5. Hukuk Dairesi 2025/4870 E. , 2025/15435 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz davanın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... Yönetici A.Ş. yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... Yönetici A.Ş. yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Yönetici A.Ş. vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mevkiinde kâin 40... parsel sayılı (yenileme ile 5 32... parsel) taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin malik ve mutasarrıfı olduğu taşınmazın ... Başkanlığının kararı ile Üniversite Alanı, Yüksek Eğitim Tesisleri ve Kampüs Alanı olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmazın da bulunduğu bölgenin 11.06.2011 tarihli ve 27961 sayılı mükerrer RG'de yayımlanan 2011/1813 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 4691 sayılı ... Bölgeleri Kanunun'un 4 üncü maddesine göre ... Geliştirme Bölgesi olarak tespit edildiğini, taşınmazın ... bölgesi olarak tespit edilmeden önce de 1/25.000 ölçekli planda ... Teknoloji Enstitüsü (... Üniversitesi) kampüs alanı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının 1993 yılından bu yana ortadan kaldırıldığını, söz konusu taşınmaz bugüne kadar davalı kurumlar tarafından kamulaştırılmadığını, müvekkilinin taşınmazını hiçbir şekilde amacına uygun bir biçimde kullanma imkânına sahip olmadığını, dava konusu taşınmaz ticari değeri yüksek bir bölgede olup, m² birim değerinin yüksek olduğunu iddia ile davalı idarece kamulaştırmasız el atılan (hukuki el atma) taşınmaz için şimdilik 300.000,00TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek gecikme faizi ile davalıdan tahsiline, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 4691 sayılı ... Bölgeleri Kanunu kapsamında ilgili yönetici şirket talep etmedikçe Bakanlık tarafından kamulaştırma yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu parselle ve bölge ile ilgili yönetici şirketin Bakanlığa bu doğrultuda talebi olmadığını ve bölge ile ilgili bir kamu yararı kararı da alınmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarla Bakanlığın bir ilgisi olmayıp davanın Bakanlık yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, dava konusu parsel orman alanı sınırlarına bitişik olduğundan söz konusu imar planında “Ağaçlandırılacak Alan” kullanımında kaldığını, ... Geliştirme Bölgesi Alanı ile ilgili olarak Bakanlık tarafından 19.12.2014 tarihli ve 6285 sayı ile 2. Etap parselasyon, 12.05.2016 tarih ve 2204 sayı ile 1. Etap parselasyon revize olmak üzere, 2 etap halinde olacak şekilde imar uygulaması dosyasının onaylandığını, yapılan incelemede ilgili parselin imar uygulamasına dahil edilmediği tespit edilmiş olup parsele ilişkin düzenleme ortaklık payı kesintisi bulunmadığını, dava konusu taşınmazın mevcut geçerli sınırları itibarıyla kullanımı Bakanlık tarafından engellenmemiş olup Bakanlık tarafından yapılmış bir işgalden bahsedilemeyeceğini, bunun yanı sıra 4691 sayılı ... Bölgeleri Kanunu incelendiğinde, burada özel mülkiyeti engelleyici bir hususun bulunmadığı, yasanın özel mülkiyet kullanımına cevaz verdiğinin açıkça görüldüğünü, taşınmazın gerek fiilen kullanımı, gerekse alım satıma konu edilmesinin mümkün olduğunu, “ ... Bölgesi” olarak ilan edilen alan için mülkiyeti kısıtlayıcı bir şerh ya da takyit bulunmadığı tapu kaydından da görülecek olup gerek hukuki gerekse fiili olarak da Bakanlık tarafından kesinlikle bir kamulaştırmasız el atma söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Yönetici A.Ş. vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... Yönetici A.Ş. yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin davanın müvekkili şirket yönünden kabulüne dair kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece kısa süre önce 2022/66 Esas, 2023/167 Karar ve 2022/113 Esas, 2023/169 Karar sayılı kararları ile el atma olgusundan ...'nın sorumlu olduğu kabul edilerek müvekkili şirket yönünden davaların reddine karar verildiğini, bilirkişi heyetinin aynı bölgede yer alan komşu parsellere ilişkin olarak birbiriyle taban tabana zıt iki görüşün mutlak surette giderilmesi gereken bir çelişki olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket 4691 sayılı ... Bölgeleri Kanunu hükümleri doğrultusunda Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş olup, kamuoyunda ... olarak bilinen ... Teknoloji Bölgesi projesinin yasal yönetici şirketi olduğunu, dava konusu 5 32... parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından herhangi bir şekilde kullanılmadığını, müvekkili şirket dava konusu parsele el atmadığı gibi taşınmazı kamulaştırmasının da mümkün olmadığını, davacının taşınmaza erişimine herhangi bir engel bulunmadığı gibi taşınmaz üzerinde yapılaşma koşullarının da mevcut olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda kıymet takdirinin de hatalı yapıldığını, Mahkemece belirlenen tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Bakanlık vekillerince cevap dilekçesi sunulmasına ve duruşmaya katılım sağlanmasına rağmen husumet yokluğundan ret kararında Bakanlık lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun'un (2942 sayılı Kanun )geçici 6 ncı madde hükmüne göre; 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasındaki el atmalarda taraflara öncelikle uzlaşma şartı getirildiği, 04.11.1983 sonrası el atmalarda ise uzlaşma şartı aranmaksızın el atılan taşınmaz bedeli 16.05.19 56... -6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği (Emsal Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/17462E- 2018/18695K sayılı ilamı), davalı ... Bakanlığının yazı cevabında; ... Bölgeleri Kanunu uyarınca bölgede ihtiyaç duyulacak arazilerin 2942 sayılı Kanun hükümlerine göre sağlanabileceği, "kamu yararı kararının" yönetici şirketin başvurusu üzerine Bakanlıkça verileceği hükmü getirildiğini, bölge alanına yönelik yönetici şirket tarafından Bakanlığa iletilen herhangi bir kamu yararı kararı talebi bulunmadığı, ... Bölgesi Alanı ile ilgili olarak 19.12.2014 tarihli ve 6285 sayı ile 2. Etap Parselasyon, 12.05.2016 tarihli ve 2204 sayı ile 1. Etap parselasyon revize olmak üzere 2 etap halinde olacak şekilde imar uygulaması dosyasının onaylandığı bildirildiğinden el atma tarihinin 1983 tarihinden sonra olduğu yönünde yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davalı ... Yönetici A.Ş. tarafından husumet itirazında bulunulmuşsa da dava konusu taşınmazın Muallimköy ... Bölgesi Uygulama İmar Planı içerisinde kaldığı, bilirkişi raporundan çevresinin tel çitlerle çevrili olduğu ve parsele girişin engellendiği, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla el atan idarenin ... olduğu anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dahilinde, Muallimköy ... Bölgesi uygulama imar planında kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı anlaşılmış olup, arsa niteliğinde olması nedeniyle emsal karşılaştırma yöntemi ile değer belirlenmesinin yerinde olduğu; ancak davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği hâlde, lehine vekâlet ücreti takdir edilmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Yönetici A.Ş. hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Yönetici A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 28.03.2016 tarihli ve 1357 sayılı oluru ile onaylanan 1/1000 ölçekli ... Bölgesi Uygulama İmar Planı içinde ağaçlandırma alanında kaldığı dava tarihi itibarıyla imar uygulaması görmediği, yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda çevresinin tel çitlerle çevrildiği ve bu alana girişlerin kontrollü yapıldığı, girişte güvenlik bariyerleri ve güvenlik görevlisi eşliğinde özel izinle girilebildiği böylece parsele girişinin engellendiği, dolayısıyla fiili el atmanın gerçekleştiği anlaşılmıştır.
4.4691 sayılı ... Bölgeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesinde " Bölgelerde ihtiyaç duyulacak araziler 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre sağlanabilir." hükmünü düzenlediği, ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin Arazi temini başlıklı 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında "Yönetici şirketin, ihtiyaç duyması halinde, Bölge olarak ilan edilen alan içerisinde kalan özel mülkiyete konu gerçek kişilere ya da özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlara yönelik kamulaştırma talepleri, Bakanlık tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde Bakanlıkça kamulaştırılarak tapuda Hazine adına tescil edilir. Kamu yararı kararı alınması dışındaki kamulaştırma işlemleri, Bakanlığın uygun görmesi halinde yetki devri yoluyla Bakanlık il müdürlüklerince yürütülebilir. Kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan yönetici şirket tarafından ödenir. Bu şekilde tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar üzerinde (Değişik ibare:RG-10/2/2022-31746)(2) ..., ... ve ... Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen yönetici şirket lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir. " beşinci fıkrasında da "Kamulaştırmaya ilişkin kamu yararı kararı, yönetici şirketin başvurusu üzerine Bakanlıkça verilir." şeklinde hükmün yer aldığı dikkate alındığında davalı ... A.Ş.'nin kamulaştırma yetkisinin olmadığı, talebi halinde ... ve ... Bakanlığınca arazi temin edileceği gözetilerek davalı ... A.Ş. vekilinin husumet itirazının kabulü ile husumet yokluğu nedeniyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi ve sorumlu idarenin davalı Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı olduğu gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hâlde yazılı şekilde ... ve ... Bakanlığı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Yönetici A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ... Yönetici A.Ş' den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.