Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR:

Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili şirket iç mimarlık hizmet şirketi olup, proje danışmanlık hizmeti vermekle birlikte müşterilerinin talebi üzerine anahtar teslim şekilde tüm iç tasarım malzeme ve işçiliklerin yapılması şeklinde de hizmet verdiğini, davalı ... Mah. ... Sok. ... Çarşısı No:1/F ... isimli iş yerinin iç mimarlık ve tasarımı için müvekkil şirket ile görüşmüş ve taraflar proje ve danışmanlık hizmeti için anlaşmış, daha sonra davalı taraf müvekkil şirketten mağazanın tamamına yakınının anahtar teslim şekilde iç tasarım ve malzemelerin, işçiliklerin müvekkili şirkete ait olacak şekilde yapılmasını talep etmiş ve taraflar proje çizim, danışmanlık, organizasyonu tüm malzeme ve işçilikleri dahil olmak üzere anahtar teslim şeklinde anlaştıklarını, müvekkili şirket üzerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirmiş, davalı taraftan ödeme alamamasına rağmen işlere devam ettiğini, davalı taraf kendisi ödeme programı çıkarmış, çek vereceğini vaad etmiş ancak müvekkiline bakiye kalan fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 343.932,95 TL ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 30/09/2023 tarihinde 343.932,95 TL asıl alacak üzerinden Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine genel haciz yoluna mahsus icra takibi yapıldığını, davalı-borçlu bu takibe 09.10.2023 tarihinde borcunun olmadığından bahisle itiraz ettiğini, bu itirazın süresinde olduğu gerekçesiyle İcra Müdürlüğü takibin durdurulmasına karar verdiğini, davalı itirazında; herhangi bir borcu olmadığını iddia etse de davalının itirazları sorumluluktan ve müvekkili şirkete olan borcunu ödemekten kaçmak adına olup, davalı borçlunun müvekkili şirkete borcu bulunmadığını beyanla; Konya . İcra Müd. ... E. sayılı icra takibindeki, borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ve inkârda bulunması sebebi ile müddeabihin %20dan aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Taraflar arasında "anahtar teslim-götürü usulü" anlaşma söz konusu olmayıp davacı bu süreçte sadece firma ve ürün araştırmasını yaparak teklifleri müvekkiline ilettiğini, müvekkili ise anlaşma sağlanmış olan yüklenici firmalara ödemeleri bizzat yaptığını, hatta ve hatta davalı müvekkili bu süreçte fiyat araştırmasını proje takibi ile birlikte çoğu zaman kendisi yaptığını, bu itibarla davacının "anahtar teslim" anlaşıldığına yönelik beyanlarının taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacının kesmiş olduğu faturaların gerçeği yansıtmadığını, mobilya işlerinin ödemesi davalı müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla; Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davalı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:

Bilirkişi ... 28.08.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının düzenlediği 08.07.2023 tarihli 405.791,95 TL tutarlı faturanın davalı ticari defterlerinde yer almadığı ve bu faturaya davalı tarafından itirazın yapıldığını, davalı ticari defterlerindeki 2024 yılı banka havalesi şeklinde yapılan ödemelerin davacı ticari defterlerine kaydedilmediğini, her iki tarafın / davacının / davalının ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222. ve 6102 sayılı TTK'nun 64,82,83. madde hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, açılış- kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığını, davacı ve davalı defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığını, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin dava ve icra takibine konu faturaların, 5 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, 08.07.2023 tarihli 405.791,95 TL tutarlı faturanın davalı ticari defterlerinde yer almadığı ve bu faturaya davalı tarafından itirazın yapıldığını, dava konusu faturaların davalı ticari defterlerinde 5 tanesinin kayıtlı olduğunu, bedellerinin kısmen ödenmesine ilişkin olarak banka havale makbuzunun bulunduğunu, davacı ticari defterlerinde 6 adet faturanın bulunduğunu, fatura bedellerinin tahsilatıyla ilgili sadece 10.03.2023 tarihli 15.000,00 TL lik banka havalesinin kaydedildiğini, davalının banka havalesi şeklinde gönderdiği diğer ödemelerin davacı ticari defterlerinde kaydedilmediğini, faturalara ilişkin BA ve BS formu tanzim edilmediğini, iade faturası tanzim edilmediğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı ticari defterlerinde, davacının 31.12.2023 tarihi itibariyle 841.,904,95 TL alacağının olduğunu, davalı ticari defterlerinde 01.04.2023 tarihi itibariyle davalının borcunun 198.463,70 TL olduğunu, aradaki farklılığın nedenlerinin davacının düzenlediği 08.07.2023 tarihli 405.791,95 TL tutarlı faturanın davalı ticari defterlerinde yer almadığı ve bu faturaya davalı tarafından itirazın yapıldığı ve davalının 2024 yılında kayda aldığı banka havalesi şeklinde yapılan ödemelerin davacı ticari defterlerinde kaydının olmamasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce 17.01.2025 tarihinde keşif zaptı düzenlendiği görüldü.

Bilirkişi (... ... ... ) 14.02.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... mahallesi, ... caddesi, no:... Meram/ Konya adresindeki işyerinde yapılan incelemeler sonucunda; Faturalar ayrıntılı, denetlenebilir şekilde açık olmamasına karşılık, dava konusu faturalara ilişkin işlerin keşif mahallindeki incelemeler dikkate alınarak uygulandığını, iki fatura içerik bakımından birebir aynı olmasına karşılık iki ayrı fatura düzenlendiğini, 08.07.2023 tarih, ... nolu, 405.791,25 TL bedelli fatura, 03.07.2023 tarih, ... nolu, 375.000,00 TL bedelli e-arşiv fatura olduğu kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi (... ... ... ) 25.04.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... mahallesi, ... caddesi, no:... , Meram/ Konya adresindeki işyerinde yapılan imalat için düzenlenen 03.07.2023 tarih, ... nolu, 375.000,00 TL bedelli e-arşiv faturanın fatura tarihi itibariyle malzeme, işçilik ve nakliye dahil mahalli piyasa rayicinin 250.025,00 (iki yüz elli bin yirmi beş Türk Liras) TL olabileceği kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi ... 28.07.2025 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... şirketinin 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; ... şirketinin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğunu, delil olma özelliği taşıdığı kanaatinde olduğunu, davacı ... İç Mimarlık adına düzenlenen e arşiv 03.07.2023 tarihli ... Fatura Nolu, 375.000,00 TL bedelle kayıtlara alındığını, 03.07.2023 tarihli ... Faturaya istinaden ödemenin davacı ... şirketi tarafından ... şirketine yapıldığı, fatura içeriğindeki işlerin ... şirketi tarafından davacı ... şirketine yapıldığını, borç alacak bakiyesinin bulunmadığını, davalının İddia ettiği ... İşletmesine yapılan ödemelerin; 23.07.2024 tarihli 146.333,00 TL bedelli faturadaki işlerin, davacının dava konusu işleri ile ilgisinin olmadığını, davalının kendi adına yaptırdığı başka işler olduğunu, iddia edilen 165.000,00 TL ve 80.000,00 TL toplam 245.000,00 TL kredi kartı ödemesi, davacı ... cari hesabında bulunmakta olup, bu işlem davacının yapmış olduğu dava konusu işlere istinaden davalının cari hesabından düşüldüğünü, sonuç olarak ... Fatura Nolu, 375.000,00 TL bedelle ... şirketince yapılan işlerin, davacı ... tarafından ödendiğini, davalının kredi kartı çekilerek yapılan toplam 245.000,00 TL ödemenin davacının yapmış olduğu işler için yapıldığını ve davalının cari hesabından düşüldüğünü, davalının iddia ettiği 23.07.2024 tarihli 146.333,00 TL bedelli faturadaki işlerin davacı şirketin yaptığı işlerle alakasının olmadığı kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi ... 29.10.2025 tarihli 2. ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacının İcra takibine konu ettiği davalı cari hesap bakiyesi alacağın, Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 343.932,95 TL olduğunu, davalı Ticari defterlerinde davalının davacıya borcunun 198.463,70 TL olduğunu, aradaki farkın 343,932,95 TL - 198.463,70 TL = 145.469,25 TL olduğunu, ek raporda tespit edilen, davalının iddia ettiği 23.07.2024 tarihli 146.333,00 TL bedelli faturadaki işlerin davacı şirketin yaptığı işlerle alakasının olmadığını, dolayısıyla aradaki farkın bundan kaynaklandığını, “Davalının iddia ettiği 23.07.2024 tarihli 146.333,00 TL bedelli Faturadaki işlerin davacı şirketin yaptığı işlerle alakasının olmadığı,” tespiti ile ilgili olarak ... şirket yetkilisinin tanıklığına başvurulabileceği kanaatinde olduğunu, davacının takip tarihi itibariyle 343.932,95 TL Alacağının olduğu kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiye dayalı yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali olduğu görülmüştür.

Tacir, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve her iş yılı içinde elde edilen sonuçları belirlemek amacıyla defter tutmakla mükelleftir. Defterler, tacirin ticari işlemleri ile işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap döneminde elde edilen sonuçları, açıkça görülebilir ve üçüncü kişi uzmanlara makul sürede fikir verebilir şekilde tutulmalıdır (... ... ... ... : Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2022, s.230-232). Mahkemece istenmesi halinde, taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilecektir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmaları, onaylatılmış olmaları ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ... ... ... : Medeni Usul Hukuku, Ankara 2018, s.410-411).

Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gereklidir. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.

Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184). İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.

Somut olayda; taraflar arasında proje, çizim, danışmanlık ilişkisine dayalı anahtar teslim sözleşme yapıldığı, davalının ilgili bedeli ödemediğinde bahisle davacının davaya konu edilen icra takibine giriştiği, davalının borca itirazı sebebiyle takibin durduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında iş bu davayı dermeyan ettiği, davalının itiraz dilekçesinde borçlu olmadığı itirazında bulunduğu, davalının cevap dilekçesinde aralarında anahtar teslim iş ilişkisi bulunmadığı, ilişkinin proje çizimi ve danışmanlık kapsamında olduğu savunmasına bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, icra takibine esas teşkil eden faturalardan beş adetinin davalı defterlerinde kayıtlı, 08/07/2023 tarih ve 405.791,95 TL bedelli faturanın ise kayıtlı olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ve iade faturasının düzenlenmediği, davacının defterlerinde kayıtlı davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, dinlenen tanık anlatımlarına göre taraflar arasında anahtar teslim eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, ayrıca keşif mahallinde yapılan tespitler ile fatura içeriklerinde belirtilen ürünlerin birbirleriyle örtüştüğü ve uyumlu olduğunun tespit edildiği dikkate davacının davasını ispat ettiği hususunda tam bir vicdani kanaat oluşmuş davalının yapmış olduğu itirazın haksızlığına karar verilmiştir.

Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018). Somut olayda; yapılan işin ve fatura bedelinin sarih olması sebebiyle alacağın likit olduğu, davalının buna rağmen icra takibine itiraz ettiği, bu bağlamda itiraz kapsamının kötü niyetli olduğu değerlendirilmiş talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); DAVANIN KABULÜ İLE;

1.Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin AYNEN DEVAMINA, -Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının asıl alacak miktarının %20'si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE,

2.Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 23.494,06 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 4.153,86 TL nin mahsubu ile eksik kalan 19.340,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç olan 4.153,86 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafından yatırılan: 427,60 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan masraf olan: 20.173,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 55.029,27 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,

8.Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,

9.Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,

10.Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip Hakim

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog