya da borç ödememe yönünde atılan adımlar değildir. davalı şirketin aktif olarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini ve devam edeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu edilen alacağın fatura alacağı olduğunu, fatura alacağına ilişkin olarak ihtiyati haciz talep edilmesi mümkün olmamakla birlikte ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, nitekim davalı şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, kesinlikle mal kaçırma vb. durumların mevcut olmadığını, davalı aleyhine ihtiyati haciz işlemleri uygulanması halinde, davalının ticari hayatını sekteye uğratmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi durumunda davalının telafisi imkansız zararlarının doğacağını, tamamen gerçeğe aykırı iddialar ile davalı şirket aleyhine talep edilen koşulları oluşmamış ihtiyati haciz taleplerinin reddi gerektiğini, davalı şirket ile şirket yetkilisi ... ... hakkında Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasından konkordato sürecine başvurulmuş olup ... tarihinden itibaren konkordato geçici mühlet süresi verildiğini, ... tarihli ön inceleme duruşmasında ise konkordato taleplerinin reddi ile müvekkiller borca batık olmadığından iflasa karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı istinaf edilmiş olup dosyanın şuan istinaf incelemesinde olduğunu, davacı tarafça işbu davaya konu edilen icra takibinin davalı şirketin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde başlatıldığını, davacının takip tarihi: ... olup davalı şirketin konkordato geçici mühlet içerisinde bulunduğu tarihlerin ... - ... Olduğunu, İİK m. 288/1 hükmünün "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." Şeklinde olduğunu, İİK m. 294/1 hükmü ise "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler İşlemez." Şeklinde olduğunu, davaya dayanak takibin, davalı şirketin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde olduğundan iptali gerekmekteyken haksız olarak işbu davanın ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemekle, davalı şirket ve yetkilisi hakkında yürütülen konkordato yargılamasının işbu dava açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, nitekim işbu davaya konu iddia, davalının konkordato talepli yargılamasının da konusu olduğundan ve konkordato yargılamasında verilecek olan davaya konu edilen icra takibinin davalı şirketin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde başlatıldığını, davacının takip tarihi: ... olup davalı şirketin konkordato geçici mühlet içerisinde bulunduğu tarihlerin ... - ... olduğunu, İİK m. 288/1 hükmünün "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." Şeklinde olduğunu, İİK m. 294/1 hükmü ise "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler İşlemez." Şeklinde olduğunu, davaya dayanak takibin, davalı şirketin konkordato geçici mühlet süresi içerisinde olduğundan iptali gerekmekteyken haksız olarak işbu davanın ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemekle, davalı şirket ve yetkilisi hakkında yürütülen konkordato yargılamasının işbu dava açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, nitekim işbu davaya konu iddia, davalının konkordato talepli yargılamasının da konusu olduğundan ve konkordato yargılamasında verilecek olan karar işbu davanın da seyrini etkileyeceğinden, istinaf kararının beklenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, davalı hakkında yürütülen bir diğer konkordato yargılaması olan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının da kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, nitekim Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen konkordato yargılaması sonrası derdestliğe aykırı olmayacak şekilde tamamen yeni bir proje ile konkordato sürecine başvurulduğunu,

İlk derece mahkemesi hukuka aykırı olarak davanın reddine karar vermiş olup, kararın taraflarınca istinaf edildiğini ve dosyanın şuanda istinaf incelemesinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, işbu davaya konu iddianın davalının konkordato talepli yargılamasının da konusu olduğundan ve konkordato yargılamasında verilecek olan kararın işbu davanın da seyrini etkileyeceğinden istinaf kararının beklenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle davalının konkordato sürecinde olduğu ... - ... tarihler arasında faiz işlemeyeceği hususunu da belirttiklerini, nitekim İİK'nın "Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları" başlıklı m. 294/3 hükmü; "Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur." şeklinde olup, "Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi" başlıklı m. 288/1'in ise "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." Şeklinde olduğunu, bu anlamda ,kabul anlamına gelmemekle, işbu davanın kabulü halinde davalı şirketin konkordato sürecinde olduğu tarihlerde faiz işletilemeyeceğini, bu hususun da göz önüne alınmasını talep ettiklerini, davalı şirketin, davacıya iddia olunan tutarda borcu bulunmadığını, davacının işbu davasına konu ettiği faturalar ve diğer belgeler ile alacak iddiasının iddia olunan tutarların davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, bu hususun davalı şirket kayıtları ile davacı şirket kayıtlarının detaylı olarak incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, dava dilekçesi ekinde sunulu faturalar, cari hesap kayıtları ile diğer belgeler ile bu faturalar, cari hesap kayıtları ve belge içeriklerini kabul etmediklerini bildirdiklerini, ayrıca talep edilen faiz oranına, faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, davacının, davalı şirkete teslim ettiği ürünlerin anlaşılan kalite, boyut, adet ve kg özelliklerine de sahip olmadığını, bu durumun yargılama safhasında açıkça oraya çıkacağını, iddia olunan alacağın likit olmadığını, İcra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, nitekim icra inkar tazminatının yalnızca likit ve kesin alacaklar için söz konusu olduğunu, fakat davacının iddia ettiği alacağın likit ve kesin bir alacak olmadığını, davacının başlattığı icra takibi ile işbu dava haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiğinden davacının kötü niyetli işlemleri nedeniyle davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının koşulları oluşmayan ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile, haksız davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Kumluca İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası Tarafların vergi dairesindeki alış satış analizleri, Ticari defterler, Mali Müşavir bilirkişi raporu, Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;

1.Davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağına karşılık ... tarihinde Kumluca İcra Müdürlüğü'nün .../... Sayılı dosyası ile ... alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olduğu,

2.Davacının ve davalının ibraz edilen 2025/01-02-03-04-05-06-07-08-09 dönemlerine ait e-defterlerin süresi içerisinde vergi dairesine gönderimlerinin yapıldığı,

3.Davacının e-defter kayıtlarına göre davacının davalıya 2025 yılı Şubat ve Mart aylarında ... TL toplam tutarlı fatura düzenlediği, davalının bunun karşılığında ocak-şubat-mart 2025 aylarında ... TL toplam tutarlı ödeme yaptığı ve takip tarihi ... tarihi itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, takibe konu edilen faturaların bu alacak tutarının içerisinde yer aldığı takibin ... TL üzerinden başlatıldığı,

4.Davalının e-defter kayıtlarına göre davalının davacıya 2024 yılından ... TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davacının davalıya 2025 yılı Şubat ve Mart aylarında ... TL toplam tutarlı fatura düzenlediği, davalının bunun karşılığında ocak-şubat-mart 2025 aylarında ... TL toplam tutarlı ödeme yaptığı ve takip tarihi ... tarihi itibari ile davalının davacıya ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, takibe konu edilen faturaların bu alacak tutarının içerisinde yer aldığı,

5.Tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde takibe konu edilen faturaların her iki tarafın e-defter kayıtlarında kayıtlı olduğu ve her iki taraf kayıtlarına göre davacının takip talebinde talep ettiği faturalardan alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup her ne kadar ticari defterlerde alacak tutarı daha fazla ise de talep gereğince davacının alacağının ... TL olarak kabul edilmesi gerektiği,

6.Sayın mahkemenizce davacının alacaklı olacağı kanaatine varılacak olunursa davacı tarafın alacaklı olduğu miktar için takip tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 2. Md. uyarınca avans faizi (ticari temerrüt faizi) isteyebileceği değerlendirilmiştir.

IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ

Dava tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Davaya konu Kumluca İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evrakları üzerinde yapılan incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine cari hesap alacağına karşılık ... alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi marifetiyle tarafların 2025 yılına ait ticari defterleri incelenmiş, her iki tarafın da ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu belirleniştir.

Davalının defterleri davacının defter kayıtları ile uyumlu olup, her iki tarafın ticari defterlerine göre taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının davalıya 2025 yılı Şubat ve Mart aylarında ... TL toplam tutarlı fatura düzenlediği, davalının bunun karşılığında ocak-şubat-mart 2025 aylarında ... TL toplam tutarlı ödeme yaptığı ve takip tarihi ... tarihi itibari ile davalının davacıya ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, toplam borç mikarında davalı defter kayıtlarının davacıdan fazlasını içermesinin davalının davacıya 2024 yılından ... TL borçlu olduğu kaydından dolayı olduğu, davalının defter kayıtlarına göre takip konusu alacak kadar davacıya borçlu olduğu anlaşılmıştır.

HMK 222/2 uyarınca birbirini doğrulayan usulüne uygun tutulmuş defterler kesin delil hükmündedir. Kesin delil mahiyeti uyarınca davalını fatura konusu hizmeti almadığı yönündeki savunmalarına kıymet verilmemiştir. Buna göre davacının dava konu takipte belirtilen ...-TL asıl alacağa ilişkin açmış olduğu davanın kabulü gerekmiştir.

İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.

Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı belirli faturaların oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile; Kumluca İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak ... TL asıl alacak bedeli ile devamına,

2.Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %49,25 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına,

4.Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

9.Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın,

HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair,

Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog