9. Ceza Dairesi 2025/9555 E. , 2026/166 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair verilen hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.10.2022 tarihli bozma ilamına Mahkemesince direnilerek sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2025 tarihli 2024/9-164 Esas, 2025/367 Karar sayılı ilamı ile ... 1. Ağır Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve uygulamanın denetlenmesi amacıyla dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle, dosyada mahkumiyeti gerektirir kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, adli tıp raporuna göre katılan mağdureye ait külot ve vajinal sürüntü örneklerinde müvekkile ait DNA'ya rastlanmadığına Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanık hakkında iyi hal hükümlerinin uygulanmaması ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarından Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Baş Hekimliğinden alınan 27.08.2021 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/6. maddesinin uygulandığı, söz konusu raporun içerik itibarıyla yetersiz olması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında katılan mağdure hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair yeni rapor aldırıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken içeriği itibariyle yetersiz rapora istinaden karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.