Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Ceza Dairesi         2025/4573 E.  ,  2025/14580 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2025/1479 E., 2025/931 K.
SUÇ: Kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2025 tarihli ve 2025/32 Esas, 2025/131 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-l, 43, 52... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis ve 6.250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme sonucunda sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Kararların gerekçesiz olduğuna, lehe olan bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığına, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, deliller değerlendirilirken kolluk tutanağına aksi ispat edilemeyecek derecede üstünlük tanındığına, katılanın ifadelerinde ciddi çelişki bulunduğuna, dolayısıyla yaptığı teşhise itibar edilemeyeceğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, katılanın telefonda dolandırdığı kişinin sanık olmadığına ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

2.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastının olmadığına, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğuna dair delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, zarar tespitinin hatalı olduğuna, cezalandırma için yeterli delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Katılan beyanı, sanık savunmaları ve toplanan diğer delillere göre;

sanıklar dışında, eyleme iştirak ettiği anlaşılan en az bir failin daha bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK 158/3 maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, teşhis işlemlerinin hukuka uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararına atıf yapan bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olduğu, Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı, bu itibarla Mahkeme kararının kanunî gerekçenin özelliklerini taşıdığı, 5237 sayılı TCK'nın cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog