3. Ceza Dairesi 2023/5162 E. , 2025/30082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, aşamalarda alınan ifadesinde örgütle irtibatına dair anlatımlarda bulunmuş olması nazara alındığında, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak tekrar beyanının alınması, hazırlık beyanı ve kovuşturma beyanları arasında çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesi, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Sayın çoğunluğun “...sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak tekrar beyanının alınması, hazırlık beyanı ve kovuşturma beyanları arasında çelişki olması halinde çelişkinin giderilmeye çalışılması, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi...” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulması yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından;
Sanığın alınan savunmasında önceki beyanlarından farklı olarak kendisini ve diğer kişileri suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan beyanının aksine kendisinin sohbet abiliği yapmadığını ve himmet toplamadığını beyan ettiği, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen gönüllü teslime yönelik etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında tam bir etkin pişmanlık olması gerektiği ve bunun yargılamının sonuna kadar devam edilmesinin gerektiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık şartları oluşmadığından, kurulan mahkumiyet hükmünün ve hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.