Karar No
K. 2026/477
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2026/475

KARAR NO: 2026/477

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:15/01/2026

NUMARASI:2026/8 Esas (Derdest)

DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı/borçlu şirkete yapmış olduğu iş sebebi ile aralarında ticari bir alışveriş olduğunu, bu ticari iş sebebi ile müvekkili şirketin davalı şirkete bir takım faturalardan kaynaklı cari hesap ekstresine göre davalı tarafından kaşe ve imzalandığını, 16.01.2025 tarihli borç mutabakat yazısı gereği ödeme yapması gerekli ödemeleri yapmadığından borçlu firma hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasından ilamsız takip yapıldığını, bu takibe davalı/borçlu şirket vekili tarafından ferileriyle birlikte itiraz edildiğini, borçlu şirketin itirazı haksız ve mesnetsiz olduğu gibi aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, iş bu takibe itiraz sonrasında davalı vekili ile bir araya gelerek İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 14.10.2025 tarihli kapak hesabı doğrultusunda ödeme protokolü imzaladıklarını, bu protokolde davalı vekili söz konusu icra dosyasındaki borcunu kabul ederek protokoldeki şartlarda borcun ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak borçlu bu protokol gereği yapacağı ödemelerini yapmadığını, davalı ile zorunlu arabuluculuk görüşmeleri 02.01.2026 tarihli ... Nolu arabuluculuk numarası ile anlaşmamayla sonuçlandığını, borçlu şirketin dava konusu itirazı yapmaktaki tek amacı mal kaçırmak için zaman kazanmadığını, bu sebeple müvekkilinin daha fazla mağdur olmasını engellemek amacıyla, ekte sunduğum borcun kabul edildiği borç ödeme protokolü de dikkate alınarak uygun bir teminat bedeli ile ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlu şirket tarafından İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin % 20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ihtiyati haciz talebimizin kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "....Talep, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ilişkindir. Talep edenin alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunu yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinde muacceliyet ve kesin olarak ispat yükü aranmadığını beyan etmesine rağmen ihtiyati haciz taleplerini alacağın varlığı ve muaccel olduğunu ispat edemedikleri sebebi ile red ettiğini, davalı borçlu hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasından ilamsız takibe borca itiraz sebebi ile sonrasında davalı vekili ile bir araya gelerek dava dilekçesi ekinde sundukları İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 14.10.2025 tarihli kapak hesabı doğrultusunda ödeme protokolü yaptıklarını, davalının bu protokolde söz konusu icra dosyasındaki borcunu kabul ederek protokoldeki şartlarda borcun ödenmesi konusunda mutabık kalındığını ancak davalı borçlu bu protokol gereği yapacağı ödemelerini yapmadığını, bu belgenin borcun ispatı için kesin delil niteliğinde bir belge olduğunu, ihtiyati haczin çelişkili hükümle reddinin hatalı olduğunu beyan ederek İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/8 Esas sayılı 15.12.2026 tarihli ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Talep , açık hesap kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemli derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.

İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden,

İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda; davacı tarafça 16.01.2025 tarihli 1.336.561,40 TL üzerinden düzenlenen mutabakat yazısı dosyaya sunulmuş olup, 22.09.2025 tarihinde davalı hakkında 1.299.867,09 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı , takipten sonra ise taraf vekillerinin e- imzasının bulunduğu protokolün düzenlendiği görülmüştür. Anılan protokolde 14.10.2025 tarihi itibarıyla dosya kapak hesabına göre 1.588.466,89 TL'nin 30.11.2025 - 31.12.2025 - 31.01.2026 - 28.02.2026 tarihlerinde 300.000 'er TL, 31.03.2026 tarihinde 388.466,89 TL olmak üzere 5 taksit halinde ödenmesi kararlaştırılmış ise de davalı tarafça protokolden sonra icra dosyasında herhangi bir ödeme bulunulmadığı ve anılan protokolde, alacaklının alacağını protokolde belirtilen şekilde tahsil edememesi ya da borçlu tarafından iş bu protokole aykırı davranılması halinde icra takibine devam edileceğinin kararlaştırıldığı gözetildiğinde 1.299.867,09 TL alacak tutarı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.Buna göre mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyatı haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haczin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından,

İİK. 259/1. Maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin takibe konu asıl alacak miktarı yönünden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile 15/01/2026 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

2.İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca 1.299.867,09 TL alacağın % 15 'ine tekabül eden 194.980,06 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE,

3.İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden vekiline verilmesine,

4.İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haczin verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının İHTARINA,

5.Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu icra dosyası üzerinden infaz edilmesine,

6.İstinaf yargılamasına ilişkin olarak; a-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, b-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog