T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR
Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davalı 04/12/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi dayalı olarak davalı kefil/borçlu hakkında, kredi bedeli ödenmediği için Konya . İcra Müdürlüğü ... E. icra dosyası ile takibe başlanıldığını, asıl borçlu olan ...'nın vefat ettiği haricen öğrenilmiş ve mirasçıları takip dosyasına taraf olarak eklenerek 19/03/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından, tebliğ edilen ödeme emirlerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edilmiş, itiraz üzerine takip durdurulduğunu, davalı-borçlular, her ne kadar babaları muris ...'nın alzheimer olduğunu ve imzaladığı kredi sözleşmesinin farkında olmadığını iddia etse de genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte murisin hasta ve temyiz kudretinden yoksun olduğuna dair herhangi bir delil, hastane kaydı ve fiziksel emare bulunmadığını, davalı-borçlular sırf takibi durdurmak ve ödeme yapmaktan kaçınmak için ödeme emrine itiraz etmiş olup, borçlarının olmadığı yönündeki itirazları ile takibi durdurarak kötü niyetli hareket ettiklerini beyanla; Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; davalı borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile icra takibinin aynen devamına, davalı hakkında icra takibi bedelinin %20' si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi ...
19/06/2023 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Dava konusu borç için açılan takip hesabı ekstresinin incelenmesinden, takip tarihinden sonra herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, ... no.lu taksitli tarımsal ticari kredi yönünden, davacı bankanın, 26.02.2021 İcra takip tarihi itibariyle, taleple bağlılık kuralı uygulanarak 23.123,96 TL anapara, 3.710,68 TL işlemiş akdi faiz, 24.684.42 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.239.84 TL BSMV. 342.20 İhtar masrafı olmak üzere toplam 53.101.1 TL banka alacağı hesaplandığını, 26.02.2021 icra takip tarihi itibariyle, taleple bağlılık kuralı uygulanarak, davacı bankanın, davalıların her birinin sorumluluğu eşit olmak üzere, ... no.lu taksitli tarımsal ticari kredi yönünden, 23.123,96 TL anapara, 3.710,68 TL işlemiş akdi faiz, 24.684.42 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.239.84 TL BSMV, 342.20 TL İhbar masrafı olmak üzere toplam 53.101.1 TL banka alacağının hesaplandığını, takip tarihinden sonra, dava konusu kredinin anapara tutarı 23.123,96 TL için sözleşme ve talep gereği yıllık %35 temerrüt faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ... 29/09/2023 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 19.06.2023 tarihli kök raporumda banka alacağında dikkate alınıp hesaplanan anapara ek raporu ekinde sunduğu, 15.02.2018 Tarih ... yevmiye numaralı Konya . Naterliği kat ihtarnamesi ite davacı banka tarafından eklenen hesap özetinden alındığını, ek raporunda yapılan davacı banka Taleple Bağlılık Kuralı Gereği her bir davalı yönünden 26.02.2021 icra takip tarihi itibarıyle, Banka Alacağı: 22.978.74 TL anapara, 4.329.89 Tl işlemiş akdi faiz, 24.395.76 TL temerrüt faizi 1.225.19 TL BSMV, 342 TL İhtr msrf ile 53.271.58 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 26/08/2024 tarihli raporunda; Dava dosyasının ve dosyada yer alan tıbbi belgelerin incelenmesi neticesinde; müteveffa ...'nın 04/12/2015 tarihinde müteselsil kefil olarak sözleşme imzaladığını, her ne kadar hukuki ehliyet hususunda en sağlıklı değerlendirmenin şahsın söz konusu dönemde yapılacak ayrıntılı tıbbi muayenesi ile yapılabilecek olmasına rağmen, 11/11/2017 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığını, şahsın 04/12/2015 tarihi öncesi ve sonrasında hukuki işlem ehliyetinin ortadan kalkmasına neden olacak nitelik ve mahiyette herhangi bir hastalık kaydı bulunmadığı anlaşıldığını; 04/12/2015 tarihi itibariyle ...'nın hukuki işlem ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ...
07/10/2024 tarihli 2. ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 19.06.2023 Tarihli kök raporunda banka alacağında dikkate alınıp hesaplanan anapara , davalılara çekilen 15.02.2018 Tarih ... yevmiye numaralı Konya . Noterliği kat ihtarnamesi ile davacı banka tarafından eklenen hesap özetinden alındığını, miktar farklılıkları sehven yapıldığını, şöyle ki; Noter İhtart Ek Hesap Özeti Kat'ında 12.423.93 TL Kalan Anapara + Tahsili Gecikmiş Anapara + 9.946.35 TL = 22.370.28 TL anapara, 2.Ek raporunda yapılan davacı banka Taleple Bağlılık Kuralı Gereği her bir davalı yönünden 26.02.2021 İcra Takip Tarihi itibarıyle, Banka Alacağı: 22.370.28 TL Anapara, 4.329.389 TL İşlemiş Akdi faiz, 23.749.78 TL Temerrüt Faizi 1.192.89 TL BSMV, 342 TL İhtr msrf ile 51.642.84 TL' olduğunu, kök raporundaki diğer hususların aynı olduğunu, gerek kök raporu ve gerek eki raporunda sehven yapılan rakam hataları tarafından düzeltildiği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi ...
06/01/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Tarafından yapılan hesaplama ile davacı tarafın takip talebinde istemde bulunduğu tutar arasındaki fark, davacının, müteveffa ... ve murisleri davalıların temerrüdü oluşmamış olmasına karşın, işlemiş faiz tutarını temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplamış olmasından kaynaklandığını, tarafından yapılan hesaplama ile dosya kapsamında mevcut bilirkişi kök ve ek raporlarındaki hesaplamalar sonucu bulunan tutar arasındaki farklılığın ise; Faiz hesaplamasına esas alacak tutarının kat tarihineki toplam alacak miktarından ziyade faiz hariç anapara alacak tutarlarının dikkate alınmasından, kısmi tahsilat tutarı 6.107,69 TL olmasına karşın bu tutarın 3.593,00 TL olarak dikkate alınmış olmasından, kısmi tahsilat tarihi 10.04.2018 olmasına rağmen bu tarihin 06.04.2018 olarak hesaplamaya dahil edilmesinden, ihtarname tarihi itibariyle ... vefat etmiş olmasına, dolayısıyla tebligat yönüyle fili imkansızlık bulunmasına karşın, asil borçluya yapılan tebligat tarihi esas alınarak temerrüt tarihi belirlenmiş olmasından, davalılar yönüyle takip öncesi temerrüt gerçekleşmemiş olmasına rağmen temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplama yapılmasından ileri geldiği belirlendiğinini, tarafından yapılan hesaplamada; kat tarihindeki alacak tutarı esas alınmış, kısmi tahislat tutarı ve tarihi dikkate alınarak, öncelikle faiz ve ferilerine, müteakiben anaparaya mahsup yapılmış, davalıların takip öncesi dönemde temerrüde düşürülmemiş olduğu dikkate alınarak takip tarihine kadar ki faiz hesabı akdi faiz oranı üzerinden yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi (... - ... - ... ) 10/08/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... T.A.Ş. tarafından 04.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine göre kredi borçlusu ... tarafından asaleten veya kefaleten kullanılmış ve kullandırılacak krediler nedeniyle doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere maliki ... olan taşınmaz üzerinde alacaklı banka lehine tesis edilmiş 1. derecede 52.500,00 TL bedelli ipoteğin tesis edilmiş olduğu ve Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, sözleşmenin TBK'nundaki kefalet için öngörülen şekil şartlarına uygun olduğunu, müteveffa ...'nın sözleşme tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece adli tıp kurumuna gönderilen müzekkerelere verilen cevapların incelemesinin uzmanlık alanları dışında olduğunu, müteselsil kefil ... ile ilgili olarak 15.02.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilen adres ile Genel Kredi Sözleşmesinde yazılı adresin ve bu itibarla temerrüt halinin gerçekleşmediğini, ancak müteselsil kefilin adres değişikliği olmuş ve davacı bankaya bildirilmemiş ise İİK m. 68/b gereğince tebliğ edilmiş sayılacağı ve Yargıtay . Hukuk Dairesi 10.7.2023 tarihli ... E. ... Kararına göre de İİK m. 68/b gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını, dava dosyasında bu hususta belgeler bulunmadığından Borçlu yönünden takiple (26.02.2021) birlikte temerrüdün oluştuğu veya oluşmadığı hususunun Sn. Mahkemizin takdirlerinde olduğunu, borçlulardan ...'nın 11.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılardan ... müracaatı üzerine Konya . Noterliğince 07.12.2017 tarihinde mirascılık belgesi düzenlendiğini, 26.02.2021 tarihinde Davacı ... T. A. $. tarafından Davalılar borçlu olarak T.C. Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile "genel kredi sözleşmesi, ihtarname, banka kayıtları, hesap ekstresi 25.924,73 TL” sebebi ile 25.924,73 TL asıl alacak (İstenen: %35 Yıllık Diğer), 35.808,11 TL, Faiz 1, 1.790,41 TL BSMV 1 olmak üzere 63.523,25 TL toplam alacak tutarında icra takibi başlatıldığını, Sn. Mahkememizin takdirleri temerrüt halinin oluştuğu varsayımı altında; B.6.1. 14.02.2018 hesap kat tarihi itibariyle alacak tutarı bölümünde ayrıntılı açıklandığı ve tabloda gösterildiği üzere Hesap kat tarihi olan 15.02.2018 tarihi itibariyle müteveffa ...'nın müteselsil kefaletten gelen borcunun 27.497,19 TL ve takip tarihindeki (26.02.2021) hesaplanan borcunun ise 53.703.29 TL olduğunu, 04.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesin 7.8.3. maddelerine göre Temerrüt tarihinde alacaklı bankaca uygulanan en yüksek faiz oranı %25,80 olmakla, takip talepnamesinde talep edilen % 35 temerrüt faiz oranının sözleşmeye uygun olduğu kanaatini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun Bankacılık Sözleşmesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olduğu görülmüştür. Kredinin tanım olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununda (Ban. K) kanun koyucu tarafından bir belirlemesi yapılmamıştır. Bununla birlikte kredi sınırlarının çizilmesinde bankanın hangi işlemlerinin kredi sayılacağı hususu Ban. K madde 48 belirlenmiştir.
Buna göre, krediler, bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayri nakdî krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu kanun uygulamasında kredi sayılacağı şeklinde düzenlenmiştir.
Kredinin birden çok çeşidi olmakla beraber uygulamada en çok kullanılan tür nakit ödeme yapılmak suretiyle verilen kredilerdir. Bu tür ise, nakdi kredi olarak tanımlanabilecektir. Bu itibarla kredi kartı hesabı suretiyle kullandırılan kredi, tüketici ya da ticari krediler nakdi krediye örnek olarak verilebilecektir. Nakdi kredinin alt türlerinden olan sabit vadeli para ödüncü kredisinde değinilecek olursa; banka parayı bir defada kredi alana verecek, kredi alan ise almış olduğu bu para ödüncünü tek defada veya taksitler halinde kararlaştırmış oldukları vadede geri ödeyecektir.
Bu kredi sözleşmelerinde cari hesap şeklinde çalışmaz. Bu nedenle kredinin yenilenmesi, döner çalışması söz konusu değildir. Banka krediyi bir defada verir, kredi alan ödeme yapmakla belli limite kadar tekrar kredi çekme imkânı yoktur. Kredi belli bir limite kadar cari hesap şeklinde açılmamıştır. Bu sebeple kredi alanın ödemeler yaparak krediyi döner olarak kullanması mümkün değildir (... ... : Kredi ve Kredi İşlemlerinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Pamukkale Journal of Eurasian Socioeconomic Studies 6/2 (Aralık2019), 45-46).
Kredi Sözleşmesinin genel hükümler bağlamında hukuki niteliği; Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 386 ve devamında düzenlenmiştir. Kanuni tanım da dikkate alındığında, kanun koyucu tüketim ödüncüne ancak ya bir miktar para ya da tüketilebilen bir şeyin söz konusu olabileceği, ödünç verenin bu ödüncü devretmeyi yükümlendiği, ödünç alanın ise aynı nitelik ve miktardaki şeyi geri vermeyi taahhüt ettiği tam iki tarafa borç yükleyen, rızai sözleşme olarak tanımlamıştır.
Sözleşmenin rızai niteliği sebebiyle; banka ve kredi talep edenin anlaşması halinde artık sözleşmenin kurulacağı yorumu yapılabilecektir. Bu nedenle ayrıca paranın devredilmesi şart değildir. Bu hususa ilişkin ihtilaf olması halinde ancak tarafların yükümlülükleri dairesinde bakmak ve değerlendirmek gereklidir (... ... ,s.47). Kanun koyucu, ticari olmayan tüketim sözleşmelerinde ancak kararlaştırılmış olması halinde faiz istenebileceğini belirlemişken, ticari işlerde ise, tarafların bu konuda herhangi bir anlaşması olmasa bile faiz talebinde bulunulabileceği şeklinde düzenleme yapmıştır. Kefalet Sözleşmesi irdelenecek olursa, ilgili sözleşme TBK madde 581 ve devamında düzenlenmiş olup, kefilin alacaklıya karşı borçlunun borçlarını ifa etmemesi halinde ödemeyi kişisel olarak üstlenmesi hali olarak tanımlanmıştır. Kefalet, halihazırdaki borç için yapılabileceği gibi gelecekte doğacak borç için de yapılabilecektir. Yine sözleşme, yazılı şekilde yapılması gerekli olup, kefilin sorumlu olacağı miktarın ve kefalet tarihinin yazılması da geçerlilik şartı olarak düzenlemiştir.
Kefaletin türü bakımından ayırım ise, kefilin sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu açıkça belirtmesi gerekli olup aksi halde adi kefalete ilişkin hükümlerin uygulanması gereklidir. Bunun önemi ise, adi kefalet halinde alacaklı, istisnai hükümler hariç öncelikle borçluya başvurmadan kefilin sorumluluğuna gidemeyecekken, müteselsil kefalette ise, alacaklı borçlu yerine kefile doğrudan takibe geçme imkanına sahip olacaktır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184). İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında kredi sözleşmesi akdedildiği davalıların murisi olan ...'nın müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye katıldığı, ilgili borcun ödenmemesi sebebiyle Konya . İcra Dairesi ... E sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, davalılar tarafından ilgili icra takibine itiraz edildiği, davacının hak düşürücü sürede iş bu davayı dermeyan ettiği, ilgili kredi sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde davalı murisin müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, uzman bilirkişi marifetiyle yapılan tespite göre davacı bankanın kısmi olarak alacaklı olduğunun tespit olduğu beraber değerlendirildiğinde davacının alacağını ispat ettiği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuş itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır ... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018). Somut olayda; davalının müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, icra takibine konu olan borcun likit olmadığı bu bağlamda itiraz kapsamının kötü niyetli olmadığı değerlendirilmekle talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere: DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1.Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 53.703,29 TL (26.322,18 TL asıl alacak, 26.077,24 işlemiş faiz, 1.303,86 TL BSMV) üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin 9.819,96 TL istemin REDDİNE,
-Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2.Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 3.668,47 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan: 767,20 TL'nin masubu ile bakiye 2.901,27 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan peşin harç olan : 767,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafça ödenen 59,30 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 50,13 TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı tarafça yapılan 36.339,75 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 30.722,04 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 1.149,76 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 210,24 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
8.Karardan sonra yapılacak masrafların % 84,54 oranında (kabul oranı) davalılara; % 15,46 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,
9.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10.Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11.Davalılar ... , ... , ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 9.819,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... , ... , ... verilmesine,
12.Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının karar kesinleştiğinde mahkemesine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025
Katip Hakim