Esas No
E. 2024/710
Karar No
K. 2026/220
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/710
KARAR NO: 2026/220
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/09/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında önce ----- programı satılım ve hizmet danışmanlık ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkil şirketin davalı tarafa satmış olduğu program ve sunmuş olduğu hizmete ilişkin muhtelif tarihlerde faturalar kestiğini, davalı kesilen faturalara itiraz etmediğini, müvekkilinin vermiş olduğu hizmetten ve işlemlerden kaynaklı cari alacağı olan toplam 441.183,35 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirkete önce ---- Noterliğinin 06.06.2024 tarih ------ yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, ---- yolu ile tebliğ edilen ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağının tahsili istemi ile davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ------. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, hak edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının hukuki ve fiili temelden yoksun olduğunu, takibe ve davaya konu edilen 441.183,35 TL tutarlı alacağın hiçbir geçerli belgeyle ispatlanamadığını, taraflar arasında, icra takibine ve davaya dayanak gösterilen alacak bakımından yazılı bir sözleşme veya geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, icra takip dosyasında borcun sebebinin yalnızca “faturadan kaynaklı cari hesap alacağı” olarak gösterildiğini, ancak takip dosyasına herhangi bir fatura, cari hesap ekstresi veya yazılı belge sunulmadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca cari hesap sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olduğunu, bu şart gerçekleşmeden cari hesaba dayalı bir alacaktan Söz edilemeyeceğini, bu nedenle davacının TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümlerine dayanmasının mümkün olmadığını, ayrıca itirazın iptali davalarının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, takipte sunulmayan belge ve delillerin sonradan dava aşamasında ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın icra dosyasına hiçbir belge sunmamasına rağmen, itirazın iptali davasında 37 adet fatura ve hukuken geçerli olmayan “cari hesap ekstres aykırı olduğunu, ” başlıklı bir belgeye dayandığını, bu durumun usul ve yasaya Müvekkili şirketin davacıdan ------ yazılım lisansı satın aldığını, bu lisansın 721.632,25 TL bedelle alındığını ve bedelinin tamamen ödendiğini, bu hususun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını, Buna rağmen davacının, bu lisans satışına ilişkin faturayı dahi takibe ve davaya konu ederek mükerrer ve haksız alacak talebinde bulunduğunu, lisans bedeline ve diğer ödemelere ilişkin ödeme dekontları ile davacı tarafından düzenlenen bazı faturalara karşı müvekkili şirketçe kesilen iade faturalarının dilekçe ekinde sunulduğunu, Davalı şirketin, ----- yazılımına yabancı olması nedeniyle davacıdan zaman zaman danışmanlık ve destek hizmetleri talep ettiğini, bu kapsamda, lisans bedeli dışında davacıya toplam 1.054.975,19 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin, hizmetin ifa edildiği veya edileceği inancıyla yapıldığını, ancak sonradan yapılan incelemelerde, danışmanlık hizmetlerinin büyük oranda hiç sunulmadığı, kısmen sunulan hizmetlerin ise eksik ve ayıplı olduğunun anlaşıldığını, Takibe konu edilen faturalar arasında yer alan 26.04.2024 tarihli, ------ numaralı ve 87.439,50 TL bedelli e-faturanın, 29.04.2024 tarihinde davalıya iletildiğini, bu faturaya---. Noterliği'nin 07.05.2024 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresinde itiraz edilen faturanın ticari defterlere kaydedilmediğini, bu nedenle davacının, “faturalara itiraz edilmedi, yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ayrıca ---. Noterliği'nin 06.06.2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava konusu 441.183,35 TL'nin talep edildiğini, bu ihtar üzerine davalı tarafından yapılan teknik incelemede, faturaya konu hizmetlerin büyük ölçüde sunulmadığının, bağlantı saatleri ile fatura edilen süreler arasında ciddi uyumsuzluklar bulunduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine söz konusu ihtara 12.06.2024 tarihinde süresinde cevap verildiğini, faturalara itiraz edildiği ve aynı zamanda gizli ayıp ihbarında bulunulduğunu, davacı tarafından faturalarda belirtilen danışmanlık sürelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ------ yazılımına ait log kayıtlarının incelenmesi halinde, davacının iddia ettiği sürelerde sisteme dahi giriş yapmadığının ortaya çıkacağını, fatura içeriklerinin maddi gerçeği yansıtmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 479. maddesi uyarınca, bedel ödeme borcunun ancak eserin teslimi ile muaccel olacağını, somut olayda ise hizmetin büyük ölçüde ifa edilmediği veya ayıplı ifa edildiği gerekçesiyle bedel ödeme borcunun henüz muaccel hale gelmediğini, salt faturanın ticari defterlere kaydedilmiş olmasının, hizmetin ifa edildiği anlamına gelmeyeceğini belirtmiş olup, davanın öncelikle yetki yönünden, aksi halde esastan reddini, davacının 620'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili 05/01/2026 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiş, vekaletnamenin kontrolünde davacı vekilinin davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili 07/01/2026 tarihli dilekçe ile, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.6100 sayılı HMK madde 307 ve devamında düzenlenen feragat, davacının netice-i talebinden kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HMK.24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Feragat, davayı sona erdiren, yapıldığı anda sonuç doğuran, kesin bir usul işlemi olup,

HMK 311. maddesi uyarınca, karşı tarafın muvafakatine gerek olmaksızın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan, somut olayda davacılar vekili yazılı beyanı ile usulüne uygun şekilde davadan feragat ettiğini beyan ettiğinden, incelenen vekaletnamesinde feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş,

HMK'nın 312. Maddesi gereği yargılama giderlerinden, vekalet ücretinden ve arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiş , davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,

2.Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafından yatırılan 5.328,39-TL'den mahsubu ile artan 4.596,39-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

4.Tarafların beyanları dikkate alınarak yargılama gideri ve avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,

5.6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

6.Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde İstinaf yolu kabil olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog