T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma adına kayıtlı olan "----- nolu işyeri olan bağımsız bölüm, betonarme ofis, işyeri ve arsası olan taşınmaz" üzerine 18.09.2018 tarihinde Davalı ------lehine 600.000.- TL bedelli ipotek tesis edildiği belirtilerek ipotek tesisinde düzenlenen 18.09.2018 tarihli ---- yevmiye numaralı resmi senedin 10. Maddesinde "İşbu ipoteğin tesis edilmesinden sonra yapılacak hesapta ----- borcunun olmaması durumunda, ipotek fek masrafları ---- tarafından karşılanmak kaydı ile ------yazılı talebini takiben 5 gün içerisinde kaldıracağını şimdiden kabul ve taahhüt eder" denildiği belirtilerek davacı firmanın davalıya borcu kalmadığı ve karşılıklı olarak cari hesaplarının kapatıldığı ve taraflarının borç-alacak ilişkisinin sona erdiği, Bununla ilgili olarak Davalı firmaya----.Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 28.05.2024 tarihli ihtarname ile "ipoteğin kaldırılması" talep ettikleri belirtilerek Davalı firmanın vekili ile ihtarname sonrasında da görüşmeler yapıldığı ancak tüm görüşmelere ve borç ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen, davalı firma tarafından tamamen kötü niyetli olarak davaya konu olan ipoteğin kaldırılmadığı, Tüm bu açıklamalar neticesinde bahse konu taşınmaz üzerine tesis edilmiş olan ipoteğin terkinine ve masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili beyan dilekçesi özetle: Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki devam ederken 08.03.2021 tarihinde bir protokol imzalandığı ve ipoteği ve aradaki ticari ilişkiyi de kapsayan protokol gereği ihtilaf vukunda ------ ili mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu her iki tarafında kabul ettiği bu sebeple yetkinin ------ ili asliye Ticaret Mahkemelerinde olduğu, 08.03.2021 tarihli protokolde davalı firmanın organik bağı ---- yerleşi---- isimli şirketin borcundan dolayı ipotek senedinin düzenlendiği, yine aynı borçtan dolayı davacı şirketin müteselsil borçlu olduğunu ve kefil sıfatında olduğunu kabul ettiğini,----- şirketinin müvekkil firmaya ipotek miktarının üzerinde borcu olduğunu, ayrıca ipotek resmi senedinin 7.maddesinde davacı ile müvekkil şirket arasında ki tüm uyuşmazlıklarda, müvekkil şirketin defter kayıt ve belgelerinin geçerli sayılacağı, kesin ve sonuçlandırıcı delil olarak kabul edileceği konusunda anlaşıldığı belirtilerek Davacı firmanın haksız ve kötü niyetli olarak müteselsil borçlu ve kefil olduğu borcu ödemeyerek ipoteği kaldırmak için huzurdaki davayı ikame ettiği, tüm bu nedenlerle Taşınmaz üzerindeki ipoteğin devamına, Haksız hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli ve hukuka aykırı davanın reddine, Dava masrafı ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talepli beyan dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, borcun ödenmesi iddiasına dayalı ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
Davada taraf teşkili sağlanmış ve davacının ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır.Bilirkişi raporu; Davacı şirketin, dava konusu işlemlerin bulunduğu 2018-2021 yılına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterinin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında tutulmuş olduğu, Ticari defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, Açılış/Kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğu, Davacı’nın defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, şirket tarafından sunulan ticari defter ve belge, bilgileri aşağıdaki gibidir.
Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında ki ticari işlemlerin ihraç kayıtlı olması sebebiyle faturalar Türk Lirası karşılığı Amerikan Doları (USD) olarakta tanzim edilmiştir.Bu sebeple faturaların düzenlendiği tarihteki kur ile ödeme yapılan tarihteki kur arasında farklılık oluşmaktadır. Bu da muhasebede cari hesabın döviz cinsinden kapalı olmasına rağmen Türk Lirası cinsinden bakiye vermesine sebep olmaktadır.
Davalı firma 06.05.2021 tarihi itibariyle 75.271.82 USD Borçlu görünmektedir. Davalı şirket 24.12.2021 tarihinde Davacı Şirketin ------ şubesinde ki hesabına 75.271.00 USD havale yapmış, bu işlem sonucu cari hesabı kapanmıştır. Havale işlemi Davacının Yevmiye Defterinde 30.12.2021 Tarih, ------ yevmiye no ile kayıtlıdır. (Muavin kayıtlarında 0,82 USD bakiye kalmıştır.)Buna karşılık Davacı şirketin hesaplarında Davalı şirketin USD bazında ki hesabı kapalı olmasına rağmen Türk Lirası bazında 180.217.19 TL Alacaklı görünmektedir. Yukarı da yapılan açıklama doğrultusunda bu bakiye gerçek bir alacak değil kur farkından kaynaklanan fiktif bir alacaktır. Bu tutarın şirketin kur farkı gelir/gider hesabına aktarılıp kapatılması gerekir.
Sonuç ve Kanaat : Davacı Şirketin ibraz edilen şirket ticari defter ve evraklarına göre Davalı Şirkete 2021 sonu itibariyle USD cinsinden borcunun olmadığı.2021 sonu defter kayıtlarında görülen 180.217.19 TL borcun, kur farkından kaynaklandığına dair kanaat belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, borcun ödenmesi iddiasına dayalı ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
Davacı vekilince, davacı firma adına kayıtlı olan -----nolu işyeri olan bağımsız bölüm, betonarme ofis, işyeri ve arsası olan taşınmaz" üzerine 18.09.2018 tarihinde Davalı ------ lehine 600.000.- TL bedelli ipotek tesis edildiği belirtilerek ipotek tesisinde düzenlenen 18.09.2018 tarihli ------ yevmiye numaralı resmi senedin 10. Maddesinde "İşbu ipoteğin tesis edilmesinden sonra yapılacak hesapta----borcunun olmaması durumunda, ipotek fek masrafları ---- tarafından karşılanmak kaydı ile ----- yazılı talebini takiben 5 gün içerisinde kaldıracağını şimdiden kabul ve taahhüt eder" denildiği belirtilerek davacı firmanın davalıya borcu kalmadığı ve karşılıklı olarak cari hesaplarının kapatıldığı ve taraflarının borç-alacak ilişkisinin sona erdiği, Bununla ilgili olarak Davalı firmaya ----Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 28.05.2024 tarihli ihtarname ile "ipoteğin kaldırılması" talep ettikleri belirtilerek davalı firma tarafından tamamen kötü niyetli olarak davaya konu olan ipoteğin kaldırılmadığından bahisle ipoteğin kaldırılması talep edilmiştir.Davalı vekilince süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğundan yetki itirazı değerlendirilmemiştir.
Davalı vekili davaya karşı sunduğu beyan dilekçesinde taraflar arası ticari ilişki devam ederken davacı firmanın haksız ve kötü niyetli olarak müteselsil borçlu ve kefil olduğu borcu ödemeyerek ipoteği kaldırmak için huzurdaki davayı ikame ettiği beyanında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Davada talimatla davacı ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacı ticari kayıtlarının usul ve yasaya uygun olup sahibi lehine delil vasfında olduğu, Faturaların USD olarak kesildiği mali bilirkişi raporuna göre davacı Şirketin ibraz edilen şirket ticari defter ve evraklarına göre davalı şirkete 2021 sonu itibariyle USD cinsinden borcunun olmadığı davacı şirket hesaplarında davalı şirketin USD borcunun hesabının kapalı olduğu, anlaşılmıştır. Davada davacı vekilince borcun ödendiği iddia edilmiş olup incelenen ticari kayıtlara göre borcun ödendiği davalı tarafça davanın reddi talep edilip borcun ödenmediğinin ispatına dair herhangi bir evrakın dosyaya sunulmadığı ayrıca davacı vekilince ipoteğin kaldırılması talepli karşı tarafa ihtarname çekildiği davalı tarafça ihtarnameye cevap verildiğine dair bir evrakında dosyaya sunulmadığı görülmekle davacının ödeme iddiasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ ile,
1.---- 9267 Ada, 7 parsel, 105/587 arsa paylı 1 Kat 2 nolu, niteliği işyeri olan bağımsız bölüm, üzerinde tesis edilmiş olan İPOTEĞİN FEKKİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 40.986,00 TL'nin başlangıçta alınan 1.452,25 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 39.533,75 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
3.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 1.024,65 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 8.779,50 TL bilirkişi masrafı posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 10.231,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 96.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.