Esas No
E. 2022/3275
Karar No
K. 2025/8944
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/3275 E.  ,  2025/8944 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/3275
Karar No: 2025/8944
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Mermer Madencilik Turizm Tic. İnş. A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ...2- ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mersin ili, Gülnar ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... sicil sayılı maden işletme ruhsatı ile işletilen ruhsat sahasında, yapılan denetim sonucunda 138.114,99 ton madenin sevki yapıldığı halde beyan edilmediğinden bahisle beyan edilmeyen miktar için hesaplanan ve eksik hesaplanarak ödenen devlet haklarının ödenmesine ilişkin ... tarihli ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; 138.114,99 ton madenin üretimi yapılarak sevk edildiği halde davalı idareye beyan edilmediğinin tespit edildiği, 28/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ocak başı satış fiyatın yeniden değerleme oranında arttırılmak suretiyle dava konusu devlet hakkının hesaplanması yoluna gidildiği, ocak veriminin % 20 olarak hesaplandığı, devlet hakkı oranın da % 4 alındığı, devlet hakkının ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, devlet hakkı tutarının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, devlet hakkının yıllık bazda hesaplanacağı ve devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, dava konusu ruhsat sahasında ocak veriminin geçmişte yıllara göre değişim göstermesine karşın bir ölçüm ya da inceleme yapılmaksızın ocak veriminin % 20 alındığı ancak bunun sebebinin ortaya konulamadığı, öte yandan devlet hakkına ilişkin hangi yıla ne kadar devlet hakkı tahakkuk ettirildiğinin belirsiz olduğu, ayrıca devlet hakkı oranının 11-b grubu madenlerde 18 Şubat 2015 tarihine kadar % 2 olduğu, bu tarihten sonra % 4'e çıkarıldığı dikkate alındığında tüm devlet hakkının % 4'lük oran üzerinden hesaplanmasının hukuki güvenlik ilkesinden dolayı davacının aleyhine olduğu, devlet hakkının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatının yeniden değerleme oranı üzerinden arttırılacağına ilişkin kanuni düzenlemenin 28/02/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği ve söz konusu düzenlemenin geçmişe etkili olacağı yönünde geçiş hükmünün de bulunmadığı dikkate alındığında 2010 ile 2017 yılları arasında yürürlükte olmayan düzenleme esas alınarak “kanunların geriye yürümezliği" ilkesine aykırı olacak şekilde ocak başı satış fiyatının yeniden değerleme oranında arttırılamayacağı, hususları birlikte değerlendirierek dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bildirilmediği veya eksik beyan edildiği görülen Devlet hakkı için tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı yanında müdahillerce savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacı şirket tarafından, Mersin ili, Gülnar ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... sicil sayılı maden işletme ruhsatı ile işletilen ruhsat sahasında, yapılan denetim sonucunda 138.114,99 ton madenin sevki yapıldığı halde beyan edilmediği ve satış faturalarından doğan devlet hakkının eksik yatırıldığı gerekçesiyle ...... tarihli ve E... sayılı işlem ile 1.781.509,67-TL devlet hakkı ile 2014, 2015-2, 2015-4, 2016 yılı Devlet hakkı farkları olan 978.937,20-TL hazine payının ve 282.536,58-TL orman payının bir ay içerisinde ödenmesinin talep edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde Devlet hakkı "Maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım." olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "(Değişik birinci fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) (Değişik fıkra:14/2/2019-7164/14 md.) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ruhsat sahipleri tarafından Devlet haklarının beyanında kullanılan ocak başı satış fiyatı, Genel Müdürlükçe ilan edilen ocak başı satış fiyatından daha düşük olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md. Değişik: 4/2/2015 – 6592/10 md.) "Devlet hakkı; a) I. Grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında, b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında, c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında, (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte) ç) II. Grup (b) bendi madenlerde doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden %4,5 oranında, (18/02/2015 tarihli 29271 Resmi Gazete sayılı 6592 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle değişik hali) ç) II. Grup (b) bendi madenlerde doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında, (24/06/2010 tarihli 27621 Resmi Gazete sayılı 5995 Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yer alan hali b) II. Grup (b) bendi madenlerde %2 ), d) III. Grup kaynak tuzlarından %1 oranında, bu grubun diğer madenlerinden %5 oranında, e) IV. Grup madenlerden; altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, (…) alüminyum ve uranyum oksit madenlerinden ekli (3) sayılı tabloda belirtilen oranlarda, uranyum oksit dışındaki radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddelerden %8 oranında, diğerlerinden ise %3 oranında, f) V. Grup madenlerden %4 oranında alınır." hükmü bulunmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, ruhsat sahasından üretilerek sevk edildiği halde beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan Devlet hakkı tutarı ile eksik beyan edilen Devlet hakkı farkından kaynaklanmaktadır. Dava konusu işlemin ruhsat sahasından 138.114,99 ton ton mermerin sevk edildiği halde beyan edilmediği gerekçesiyle ödenmesi istenilen 1.781.509,67-TL Devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden:

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından verilen işletme faaliyet raporlarında, revize projelerde ve işletme projelerinde verim oranının farklı şekilde gösterildiği, buna karşın davalı idarece ortalama verimin %20 olarak hesaplandığı, verim oranının 2010 ila 2017 yılları arasında davacının tüm işletme projeleri ve faaliyet bilgi formları esas alınarak hesaplanması gerekirken bu yöntem benimsenmeksizin belirlenen oranı hukuken kabul edilebilir ve makul düzeyde olmadığından bu kısımda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden, Devlet hakkının ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, Devlet hakkı tutarının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, Devlet hakkının yıllık bazda hesaplanacağı ve Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirtilerek istenmesi gerektiğinden, davalı idarece yeniden tesis edilecek olan işlemde; ruhsat sahasında geçmiş yıllarda hangi kalitede ne kadar maden üretildiğinin tespit edilmesi mümkün olmadığından, davacının geçmiş yıllara ait üretimlerinin hangi kalite mermer için ne kadar olduğu belirlenerek, bu hesabın orantı yapılmak suretiyle ilgili yıllara uygulanması veya bu şekilde hesap yapılamaması halinde (yeterli miktarda üretim olmaması veya hiç üretim yapılmaması gibi hallerde) üretimin her yıl eşit miktarda yapıldığı kabul edilmek suretiyle her bir yıla isabet eden üretim miktarının ve kalitesinin bulunması gerekmektedir.

Bu üretim miktarı üzerinden ödenmesi gereken Devlet hakkının ilgili yıla ait ocak başı satış fiyatının ve yine ilgili yıla ait Devlet hakkı oranının (II (b) grubu madenlerde 18/02/2015 tarihine kadar %2 olduğu, bu tarihten sonra %4'e çıkarıldığı) esas alınması, yapılacak hesaplamada zamanaşımına ilişkin 6183 sayılı Kanun hükümlerinin gözetilmesi, 4 farklı kalite mermerin ortalama ocak başı satış fiyatının alınması yerine davacının satış bilgi formları dikkate alınarak üretimin hangi kalitede hangi miktar yapıldığı yukarıda belirtildiği şekilde gözetilerek ortalamanın bulunması gerektiğinden, temyizen incelenen kararın diğer kısımları yönünden sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından belirtilen gerekçeler eklenmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

Dava konusu işlemin 2014, 2015-2, 2015-4, 2016 yılı Devlet hakkı farkları olan 978.937,20-TL hazine payına ve 282.536,58-TL orman payına ilişkin kısmı yönünden:

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocak başı satış fiyatının davalı idare tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle asgari emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Nitekim bu durum 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu'nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, "Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir." denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur.

Uyuşmazlıkta, satış faturaları, muhasebe kayıtları vb. hususlar dikkate alınmak suretiyle, davacının beyan ettiği ocak başı satış fiyatı ve bu fiyat üzerinden hesaplanan Devlet hakkı ile davalı idarece tespit edilen ocak başı satış fiyatı ve bu fiyat üzerinden hesaplanan Devlet hakkı arasında fark bulunduğu sonucuna varılarak dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Bu durumda, gerekli bilgi ve belgeler edinilmek suretiyle dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı idarece davacının beyan ve kayıtlarına göre belirlenen emsal ocak başı satış fiyatının ve Devlet hakkı farklarının yerinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırma üzerine verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının,

a)Dava konusu işlemin ruhsat sahasından 138.114,99 ton mermerin sevk edildiği halde beyan edilmediği gerekçesiyle ödenmesi istenilen...-TL Devlet hakkına ilişkin kısmının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,

b)Dava konusu işlemin 2014, 2015-2, 2015-4, 2016 yılı Devlet hakkı farkları olan ...TL hazine payının ve...-TL orman payına ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3.Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4.Kesin olarak, 24/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog